1. Hukuk Dairesi 2016/16354 E. , 2020/3009 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TENKİS Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli, davalı ... Derneği Kültür Bakanlığı ... Müzesi Müdürlüğü ve dahili davalı Sosyal Hizmetler ve Çocuk ... Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.06…
**1. Hukuk Dairesi 2016/16354 E. , 2020/3009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TENKİS Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli, davalı ... Derneği Kültür Bakanlığı ... Müzesi Müdürlüğü ve dahili davalı Sosyal Hizmetler ve Çocuk ... Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.06.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile diğer temyiz eden Hazine vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı ... ... Koruma Derneği vekili Avukat ve diğerleri gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, ... karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, tenkis istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan ...'ın, 54 ada 41 parseldeki 3 katlı tarihi evini ve 539 ada 10 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümü davalı ...'ne 1016 ada 90 parseldeki dairesini davalı ... Derneği’ne, değerli mücevheratlarını davalı ... Müzesi'ne vasiyet ettiğini, bu işlemlerle saklı payının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalılar, zamanaşımı definde bulunarak davanın esas yönünden de reddini savunmuşlardır. Davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin verilen karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nce ; "....Mirasbırakan 18.07.2001 tarihinde öldüğünden davada Türk Medeni Kanunu değil, Türk Kanunu Medenisi hükümleri uygulanacaktır. O halde tenkis davasında hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Vasiyetnamelerde öğrenme günü, vasiyetname mirasçının huzurunda açılmış ise vasiyetnamenin açıldığı gün (TKM m. 536), huzurunda açılmamış ise sulh hakimi tarafından yapılan tebliğ ve bildirim tarihidir (TMK m. 537). Vasiyetnameler 15.11.2001 ve 11.07.2002 tarihinde açılmışlardır. Her üç vasiyetnamenin açılma tarihine göre dava süresindedir. O halde, mahkemece taraf delilleri toplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davanın yazılı gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir.." gerekçesiyle bozulmuş, önceki kararda direnilmesine ilişkin verilen karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca, özel daire bozma kararına uyulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.