11. Hukuk Dairesi 2014/1706 E. , 2014/5379 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 09/10/2012 gün ve 2011/290-2012/239 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/10/2013 gün ve 2013/1452-2013/18810 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutan…
**11. Hukuk Dairesi 2014/1706 E. , 2014/5379 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 09/10/2012 gün ve 2011/290-2012/239 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/10/2013 gün ve 2013/1452-2013/18810 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, 5584 sayılı ve ilgili tüzükte müvekkiline posta tekel hakkı tanındığını, 14.01.2010 tarihinde davalının işyerinde yapılan tespitte 902 adet koli içerisinde toplam 213.774 adet gönderi tespit edildiğini, posta tarifesine göre müvekkilinin toplam zararının yakalanma tarihi itibariyle 940.605,60 TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın tespit tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin posta dağıtım işi yapmadığını, müşterilerine baskı, katlama, zarflama, kolileme, depolama hizmetleri verdiğini, müşterilerin şubelerinden iade ile gelen zarfları iade sebebine göre tasnif edip imha işlemi yaptığını, tespit edilen koli ve zarfların, "dağıtılmak için" değil, katlama, zarflama, kolileme, depolama amacıyla orada bulunduğunu, tespit esnasında kolilerdeki zarfların içeriğinin tespit edilmediğini, zarfların içinde posta tekelini ihlal eden bir mektup olduğu varsayımından hareketle tazminat talep edilmeyeceğini, tespit esnasında 902 adet koliden sadece iki adet kolideki zarfların sayıldığını, bu iki koli içindeki zarf sayısından hareketle tazminat hesabı yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.