2. Ceza Dairesi 2024/3893 E. , 2024/8995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulm
**2. Ceza Dairesi 2024/3893 E. , 2024/8995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, HTS kayıtlarının dosyaya eklenmediğine, kamera görüntüleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/1091 Esas, 2021/41 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.01.2023 tarihli ve 2022/1609 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden "5237 sayılı Kanun'un 142/2-e ve 143. maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi (289/1-h), istinabe yasağı, atılı suçun sabit olduğu ve TCK'nın 143. maddesinin uygulanma ihitmaline göre ek savunma hakkı verilmesi'' gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararı içinde yer alan sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesine ilişkin (289/1-h) hususun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.01.2023 tarihli ve 2022/1609 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararının ve bu karara yönelik yeniden inceleme yapan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/267 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.