2. Ceza Dairesi 2023/24633 E. , 2024/5689 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90921 sayılı kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek ü…
**2. Ceza Dairesi 2023/24633 E. , 2024/5689 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90921 sayılı kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikâyetinde özetle, müştekinin olay tarihinde bahçe dubleksi olan dairesinin üst katında uyurken bahçedeki gürültüye uyandığını, şüpheliyi dairesinin alt kat penceresinden suyu akar vaziyetteki bahçe hortumunu çekerken yakaladığını, sorduğunda, şüphelinin suyu kapattığını söylediğini, alt kata indiğinde dairenin yarım metre suyla dolduğunu ve kattaki tüm eşyalarının zarar gördüğünü, bahçe hortumunu dairesine kasten bırakan şüphelinin mala zarar verme suçunu işlediğini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki vekilinin 05/12/2022 havale tarihli dilekçesinde, olay gününe ilişkin karşı site güvenlik kamera kayıtlarını, müştekinin aynı sitede oturan arkadaşı tanık ...ve güvenlik görevlisi ile birlikte izlediklerinde, şüphelinin saat 8:15'te bahçe hortumunu suyu açık bir şekilde dairesine bıraktığının görüldüğünü, bu durumu polise bildirdiklerini ancak kolluk kuvvetlerince şüphelinin hortumu çektiği öğlen saat 12:00' deki kayıtların incelenerek dosyaya sunulduğunu, sabah saatlerine ilişkin kayıtların incelenmediğinin belirtilmesi karşısında, olay saatine ilişkin kamera kayıtlarının temin edilmesi suretiyle incelenerek müşteki vekili tarafından bildirilen tanık ifadelerinin de tespit edildikten sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Somut olayda, şikâyetçinin kolluktaki beyanında, şikâyetçinin olay tarihinde ikametinin üst katında uyurken bahçedeki gürültüye uyandığını, şüpheli ...'nu dairesinin alt kat penceresinden suyu akar vaziyetteki bahçe hortumunu çekerken yakaladığını, şüpheliye durumu sorduğunda, açık olan suyu kapattığını söylediğini, alt kata indiğinde dairenin yarım metre suyla dolduğunu ve kattaki tüm eşyalarının zarar gördüğünü, şüphelinin bahçe hortumunu dairesine zarar vermek amacıyla kasten bıraktığını iddia ettiği, şüphelinin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçi vekilinin 05.12.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde, olay gününe ilişkin karşı site güvenlik kamera kayıtlarını, aynı sitede oturan ve şikâyetçinin arkadaşı olan tanık ...ile şikâyetçinin birlikte izlediklerini ve şüphelinin saat 08.15'te bahçe hortumunu suyu açık bir şekilde şikâyetçinin dairesine bıraktığının görüldüğünü, ancak kolluk görevlilerince şüphelinin suça konu eylemi gerçekleştirdikten sonra hortumu ikametten çektiği öğlen saat 12.00'deki kayıtların incelenerek dosyaya ibraz edildiğini, sabah olayın gerçekleştiği saatlere ilişkin kayıtların incelenmediğinin belirtilmesi karşısında, şikâyetçi vekilinin olay saatine ilişkin kamera kayıtlarının temin edilip incelenerek, şikâyetçi vekili tarafından bildirilen tanık ...'in beyanları alınarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine itirazın reddine dair kararın verildiği Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/5760 D.İş sayılı kararı hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 10.01.2023 tarihli ve 2022/5760 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.