T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:04/11/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:04/11/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ...'ın şahsına ait ... Gıda işletmesi çatısı altında toptan tavuk eti, şarküteri ürünleri satışı yapıldığını, ürünlerin satışı öncesi soğuk hava zincirinin bozulmaması için ürünlerin -18 derecede depolanmasının zorunlu olduğunu, davalı ile müvekkilinin 2019 Aralık ayında müvekkiline ait işyeri deposuna -18 derece soğuk hava deposu yapılması konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, 2020 Ocak ayı sonuna kadar soğuk hava deposunun kurulduğunu, montajı tamamlanarak teslim edildiğini, müvekkilinin iş bu soğuk hava deposu için 31/12/2019 tarihli faturaya istinaden davalıya 120.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak soğuk hava deposunun -15 derecenin altına düşmediğini, -18 derece soğukluğa ulaşamadığını, ilk bahar ve yaz aylarında soğuk hava deposunun -15 dereceye bile ulaşamadığını, davalı ...'nun bu konuda sürekli servis elemanlarını gönderip parça değişimi ve sair müdaheleler yaptığını, sorunu çözeceğini söyleyerek müvekkilini oyaladığını, ancak sorunu çözemediğini, son zamanlarda kendisine ulaşamayınca müvekkilinin başka bir soğuk hava deposu uzmanından servis desteği istediğini, gelen uzmanın mevcut dış ünite motoru ile iç ünite cihazının davalının yaptığı depo alanını -18 derece soğukluğa ulaştırmasının mümkün olmadığını, ayrıca techizatın yeterli olmaması sebebiyle motorların 24 saat çalışacağını ve fazla elektrik tüketimine sebep olacağını bildirdiğini, davalının müvekkilinin tüm taleplerine rağmen soğuk hava deposunu, -18 derece soğukluğa ulaşacak hale getirmediğini, bunun üzerine soğuk hava deposunun -18 dereceye ulaşması için yapılması gereken teçhizat değişikliği bedelinin ve oluşan fazla elektrik tüketimi zararının tespiti için Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuru yapıldığını, Mahkemenin keşif suretiyle yaptığı bilirkişi incelemesi sonrası makine mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda; "...karşı tarafça yapılan soğuk hava makine grubunun düşük kapasiteli seçilmesi sonucu sürekli bir rejimde çalıştığı, -18 derece kullanıma uygun olmadığı, bu değere ancak dış ortam sıcaklığının +10 derecenin altında ki sıcaklıklarda ulaşabileceği, ayrıca mevcut odanın soğutma ihtiyacını karşılayamadığı, sürekli çalışma rejimi sebebiyle tespit isteyenin 6 ayda fazladan 24.000,00-TL elektrik tüketimi olduğu, soğutma makina grubunun 25.000,00-TL ye revize edileceği görüş ve kanaatine ulaşıldığı..." yönünde rapor tanzim edildiğini, davalı tarafından tespit sonrası zararın giderilmesi, sistemin -18 dereceye ulaşacak hale getirilmesi yönünde girişimi olmadığından Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından tespit masrafları, tespit vekalet ücreti, 25.000,00-TL revize masrafı, 24.000,00-TL elektrik zararı toplamı 50.835,00-TL'nin takip tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu davalı ... tarafından süresi içinde borcun tamamına itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, yasa gereği arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla davalının Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle %20'den az olmamak üzere davacıya icra inkar ve kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkilinin malzeme satım işi ile uğraştığını, sarf malzemeleri satış mağazasının olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin mağazasından sürekli alışveriş yapan bir usta aracılığıyla ustayı da yanına alarak geldiğini ve bu vesile ile tanıştıklarını, davacı tarafın soğuk hava odası yaptırmak istediğini ve elindeki listede yazılı olan malzemeleri tedarik edip edemeyeceğini talep ettiğini ve müvekkilinin de bu talebe uygun olarak davacının talep ettiği malzemeleri davacıya teslim ettiğini, davaya konu edilen faturanın malzemeler için kesilmiş bir fatura olduğunu, malzeme bedeli dışında bir bedel almadıklarını, davacının kendisine soğuk hava odasının kurulduğunu ve bu kurulumun müvekkili tarafından yapıldığını iddia ve dava etse de davacı tarafın montaj, imalat ve işçiliği ile ilgili herhangi bir ödeme makbuzu ya da servis tutanağı sunmadığını, davacı tarafın müvekkilinden bu malzemeleri teslim aldığını ve bunları kurulum işleri yapan bir ustaya kendisinin yaptırdığını, müvekkilinin herhangi bir servis elemanı olmadığını ve servis hizmetinin de olmadığını, müvekkilinin sattığı malzemede bir arıza ya da ayıp olmadığını, sorunun makina teçhizatının güç ve performans değerlerinin tespiti ile kurulum ve montaj hatası olduğunu, müvekkilinin kendisinden talep edilen makina ve teçhizatı sattığını beyanla haksız ve kötü niyetli açılan icra takibinin iptaline, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak takibe geçmesi nedeniyle kötü niyet tazminatının %20'den az olmamak üzere ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Taraflar arasında dava konusu soğuk hava deposunun projesinin yapılması konusunda anlaşıldığı, davalının bu proje kapsamında malzeme tedarik ederek davacıya sattığı, deponun kurulumu dava dışı ... tarafından yapılmış ise de davalıdan alınan malzemelerdeki (panellerdeki) sorunlar nedeniyle soğuk hava deposunda yeterince soğutma sağlanamadığı, bu durumun düzeltilmesi için teçhizatta yapılacak değişiklik için 25.000,00-TL masraf gerektiği, ayrıca soğuk hava deposunun istenilen soğukluğa ulaşabilmesi için davacının fazladan elektrik tüketimi yapması gerektiği, bunun da 6 ay için 21.000,00-TL olarak elektrik mühendisi bilirkişi tarafından hesaplandığı anlaşılmakla bu miktarlar üzerinden dava kabul edilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddi gerekmiştir. Alacak taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmadığından ve ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebildiğinden yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların dava konusu soğuk hava deposunun yapımı konusunda anlaşmadıklarını, müvekkilinin yapım ve kurulum işi yapmadığını, müvekkilinin sadece malzeme sattığını, ortada bir proje de bulunmadığını, müvekkiline de bir proje sunmadığını, davacının proje olmadan teknik destek almadan ve proje yaptırmadan bu işleri yapan ustanın tavsiyeleri ile soğuk hava deposu kurmak istediğini, bu amaçla ustayla müvekkiline gelerek malzeme satın aldığını, bu nedenle müvekkilinin projesiz ve teknik destek almadan kurulan depo yapımından sorumlu olmadığını, bu hususun davada sabit olduğunu, proje olmadan ve teknik destek almadan yapılan böyle teknik bir deponun kurulmasından malzeme satıcısının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, sorumluluk ve sonuçlarına da böyle depo kuran ve kurduran mal sahibinin katlanacağını, çünkü teknik bilgi gerektiren bir iş yaparken, teknik bilgisi olmayan birilerine bu işi yaptırıldığında sonuçlarına katlanılacağını, davacının depo kurulumunda kullanılan panellerde hata olduğunu belirttiğini, müvekkilinin de davacıya hatalı paneller yerine başka paneller gönderdiğini, ancak davacının bu panelleri kurulum yapılan depo yerine yan tarafta bulunan başka bir deposunda kullandığını, bu hususun keşif ve tespit için gidildiğinde davacının beyan ettiğini, burada panellerin uygun olmadığından bahsedilmişse de panaller gerçekten uygun değilse yan tarafta kullanmak yerine yenisini talep etmesi gerektiğini, bunun da davacının doğru söylemediğini gösterdiği gibi çelişkili olduğunu, uygun olmayan panelin başka depoda nasıl kullanıldığının açıklanmadığını, soğuk hava deposunun ısısı ayarlandığında hızlıca ayarlı ısıya ulaştığını, bunun da gösterdiği kadarıyla yeterli soğutma yapması için öncelikle ısının iyi ayarlanması gerektiğini, ayrıca depo kapısının çok fazla açılıp kapanması veya usulüne uygun kullanılmaması, depoya yerleştirilen ürünlerin hangi ısıda ve miktarda yerleştirilmesinin elektrik tüketimini ve soğutma süresini ve derecesini etkilediğini, dava konusu deponun halen fiili olarak kullanılmasının da davacının amacına uygun ve işini gördüğünün açık olduğunu, çünkü deponun dolu olduğunu, açıklanan tüm bu hususların keşif tutanağında ve bilirkişi raporunda sabit olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından aldırılan kök rapor ve ek raporda eksik imalat nedeniyle fazla elektrik tüketildiğini, eksik imalat konusunda yapılan tespit miktarının dava öncesi yapılan tespit D.İş dosyasında belirlenen rakam ile aynı olduğunu, fakat eksik imalat nedeniyle fazla elektrik tüketiminin tespit D.İş dosyasında 24.000,00-TL tespit edilirken, Yerel Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda 21.000,00-TL tespit edildiğini, Yerel Mahkemeden aldırılan kök rapor ve ek rapora itirazlarında; "...Dosyamız içerisinde getirtilen tespit D.İş bilirkişi raporunda Haziran -Ekim aylarında yaz sıcakları nedeniyle tesisin tüketiminin iki kat artacağı değerlendirilerek hesaplama yapılırken, Mahkemenize sunulan bilirkişi raporunda Mart ayı sonrası Nisan, Mayıs aylarından itibaren yaz sıcakları varmış gibi tesisin doğal sebeplerle elektrik tüketiminin iki kat artacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. İlkbahar ayları olan Nisan-Mayıs aylarında sıcaklar başlamadığı için sıcaklık nedeniyle tüketimin artacağı savı kabul edilemez. Nisan Mayıs ayında sıcaklar başlamadığından (halen konutlarda kaloriferler çalıştığından) mevsimsel sıcaklık artışı ile değil, eksik imalat nedeniyle tüketimin arttığı ortadadır." şeklinde itiraz etmelerine rağmen itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadığı gibi tespit raporu esas alınarak karar da verilmediğini, bu sebeple Yerel Mahkeme kararının 21.000,00-TL fazla elektrik tüketimi yönünden davanın kabulü, 3.000,00-TL yönünden davanın reddi şeklinde vermiş olduğu hükmün ortadan kaldırımasını, D.İş tespit raporunda belirlenmiş 24.000,00-TL esas alınarak fazla elektrik tüketimi/zararı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesini, Yerel Mahkeme gerekçeli kararında yasal koşulları oluşmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verdiğini, müvekkili davacının eksik imalat nedeniyle açılan dava neticelendiğinde, davalıdan alacağı bedel ile eksik imalatı tamamlamayı hesaplarken 2021 yıl sonu ve devamında gerçekleşen fiyat artışları sebebiyle şu an kabul edilen tutarı davalının ödemesi ile eksik imalatın tamamlanması mümkün olmayacağını, fiyatlar 4-5 kat arttığından özellikle eksik imalatın güncel değeri hükme esas alınan ve kabul edilen tutarın kat be kat üzerinde olduğunu, davalı tarafın takibe itiraz etmeseydi ele geçecek tutar ile eksik imalatın giderilmesi mümkün olabilecekken itiraz sonucu ödeme alınamaması sebebiyle mevcut fiyat artışları ile eksik imalatın yapılabilmesinin imkansız hale geldiğini, itirazın iptali davasına konu icra takibi açılmadan önce tespit yaptırıldığını, belirlenen tutar üzerinden takip açıldığını, likit olarak Yerel Mahkeme tarafından belirlenen tutara takibe itiraz edilerek geciktirilmiş olup kötü niyetin ortaya çıktığını, yargılama sonucu da eksik imalat bedelinin değişmediğini, bu sebeple Yerel Mahkeme kararının inkar tazminatı yönünden ortadan kaldırılmasını davalı tarafın %20'den az olmamak kaydı ile (en az %50) davacıya inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu soğuk hava deposu malzemesinin ayıplı olduğundan bahisle revize teçhizat ve fazladan tüketildiği iddia olunan elektrik bedeline ilişkin tazminatın davalı yandan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Öğretide ayıp, satılanda hasarın geçtiği anda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun veya eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp, bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp, malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise, malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. (Bknz. Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. sayılı kararı) Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanların bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinde alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; taraflar arasında soğuk hava deposu malzemelerinin satışına ilişkin anlaşma sağlandığı, davalı yanca malzemelerin satışına ilişkin düzenlenen fatura tutarının davacı yanca ödendiği ve malların davacı yana teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davalı yanca teslim edilen malzemelerin ayıplı olup olmadığı ve bu bağlamda davacı yanın ayıplı mal teslimi sebebiyle revize teçhizat ve fazladan tüketildiği iddia olunan elektrik bedelinin davalı yandan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Davacı yanca dava açılmadan önce Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "...Karşı tarafça yapılan soğuk oda makine grubunun düşük kapasiteli seçilmesi sonucu sürekli bir rejimde çalıştığı, -18 derece kullanıma uygun olmadığı, bu değere ancak dış ortam sıcaklığının 10 derecenin altındaki sıcaklıklarda ulaşabileceği, ayrıca mevcut odanın soğutma ihtiyacını karşılayamadığı, sürekli çalışma rejimi sebebi ile tespit isteyenin 6 ayda fazladan 24.000,00-TL elektrik tüketimi olduğu, soğutma makina grubunun 25.000,00-TL'ye revize edilebileceği..."nin belirlendiği, davalı yanca D.İş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ise; dava dışı 3. kişi tarafından montajı yapılan soğuk hava deposunun 18 dakikada 8 dakika çalışarak depoyu soğutabildiği, kabaca bir hesapla soğutma grubu motorlarının +7-8 derece sıcaklıklarda günün yarısında çalışması gerektiği, dış hava sıcaklığı arttıkça soğuk hava deposunun soğuma süresinin uzayacağı ve motorların daha uzun süre çalışacağı, yani yaz aylarında soğuk depo deposunun istenilen sıcaklığa ulaşılamayabileceği, istenilen sıcaklığa ulaşımın Şubat ayında +7 derecede bile uzun sürdüğü, bu sebeple davacının 3.500,00-TL / ay * 6 ay =21.000,00-TL fazladan elektrik tüketimi olduğunun belirlendiği, soğuk hava deposu projelendirme işlemi ihtisas gerektiren bir durum olup hesaplamalar sonucunda çıkan kapasiteye göre iç ve dış ünite seçimi yapılması gerektiği, D.İş dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda 25.000,00-TL bir revizyon yapılması gerektiği belirtilmişse de bu revizyonun neye göre ve nasıl yapılması hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, ancak soğuk hava deposu projesi hazırlanarak uygun ünitelerin belirlenmesi gerektiğinden önce projelendirme yapılarak bu ünitelerin mevcut ünitelere ilave mi yapılması yoksa sistemin yeniden kurulması mı gerektiği hususunun değerlendirilmesinin gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince bu bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; öncelikle davacı yanın satın aldığı ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği belirlenmeksizin, yine davacı yanca talep edilen revize teçhizat bedeline ilişkin bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmesine rağmen davalı yanca itiraza uğrayan D.İş dosyasında belirlenen 25.000,00-TL revize teçhizat bedeline hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Ayrıca İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararda, taraflar arasında soğuk hava deposunun projesinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığı belirtilmişse de; dosya kapsamına taraflar arasında soğuk hava deposunun projelendirileceğine ilişkin yazılı bir anlaşma sunulamadığı gibi fatura içeriğinin de yalnızca malzeme satışına ilişkin olduğu ve faturada ayrıca işçilik veya montaja ilişkin herhangi bir kalemin de bulunmadığı, kaldı ki montajın davacı yanca ... isminde davalı yanın çalışanı olmayan bir ustaya yaptırıldığı her iki tarafın da kabulünde olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacı yanın ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanıp yaralanamayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmadan ve bu hususta gerekçeye de yer verilmeksizin, yine ayıplı olduğu iddia edilen malzemelerin satışı ile davacı yanca talep edilen revize teçhizat ve fazladan ödenen elektrik fatura bedelleri arasında ayıptan kaynaklı illiyet bağı kurulup kurulamayacağı da tartışılmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; yukarıda ayrıntıları ile açıklanan yasal düzenlemeler gereğince değerlendirme yapılmak suretiyle ek bilirkişi raporu yahut gerekli görülürse yeni bir bilirkişi raporu alınarak; davacı tarafından satın alının malların ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa açık ayıp ya da gizli ayıp olmadığı, davaya konu soğuk hava deposuna ilişkin malzemelerde ayıp varsa giderilip giderilemeyeceği, yine ayıp sebebiyle revize teçhizat ve fazladan ödenen elektrik fatura bedeli talep edilip edilemeyeceği tespit edilerek, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin itirazları ve D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç dairesinde karar tesis etmekten ibarettir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararının içeriği nazara alınarak davacı vekilinin istinaf nedenleri şimdilik incelenmeksizin dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09/03/2026 ...