T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2205 Esas KARAR NO : 2026/131 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1041 KARAR NO : 2025/1030 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 23/12/2025 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : TORBALI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/358 KARAR NO : 2024/319 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KESİNLEŞME TARİHİ : 23/10…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2205 Esas KARAR NO : 2026/131 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1041 KARAR NO : 2025/1030 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 23/12/2025 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : TORBALI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/358 KARAR NO : 2024/319 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KESİNLEŞME TARİHİ : 23/10/2025 DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklanan Hasar Bedeli KARAR TARİHİ : 22/01/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ: 22/01/2026 Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 14/11/2024 tarih, 2024/358 Esas, 2024/319 Karar sayılı kararı ile; 23.07.2004 tarih, 25531 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu uyarınca Torbalı İlçesi İzmir Büyükşehir Belediye hudutları içerisine alındığından ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24/03/2005 tarih 188 sayılı ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarını yeniden belirleyen ilke kararı gereğince tarih belirtilmeksizin Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu Ağır Ceza Merkezlerinde oluşturulan müstakil Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin yalnız Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi olarak tespitine karar verildiği, bu karar ile mahkemelerin (Ticaret Mahkemesi) sıfatının kaldırıldığı, açılan davaya İzmir Ağır Ceza Merkezinde kurulu müstakil Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Dosyanın gönderildiği İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince 18/11/2025 tarih, 2025/1041 Esas, 2025/1030 Karar sayılı kararı ile; Türk Ticaret Kanunu'nun 11/1 maddesi kapsamında ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak tanımlandığı, somut olayda tarafların tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş olmadığı, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerektiği, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karşı görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın da istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 22. maddesinin 2. bendine göre, iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkemenin ilgisine göre Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca belirleneceği şeklinde düzenlenmiştir. HMK 21. ve 22. madde hükümlerine göre yargı yeri belirlenmesi için kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş karşılıklı görevsizlik/yetkisizliğe ilişkin iki mahkeme kararı bulunması ön koşuldur. Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; davanın, davacıya ait ...plakalı araçta 29/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluştuğu iddia olunan hasar bedelinin, kazaya kusuru ile karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın işleteni olan davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, mutlak ticari dava olarak kabulü gerektiren bir uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu tazminat istemi haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle oluşan zarardan kaynaklanmakta olup taraflar da tacir olmadığından uyuşmazlığın HMK'nun 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenlerle; davanın açıldığı ilk mahkeme olan Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/01/2026