14. Hukuk Dairesi 2015/10806 E. , 2015/9688 K. "" MAHKEMESİ : Vize Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/02/2015 NUMARASI : 2014/56-2015/32 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra do…
**14. Hukuk Dairesi 2015/10806 E. , 2015/9688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Vize Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/02/2015 NUMARASI : 2014/56-2015/32 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı ile davalının kızının evli oldukları, daha sonra evlilik ilişkisinin sona erdiği, taraflar boşanmadan önce davalı Bilal'in, damadı olan davacıya kendisine ait olan dava konusu parsele ev yapması için izin verdiği, davacının ise burada kendisinin ailesi ile beraber oturacağı düşüncesi ile taşınmaz üzerindeki binayı yaptığı, davalının izni ile evi yapan davacının iyiniyetli olduğunda hiçbir şüphe olmadığı gibi yapının değerinin açıkça arsa değerinden fazla olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne; dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMK’nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin TMK’nın 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;