Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- açtığını, müvekkilinin, yiyecek içecek işinde deneyimsiz olması nedeni ile işletmeci arayışına girdiğini ve yiyecek içecek işinde deneyimli olan ve yıllardır garsonluk işletmecilik yapan, davalı------- bahse konu meyhanenin açılışından itibaren, --- yıl süre ile çalışması işletme müdürlüğü yapması hususunda anlaştığını, davalı---- bahse konu anlaşma gereği, --- yıllık çalışması sonucunda ödenmek üzere davaya konu,---- bedelli çekin keşid
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla davalı ... AŞ tarafından icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının 26.06.2009 tanzim, 15.08.2013 vade tarihli ve 195.000.TL bedelli bono olduğunu, müvekkilinin bonoyu boş olarak imzalayarak bankaya teslim ettiğini, müvekkili imzası yanında müşterek borçlu müteselsil kefil açıklaması olduğunu, müvekkilinin aslen dava dışı ... isimli firmanın kullanacağı 750.000,00 TL limitli krediye ilişkin imzalamış olduğu 26.06.2009 tarihli Genel Kredi sözleşmesinde, yalnızca 100.000 TL tutarında meblağa kefil olduğunu, sözleşme içine yerleştirilen açık bonoyu da boş olarak imzalayarak bankaya teslim ettiğini, davalı banka tarafından yapılan takibin dayanağı senedin teminat senedi olduğunu, müvekkilinin 26.06.2009 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kefil olduğu kredinin ödenerek kapatıldığını, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerindeki 31.10.2006 tarihli ipoteğin de davalı banka tarafından 25.02.2011 tarihinde fek edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin 26.06.2009 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin sona erdiğini, buna rağmen davalı bankanın kefaleti devam ettirdiğini, asıl borçlu tarafından imzalanan 17.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde kullanıldığını ve bir kısmı ödenmemiş krediye ilişkin ilk sözleşmedeki boş senede dayanarak başvuru yaptığını, müvekkilinin ilk kredi sözleşmesinin kefili olması nedeniyle 100.000.TL ile sorumlu olmasına karşın toplam alacağın 202.000 TL olduğunu iddia ettiğini, davalı bankaca ihtarnamede 155.180,44 TL borcun ödenmesi istenirken, takipte ana para borcunun 195.000 TL olarak yazıldığını, dava dışı asıl borçlunun bankaya borcunun 149.000.00 TL olarak bildirildiğini, bononun gerçek bir borç ilişkisinin ödenmesi için düzenlenmediğini, kredi sözleşmesi ile kullandırılacak krediye ek teminat olarak verildiğini belirterek, müvekkilinin davalı bankaya İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ve kredi sözleşmesinden borçlu olmadığının tespitine ve sözleşme gereği verilen takip konusu senedin iptaline ve davalının % 20 kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında ibraz ettiği ıslah dilekçesi ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili haciz ve satış tehdidi altında bulunduğundan, müvekkilinin 27.10.2016 tarihinde dosya kapak hesabının tamamını istirdat talepli olarak ödediğini belirterek, davanın konusunun istirdat talepli olarak devamına, ıslahla birlilte ekledikleri yeni vakıaların da dikkate alınması suretiyle davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına ödenen meblağın davalıdan tahsiline, icra harçları ve temerrüt faizinin davalıdan tahsiline, icra dosyasına ödenen istirdat kayıtlı miktar üzerinden davalı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, dava dilekçesinde belirtilen takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu, kefaletin sona erdiği ve adeta tevil yolu ile ikrar ederek borç miktarının takip tutarı kadar olmadığı yönündeki iddiaların ispatlanması gerektiğini, davacının avalist sıfatıyla takip konusu alacaktan sorumlu olduğunu, davacı tarafından İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/78 E sayılı dosyası ile açılan dava da müvekkili banka lehine red kararı verildiğini, dava konu kambiyo senedinin kıymetli evrak niteliğinde olduğunu, tüm koşulları taşıdığını, söz konusu evrakın teminat senedi olmadığını, evrak üzerinde teminat ibaresi ve teminat kaydı bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacının % 20 den az olmamak üzere icra inkar-kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.