7. Hukuk Dairesi 2015/34776 E. , 2016/9588 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluştur…
**7. Hukuk Dairesi 2015/34776 E. , 2016/9588 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle başka mahkemelerce verilen red kararlarının onanmasına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru talebinde bulunulmuş ise de, bireysel başvuru sonucu verilen kararın sadece başvuru sahibi hakkında hüküm ifade edeceğinin anlaşılmasına, bu başvuru sonuçlarının beklenmesine gerek olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı, davacının çalışmakta iken başka bir iş bulup istifa etmek suretiyle ayrıldığından dolayı bu dönem çalışmasının tazminat hesaplamasında dikkate alınmasının söz konusu olamayacağını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07/11/2013 tarihli kararı ile "Dosyaya sunulan 01.01.1998 tarihli iş sözleşmesinde fazla mesailerin ücrete dahil olduğu yönünde hüküm mevcutsa da 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı Yasa hükümlerinden bahsedildiği, davacı tarafın sözleşme altındaki imzaya itirazın olup olmadığı ayrıca sözleşmenin gerçek imza tarihinin ne zaman olduğu sorulmak suretiyle bu tarihten sonrası için sözleşmenin dikkate alınması, imza tarihinden öncesi için ise davalının zamanaşımı defi dikkate alınarak tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre fazla mesai alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği" gerekçesiyle hüküm bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinde belirtildiği üzere ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E., 1948/3 K. sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılabilmesi mümkün değildir. Somut olayda, dava 6100 sayılı HMK.'nun yürürlüğe girmesinden önce açılmış kısmi dava olup 6100 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra ıslah yolu ile belirsiz alacak davası olarak dava türünün değiştirilmesi mümkün değildir. Mahkemece davacının fazla çalışma alacağının reddine dair verilen ilk karar Dairemizce bozulmuştur. Davacı bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 04/05/2015 tarihinde fazla çalışma alacağını ıslah etmiştir. Anılan alacak bozma öncesi ilk kararla esastan reddedildiğinden tahkikat tamamlanmış olup, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından bu alacakların ıslah yapılmamış gibi değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekirken usulsüz ıslah dilekçesine değer verilerek artırılmış miktarlar üzerinden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.