8. Hukuk Dairesi 2017/14891 E. , 2019/6084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmi
**8. Hukuk Dairesi 2017/14891 E. , 2019/6084 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 38675 ada 9 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yer alan binaların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili, dava konusu edilen yerleri murislerinin yaptırdığını açıklayarak davanın reddini savunmuş, davalı ... ise, davayı kabul etmiştir. Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, ilk hükümle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 02/10/2012 tarihli ve 2012/1672 E. 2012/6616 K. ... ilamı ile; “…ortaklığın giderilmesi davasının derdest olması halinde, yeniden keşif yapılarak taşınmaz üzerindeki 2 adet binadan hangisinin dava konusu edildiğinin, binaların kadastro çalışmalarından önce veya sonra davacı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, kadastro öncesinde yapılmış ise hak düşürücü sürenin nazara alınması, kadastro sonrasında yapılmış ise sadece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerektiği,..”gerekçesi ile bozulmuştur. Bozmaya uyma sonucunda, mahkemesince, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bu defa karar, Dairemizin 12/01/2015 tarihli ve 2014/4166 E.2015/199 K. ... ilamı ile, '...öncesi itibariyle tescil harici olduğu belirlenen taşınmaz bakımından 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin ret gerekçesi yerinde değildir. Davacı, dava dilekçesi ile dosya arasında bulunan değişik tarihli dilekçelerinde, babası Selim Sural adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine avlulu kargir ev yaptığını bu evin kendisine ait olduğunu ileri sürerek istekte bulunmuştur. Diğer deyişle arz üzerinde meydana getirilen muhdesatın kendisine aidiyetine karar verilmesini istemiştir. Şu halde mahkemece; önceki bozma kapsamında belirtildiği üzere; taşınmaz başında taraf tanıkları hazır edilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı, taşınmaz üzerinde iki adet bina olduğu dikkate alınarak 1969 doğumlu davacı yandan hangi muhtesatın dava konusu edildiği sorulmalı, belirlenen muhtesatın ne zaman ve kim tarafından meydana getirildiği tereddüte meydan verilmeyecek bir biçimde belirlenmeli, davacı tarafından yapıldığının belirlenmesi halinde, TMK hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetilerek muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmelidir...' gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince, yeniden yapılan yargılama neticesinde, bozmaya uyma kararı verilerek, dosyaya sunulan vergi makbuzlarında davacının isminin yazılı olduğu, dinlenen tanık beyanları itibari ile davaya konu taşınmaz üzerindeki binaların davacı tarafından yapıldığı kanaati hasıl olduğundan davanın kabulü ile, 38675 ada 9 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan ve bilirkişiler...,.....'in 08.11.2016 tarihli rapor ve krokisinde A ve B harfleri ile gösterilen binaların davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş, hüküm duruşma talepli olarak davalı Serfinaz vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 38675 ada 9 parsel ... taşınmazın, avlulu kargir ev vasfı ile tarafların murisi Selim Vural adına tashih işlemi ile 04.03.1988 tarihinde kayıtlı olduğu, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde, iki katlı bir yapı ile bu binanın arkasında tek katlı bir yapının bulunduğu, davacının, her iki binanın kendisi tarafından meydana getirildiği iddiasında bulunduğu ve mahkemece bozmalardan sonra bahsi geçen her iki binanın da davacıya ait olduğunun ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, keşifte dinlenen davacı tanığı ..., dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan kırmızı renkli binanın yerinde önceden, gecekondu tarzında iki odalı ev olduğunu, zaman içinde, binanın büyütülüp çatısı değiştirilmek suretiye dava konusu binanın meydana getirildiğini,davacı ve babasının bu yeri mesken olarak kullandığını, diğer mavi renkli binayı ise, davacının yaptırdığını, davacının inşaat işçisi olduğunu, diğer davacı tanığı ....., kırmızı renkli binanın, önceden varolan gecekondu tarzı binanın yenilerek meydana getirildiğini, binada, davacı, davacının babası ve ağabeyinin oturduğunu, mavi renki binayı davacının yaptırdığını bildiğini, bir diğer davacı tanığı,......., kırmızı renkli bina ile ilgili olarak diğer davacı tanık beyanları ile benzer beyanlarda, mavi renkli binayla ilgli olarak ise, davacının yaptırdığını ancak işçilerin parasını kimin ödediğini bilmediğini beyan etmiştir. Davalı tanığı, Vehap Yılmaz, inşaat işçisi olduğunu, inşaatta 17-18 gün sıva işinde çalıştığını, hangi inşaat olduğunu tam olarak hatırlamadığını ancak parasını muris Selim'den aldığını, davacının da inşaat işçisi olduğunu, diğer davalı tanığı ..., muris Selim'in babasının arkadaşı olduğunu ve dava konusu yere taşınmadan önce varlıklı biri olduğunu, evler ile ilgili fazla bir bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Yukarıda açıklanan tanık beyanları, dava konusu binaların yapım yıllarının 1986-1989 tarihleri arasında olmasına karşın davacının 1969 doğumlu olduğu gözönüne alındığında, binaların yapıldığı yıllarda davacının yaşının küçük olması, murisin ölüm tarihinin 18.03.1995 olması dolayısı ile binanın yapımına davacı ile murisin birlikte yaşadıkları dönemde (murisin sağlığında) başlanıldığı, murisin davacı ile birlikte yaşadığı, son olarak davacının inşaat işçisi olmasının ve inşaatla ilgilenmiş olmasının inşaatın tüm giderlerinin davacı tarafından karşılandığı anlamına gelmeyeceği hususlarının hep birlikte değerlendirilmesi sonucu, muhdesatın tamamının (tek başına) davacı tarafından yapıldığı tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde ispatlanmış değildir. Bu durumda Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, her ne kadar, davalılardan ..., davayı kabul ettiğini beyan etmiş ise de, dava konusu evlerin yapılmasının maddi vakıa olması sebebiyle davalının davayı kabul etmesi eldeki davada sonuca etkili olmayacağı gibi, kabul beyanı, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılan ortaklığın giderilmesi dosyası ve dava konusu taşınmazın satışı sırasında gözönünde bulundurulması gereken bir husustur. Ayrıca, davacı tanık listesinde olmayan kişilerin, tanık sıfatı ile dinlenilmesi de doğru görülmemiştir SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.