14. Ceza Dairesi 2015/7314 E. , 2016/3524 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz …
**14. Ceza Dairesi 2015/7314 E. , 2016/3524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece yapılan yargılama sırasında mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor aldırılmak üzere sevk edildiği ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde adli tıp uzmanı bulundurulmaksızın sadece üç çocuk psikiyatri uzmanından teşekkül ettirilen heyetçe düzenlenen 05.10.2012 günlü, 24982 sayılı raporda travma sonrası stres bozukluğu bulguları görülen mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi üzerine anılan rapora istinaden suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesi uygulanmış ise de, anılan rapor heyet oluşumu ile içeriği itibariyle geçerli ve yeterli olmadığından, mağdurenin zincirleme şekilde gerçekleşen çocuğun basit cinsel istismarı eylemlerinden dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu yada Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden birisine sevk edilerek yeni rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuk hakkında ayrıca TCK'nın 103/6. maddesinin de uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde anılan maddenin tatbikine karar verilmesi, Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de göz önüne alınarak, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Suç tarihinde onbeş-onsekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinin amir hükmüne aykırı olacak şekilde aynı Kanunun 53/1. maddesinin uygulanması, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.