Başvuru, idari yargı kolunda açılan icra memuru eylemine dayalı tazminat davasının görev yönünden reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, idari yargı kolunda açılan icra memuru eylemine dayalı tazminat davasının görev yönünden reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Komisyon tarafından aynı kararla başvurucunun adli yardım talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, üçüncü kişilere olan borcu nedeniyle ilamsız takip başlatılmıştır. Başvurucunun Almanya'da ikamet ediyor olmasından dolayı babasının ikamet ettiği eve tebligat yapılmış ve aynı adreste Bolu İcra Müdürlüğü görevlileri tarafından haciz gerçekleştirilmiştir. Başvurucu; Bolu İcra Müdürlüğü görevlilerinin kasıtlı olarak zarar verici eylemde bulunduklarını, hukuka aykırı işlem yaptıklarını ileri sürerek haciz nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için Sakarya İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 14/10/2010 tarihli kararıyla, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun maddesinde İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarına adliye mahkemelerinde bakılacağının hüküm altına alındığına vurgu yapmıştır. Mahkeme, icra dairesi görevlilerinin eylemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan uyuşmazlığın 2004 sayılı Kanun'un açık hükmü uyarınca adli yargı kolunda görüleceğini tespit etmiş ve davayı görev yönünden reddetmiştir. Söz konusu karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 19/2/2013 tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 28/5/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.B. İlgili Hukuk Anayasa'nın "Hak arama özgürlüğü" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun idari dava türlerini belirleyen maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "İdari dava türleri şunlardır: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlôl edilenler tarafindan açılan iptal davaları b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. " 6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un idare mahkemelerinin görevini belirleyen maddesi şöyledir: " İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştavda çözümlenecek olanlar dışındaki: a) İptal davalarını,b) Tam yargı davalarını, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarla verilen işleri,Çözümler. Özel Kanunlarda Danıştayın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümler. " 2004 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir; " İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır."