11. Hukuk Dairesi 2023/4094 E. , 2024/7066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1529 Esas, 2023/770 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/571 E., 2020/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tara
**11. Hukuk Dairesi 2023/4094 E. , 2024/7066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1529 Esas, 2023/770 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/571 E., 2020/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, satıcı taraf olarak müvekkili ile ortakları tarafından kurulmuş olan 8 şirket adına elektrik üretim izinlerinin alındığını, 17.09.2015 tarihli protokol ve aynı tarihli taahhüt ve sorumluluk protokolü hükümlerinin sağlanmış olması neticesinde, davacı ve davalı arasında 26.10.2015 tarihli şirket ve proje devir sözleşmesi ve ödeme protokolü imzalandığını, söz konusu 8 şirket ve üzerindeki 8 adet projenin davalı alıcıya müvekkili ve ortakları tarafından devredildiğini, 26.10.2015 tarihli protokolün 5 inci maddesi gereğince devire konu edilmeyen 10 MW elektrik üretim izni alınmış 10 adet projenin yasal izinlerin tamamlanması için müvekkilinin temsilcisine yetki-vekaletname verildiğini ve bu yetkiye dayanarak 10 adet projenin tüm masraf ve harcamalarının müvekkili ve ortakları tarafından yapıldığını ve davaya konu tüm projelerin yatırıma hazır hale getirildiğini, bu 10 adet projenin yatırıma dönüştürülmesi amacıyla davalı da dahil olmak üzere çok sayıda yatırımcı firma ile görüşüldüğünü, davalı alıcıya çeşitli teklifler götürüldüğünü, kendileri yatırım düşünmüyorsa 3 üncü kişilere devir için haklarının devir-iade edilmesini talep ettiklerini, ancak davalının bir cevap alınamadığını, 10 projenin haklarının davalı tarafından iade edilmemesi nedeniyle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 24 üncü maddesi gereğince projelerin yasal tamamlanma süresi biterek yatırıma geçme imkanının ortadan kalktığını, bu durumda müvekkilinin 10 projedeki payı oranında yaklaşık 272.000,00 Euro hak kaybına uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL zararın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin temelini oluşturan sözleşmelerin, limited şirket pay devrine ve yan edimlere özgülendiğini, bu nedenle sözleşmelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesi gereği sözleşmelerin geçerliliğinin tarafların imzalarının noterce onaylanması şartına bağlı olduğunu, bu nedenle bu şarta aykırı sözleşmelerin geçersiz olduğunu, kaldı ki sözleşmeler geçerli kabul edilse dahi, protokolün 5 inci maddesi gereği müvekkilinin yükümlülüğünün, devre konu olmayan projelerin başka şirketler üzerine kaydırılabilmesini teminen ilgililerin iptale/feragata dahi mezun olacak şekilde vekil tayin edilmesinden ibaret olduğunu, bu kapsamda müvekkilince davacı ve temsilcilerine vekaletnameler verildiğini, müvekkilince verilen vekaletnamelere rağmen hiçbir tasarrufta bulunmamanın tümüyle davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının iddia ettiği zarar mevcutsa dahi bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki 17.09.2015 tarihli protokolün incelemesinden protokol ile 16 şirket ve bu şirketler adına 35 adet elektrik üretim projesinin tamamlanması ve şirketlerle birlikte davalıya devrinin kararlaştırıldığı, davacı ve arkadaşları tarafından projelerin geliştirileceği, devralacak davalının bir kısım avans vermesi, projelerin olumlu sonuçlanması halinde de davalı tarafından devren alınmasının kararlaştırıldığı ve buna ilişkin aynı tarihli "Taahhüt ve Sorumluluk Protokolü" imzalandığı, 17.09.2015 tarihli protokolün 9 uncu maddesi ile, serbest kalan projelerle ilgili borçlandırıcı işlem yapmamak şartıyla devredilen şirketler adına davacının yeğenine davalı tarafından verilecek vekaletnamenin kapsamı belirtildiği, daha sonra 26.10.2015 tarihli sözleşme ile 17.09.2019 tarihli sözleşme tadil edilerek yeniden devir ve şartlar belirlendiği, bu protokolün 4 ve 5 inci maddelerinde de devralınmayan 8 adet şirket dışında, iadesi yapılacak projeler için verilecek vekaletname ve yetki hususu belirtildiği, devredilmeyen 8 şirket yanında, devredilen şirketler üzerindeki 10 adet projenin iadesine ilişkin işlemler için vekaletname verilmesi kararlaştırıldığı 26.10.2015 sözleşmede devralan tarafından feragat ve vekaletname verildikten sonra bir sorumluluğu kalmayacağı belirtildiği, sözleşme ve protokole göre davacı tarafça tamamlanan projelerin sekiz adedinin davalı tarafa devredildiği, devralınmayan 15 projeden 10 adedinin dava konusu edildiği, davalı tarafça protokol uyarınca 23.11.2015 tarihinde vekaletnameler verildiği, bu vekaletnamelerde devredilmeyen projelere ilişkin şirket adına bütün bağlantı çalışmasına çağrı mektubu, alınmış veya alınacak ges projelerinin imar çalışmaları için her türlü kamu kurum ve kuruluşu nezdinde başvuru yapmaya, iptal etmeye, evrak takip etmeye, şirket adına her türlü ücret, harç, vergi ve bedel ödemeye yetkili kılındıkları, ancak daha sonra davalı tarafça 04.02.2019 tarihinde vekillerin azledildiği, davalının sözleşmeye uygun olarak vekaletname vermesine rağmen davacı tarafın işlemlere devam etmediği, herhangi bir geçici kabul başvurusu yapmadığı ve taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan yönetmelik uyarınca izin süresinin dolduğu, davacının bir gider veya zararının belgelendirilmediği, davacının edimini yerine getirmediği, bu durumda davanın bir sorumluluğu olmayacağı, davacı tarafından alınan vekaletname ile projelerin tamamlanması için gerekli edimin yerine getirildiği, vekaletname içeriğinin sözleşmeye uygun olduğu, proje tamamlanmadığı için feragatin beklenmesinin de yerinde olmayacağı, bu durumda davalının sebebiyet verdiği bir zararın olmadığı, davalının yatırımcı olduğu ve satılan şirketleri satın aldığı, bedelini de ödediği, bu nedenle davanın yersiz olduğu ve iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki hisse devirleriyle birlikte, devir konusu şirketler ile birlikte şirketlere ait projeler de devralana geçmiş olup, uyuşmazlık konusu projeler ise açık sözleşme hükmü gereği devir konusu yapılmamış, bu projelerin başka şirketlere aktarılabilmesi amacıyla hak sahibi konumuna geçen davalının, davacını göstereceği kişilere vekaletname vereceği, devir işlemlerinin bu vekaletnameler ile gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, bu doğrultuda davalı şirket tarafından devralınan şirketler adına davacı tarafa 04.11.2015 ve 23.11.2015 tarihli vekaletnameler verildiği, sözleşmelerin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 02.10.2013 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde, üretim tesislerinin maddede belirtilen süreler içerisinde tamamlanmaması halinde, bağlantı anlaşmasının kendiliğinden hükümsüz hale geleceği belirtildiği, Yönetmeliğin 29 uncu maddesinde ise geçici kabulü yapılmış olmak kaydıyla, bu Yönetmelik kapsamındaki üretim tesisinin satış, devir veya diğer bir düzenleme ile başka bir gerçek veya tüzel kişiye devredilebileceği, geçici kabulü yapılmamış üretim tesislerinin ise devre konu edilemeyeceği hüküm altına alındığı, dolayısıyla bir üretim tesisinin devredilebilmesi için tesisin fiilen kurulmuş olması ve geçici kabulünün de yapılmış olması zorunlu olduğu, somut olayda devre konu olmayan dava konusu üretim tesislerinin tamamlanmadığı, bu nedenle geçici kabullerinin yapılmadığı, Yönetmeliğin 24 üncü maddesindeki sürelerin geçmiş olması nedeniyle de artık hükümsüz hale geldiklerinin sabit olduğu, davalının sözleşmenin 5 inci maddesi ile yüklendiği edim, devir alınan şirketlere ait olup devir konusu yapılmayan projelerin işlemlerinin yürütülmesi ve üçüncü kişilere devrinin sağlanması amacıyla davacıya/gösterdiği kişilere vekaletname vermek, nihai olarak ise projelerin devrine ilişkin ferağ vermekten ibaret olduğu, ancak davacı tarafça, projelerin tamamlanması için gerekli işlemlerin yapıldığı, davalının verdiği vekaletnamelerin yetersiz olması nedeniyle işlemlerin tamamlanamadığı, uygun vekaletname verilmesi hususunun davalıya ihtar edildiği, buna rağmen yeni vekaletname verilmediği hususunda hiç bir delil sunulmadığı, ilave olarak sözleşmenin 5 inci maddesinde açıkça bu projelerle ilgili olarak devralan şirketin ferağ ve vekalet verdikten sonra herhangi bir sorumluğunun bulunmadığı da hüküm altına alındığı, bu durumda söz konusu projelerin sonuçlandırılamaması ve üçüncü kişilere devredilememesi nedeniyle oluştuğu iddia edilen zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı taraf ve ortaklarınca davalıya devredilmiş olan şirketlere ait olup henüz ruhsat alınmamış ve devre konu olmayan projelerin, ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda tamamlanarak üçüncü kişilere devredilmesi bakımından, davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak davacının uğradığı zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.