4. Hukuk Dairesi 2023/1584 E. , 2023/9398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2064 E. 2022/484 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi,istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2022/127 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu ned
**4. Hukuk Dairesi 2023/1584 E. , 2023/9398 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2064 E. 2022/484 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi,istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2022/127 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.06.2018 tarihinde, davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu, davacı ...’ın sevk ve idaresindeki aracın Kastamonu Örtülü Köyünden İnebolu İlçesi istikametinde seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında yaralanarak malul kaldıklarını, kazanın; virajda uyarıcı işaret bulunmaması ve yol sonundaki ağaçların kesilmesi sonucunda yolun düz devam ediyor izlenimi uyandırması nedeniyle meydana geldiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında, davacı ... için 9.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 400.000,00TL manevi tazminatın, davacı ... için 9.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 400.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı İdarenin hizmet kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği iddia edilse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, sürücü kendi kusuru ile kazaya sebebiyet vermiş olup söz konusu kazada müvekkili İdareye atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığını, sürücünün hız kurallarına riayet ederek belirlenen hız kurallarına uyması durumunda işbu kazanın oluşmayacağını, kazanın meydana geldiği yolun köy yolu olup davalı İdarenin sorumluluk ağında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olay ile ilgili dosyada tanzim edilen 21.02.2022 tarihli ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporunda özetle; meydana gelen kazada davacı ...'ın %90 oranında, yolun bakım ve onarımından sorumlu olan kurum veya kuruluşun %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede öncelikle dava konusu kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından hangi kurum ve kuruluşun sorumlu olduğunun dolayısıyla kusurlu olan kurumun tespitinin gerektiği, dosyadaki tüm rapor, müzekkere cevabı, kaza tespit tutanağı, harita ve ölçeklere göre mezkur kazanın Kastamonu ili, İnebolu ilçesi, Örtülü köyü sınırları içerisinde bulunan yolda meydana geldiği, kazanın meydana geldiği yolun hangi kurumun sorumluluğunda kaldığının tespiti için yazılan müzekkereye verilen cevapta yol sahasının Kastamonu İl Özel İdare'sinin sorumluluk alanında olduğunun belirtildiği, nitekim bu hususun adı geçen idarenin 11.03.2022 tarihli müzekkere cevabında da açık bir şekilde belirtildiği, bu nedenle kazanın meydana geldiği yol sahasında yolun bakım ve onarımından, gerekli tedbirlerin alınmasından ve yolda işaretleme ve yol güvenliğinden davalı ...'nün sorumlu olmadığının tespit edildiği, bu durumda davalının kazanın meydana geldiği yol güzergahından, bu konumun bakım, onarım ve güvenliğinden sorumluluğu bulunmadığı, tarafına husumet yöneltilemeyeceği ve taraf sıfatlarının bulunmadığı, bu hususun dava şartı olduğu ve yargılamanın her safhasında mahkemece resen dikkate alınabileceği, yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumun dava dışı Kastamonu İl Özel İdaresi olduğu, bu hususun yapılacak bir araştırma ile öğrenilebileceği, bu sebeple davacının tarafta yanılmasının kabul edilebilir bir yanılgıya ve bir maddi hataya dayanmadığı, bu bağlamda davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 124 üncü maddesi gereğince iradi taraf değişikliği talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, netice olarak davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın davalının pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemeden HMK'nın 124 üncü maddesine göre doğru hasıma davayı yöneltmek için süre istenilmiş olmasına karşın bu süre verilmeden usulden ret kararı verilmesi doğru olmadığını, ayrıca dosyadaki kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Somut olayda; gerek savcılık soruşturma dosyası kapsamından, gerek trafik kaza tutanağından davaya konu kazanın köy yolunda meydana geldiğinin açık olduğu, davacı ... tarafından da köy yolunda önlemleri almayan Kastamonu İl Özel İdaresi yetkilileri hakkında şikayette bulunulduğu, köy yollarının yapım, onarım ve bakım sorumluluğunun ise dava konusu olayda dava dışı Kastamonu İl Özel İdaresine ait olduğu, davacı tarafın dava açmadan önce doğru hasmı tespit edip ona göre dava açması gerektiği de nazara alındığında, taraftaki yanılgının kabul edilebilir mahiyette olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının(b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince, esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf başvuru dilekçesindeki açıklamalarını tekrarla, davayı doğru hasma yöneltmek için süre verilmesi gerektiğini, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ...'ın sevk ve idaresindeki, davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasına davalının kusuru ile sebebiyet verdiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Hukukumuzda dâhili dava şeklinde bir müessese bulunmamaktadır. Davanın başında taraf olarak gösterilmeyen kişilerin, taraf yanında sonradan davaya dâhil edilmesi, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut ise mümkündür. Davalı tarafça husumet itirazında bulunulmuş, mahkemece kazanın meydana geldiği yolun hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğunun tespiti için Kastamonu İl Özel İdaresi'ne yazılan yazı cevabında yolun İl Özel İdaresi'nin yol ağında bulunduğu belirtilmiştir. Davalı ... ile Kastamonu İl Özel İdaresi arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Ne var ki 6100 sayılı Kanun'un "Tarafta iradi değişiklik" başlıklı 124 üncü maddesinde "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." denilmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği yerin bakım ve onarımınından sorumlu kuruluş yargılama sırasında yazışmalar sonucu tespit edilmiştir. Buna göre davacının davalıyı yanlış göstermesinin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, taraf değişikliği talebi dürüstlük kuralına aykırı olmayıp, davacının talebi ve somut olayın özelliği dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereğince, taraf değişikliği hususunda usuli işlemler tamamlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi katı bir şekilde yorumlanarak yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.