(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/922 E. , 2010/5905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında temyize konu 163 ada 4 ve 164 ada 5 parsel sayılı 292.39 ve 233.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetli
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/922 E. , 2010/5905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında temyize konu 163 ada 4 ve 164 ada 5 parsel sayılı 292.39 ve 233.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 163 ada 4 ve 164 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazlar üzerinde, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf, satın alma ve zilyetliğe dayanmıştır. Mahkemece, davacı tarafın dayandığı 1996 tarihli satış senedi yöntemince uygulanmamıştır. Hal böyle olunca; tarafların iddiaları ile ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ile 1996 tarihli satış senedinde ismi yazılı tanıklar, muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan taşınmazların öncesinin kimden geldiği, her bir taşınmaz üzerinde zilyetliğin kim tarafından neye istinaden ve ne kadar süredir sürdürüldüğü, önceki malikleri tarafından 1996 tarihli senet ile davacıya satılıp zilyetliğinin devredilip devredilmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacı dayanağı satış senedi yöntemince uygulanarak davacıya satıldığı iddia edilen yerler belirlenmeli, senet kapsamının kroki üzerinde gösterilmesi istenilmeli, tapusuz taşınmazlarda satın alma ve zilyetliğin devredilmesi neticesinde mülkiyet hakkının satın alana geçeceği hususu dikkate alınmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.