1. Ceza Dairesi 2022/9501 E. , 2023/254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bul
**1. Ceza Dairesi 2022/9501 E. , 2023/254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/167 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesi birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası, 54 üncü maddesi birinci fıkrası, 58 inci maddesi birinci, altıncı ve yedinci fıkraları ile 63 üncü maddesi birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, mahsuba ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1299 Esas, 2022/1727 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Suçun tasarlanarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlendiğine, İlişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Meşru savunma ve savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfının hatalı belirlendiğine, 3. Sanığın olası kastla hareket ettiğine, 4. Haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanması gerektiğine, 5. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 09.08.2020 günü saat 03.00 sıralarında, sanık ...'in yanında tanık İ.T. ile birlikte maktul ... tarafından işletilen Kardelen restaurant isimli iş yerine gittiği, bir süre alkol alarak eğlendiği, masaya gelen şarkıcı kadın ile aralarında tartışma yaşandığı bunun üzerine maktulün masaya gelerek İsmail'i sakinleştirdiği, maktulün masadan ayrıldığı, sanık ...'in bir süre sonra hesabı ödeyerek işletmeden çıkarken silah ile kasanın önünde duran maktul ...'ye 7 kez ateş ettiği, maktulün oğlu olan ...'ın sanık ...'in elindeki silahı almaya çalıştığı ve sonunda almayı başararak işletmenin mutfak kısmına koyduğu, olay yerinde kimliği tespit edilemeyen diğer kişilerin olayın etkisiyle sanık ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladıkları, hastaneye kaldırılmak üzere ambulansa alınan ...'nün vefat ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçu tevil yollu ikrar etmiştir. 3. Tanıklar İ.T., İ.K., E.D., Z.A., ve S.K.'nin beyanları dava dosyasında mevcuttur. 4. Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 15.10.2020 tarihli otopsi raporunda; “1) Sağ kol üst dış yüzde etrafında sadece vurma halkası bulunan 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 2) Sağ kol üst iç yüzde 0,7 cm. çaplarında ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 3) Göğüs sağda sağ 5. interkostal aralığın arka aksiller hat ile kesişim noktasında etrafında sadece vurma halkası bulunan 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 4) Göğüs duvarı solda arka aksiller hatta çevre yumuşak dokularda geniş hematom içeren 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 5) Sağ kol orta dış yüzde etrafında sadece vurma halkası bulunan 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 6) Sağ kol orta iç yüzde 0,7 cm. çaplı atipik ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 7) Sağ kol iç yüzde 6 no.lu yaranın 1 cm. kadar iç kısmında 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 8) Göğüs duvarı sağda meme başı alt kısımda etrafında sadece vurma halkası bulunan 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 9) Göğüs duvarı sağda 0,7 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 10) Göğüs duvarı sol üst kısımda 1,2x1 cm. ebatta düzensiz yırtık şeklinde ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 11) Sağ uyluk yan distalde etrafında sadece vurma halkası bulunan 1x0,9 cm. ebatta ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 12) Sağ diz alt kısımda 1,1x0,5 cm. ebatta düzensiz yırtık şeklinde ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 13) Sol el başparmağı interfalangeal eklem seviyesinde 1x0,6 cm. ebatta düzensiz yırtık şeklinde ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası olduğu tespit edildi. Sol el sırtında ekimozlu şişlik mevcut olup, elle muayenede cilt altında yabancı cisim ile uyumlu sertlik olduğu anlaşıldı. Yapılan kesi sonucu 9 mm. çaplarında sarı gömlekli ateşli silah mermi çekirdeği elde edildi. S O N U Ç -Kişinin vücudunda 7 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası (harici muayenede 1, 3, 5, 6, 8, 11, 13 no ile tarif edilen yaralar), 6 adet ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası (harici muayenede 2, 4, 7, 9, 10, 12 no ile tarif edilen yaralar) bulunduğu, kişinin vücudunda tespit edilen harici muayenede 3 ve 5 no ile tarif edilen ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralarının tek başlarına ve müştereken öldürücü nitelikte oldukları, diğerlerinin öldürücü nitelikte olmadıkları, -Ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaraları cilt ve ciltaltı bulgularına göre atışların uzak atış niteliğinde oldukları, ancak ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaraları çevresinde atış artığı tespit edilmediği, ayrıca atışların giysili bölgeye isabet etmiş olmaları nedeniyle kesin atış mesafesi tayini açısından olay anında kişinin üzerinde bulunan giysilerin balistik incelemelerinin yararlı olacağı, -Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasıyla oluşabilir nitelikte çoklu göğüs kemiği kırıklarıyla birlikte olan büyük damar ve iç organ harabiyetine bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu .” şeklinde belirtilmiş. 5. Sanık ... hakkında düzenlenn Özel Aspendos Anadolu Hastanesinin 09.08.2020 tarihli raporunda sanığın 220,7 mg/dl alkollü olduğunun saptandığı, anlaşılmıştır. 6. Sanık ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.02.2021 tarihli raporunda "Kişinin, saçlı deride sağ kulak arkasında 7-8 cm.'lik kesiye, sağ kürek kemiği, sağ omuz bel bölgesinde yumuşak doku travmasına neden olan yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, vücudunda herhangi bir kemik kırığı tarif edilmediği" bildirilmiştir. 7. Olay yeri incelemesine istinaden düzenlenen olay yeri inceleme tutanağı, sanığın olayda kullandığı silahın incelendiği ... Kriminal Polis Laborutuvarı tarafından düzenlenen 25.01.2021 tarihli uzmanlık raporu dosya içerisinde mevcuttur. 8. Sanığın güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılanlar Vekilinin ve Sanık Müdafiinin Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebepleri 1. Tasarlama Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiş, "Nitelikli hâller" başlıklı 82 nci maddesinde; "(1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, ... İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır. Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından "soğukkanlılık" ve "planlama teorisi" olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu dönemde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.07.2002 tarihli ve 2002/138 Esas, 2002/301 Karar sayılı kararı ile 03.12.2002 tarihli ve 2002/247 Esas, 2002/414 sayılı kararlarında; "Failin bir kimseye karşı bir suçu işlemeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermesi, suçu işlemeden önce soğukkanlı bir şekilde düşündükten sonra ulaştığı ruhsal sükûnete rağmen kararından vazgeçmeyip ısrarla ve bu akış içerisinde fiilini icraya başlaması hâlinde tasarlamadan söz edilebilir. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte, ancak tasarladığı suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat bir başka nedenle ve ani bir kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve eylemin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır." sonucuna ulaşılmıştır. Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.04.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/144 Karar sayılı kararı, 26.06.2012 tarihli ve 2012/67 Esas, 2012/258 Karar sayılı kararı, 12.06.2012 tarihli ve 2012/560 Esas, 2012/227 Karar sayılı kararı, 25.01.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararı, 16.02.2010 tarihli ve 2010/251 Esas, 2010/25 Karar sayılı kararı, 02.02.2010 tarihli ve 2010/239 Esas, 2010/14 Karar sayılı kararı, 15.12.2009 tarihli ve 2009/200 Esas, 2009/290 Karar sayılı kararı, 03.10.2006 tarihli ve 2006/30 Esas, 2006/210 Karar sayılı kararı, 13.11.2001 tarihli ve 2001/239 Esas, 2001/247 Karar sayılı kararı ile 28.04.1998 tarihli ve 1998/117 Esas, 1998/155 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın savunmasından olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrası (a) uygulamamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Canavarca His veya Eziyet Çektirerek 5237 sayılı Kanun’da kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla ilgili bir husustur. Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, sırf öldürmüş olmak için öldürmek, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmek, silahı denemek maksadıyla öldürmek gibi hâller sadist bir duygu ve düşüncenin eyleme egemen olması bakımından “canavarca his ile” öldürmeye örnek oluştururlar. Bu açıklamalar ışığında sanığın, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi kapsamına girmediğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma Sanığın eylemi neticesinde 7 adet merminin maktulün kol, göğüs, uyluk ve diz bölgelerine isabet ederek maktulün ölümüne sebep olduğu suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ile meydana gelen yaralanmaların yeri ve niteliği dikkate alındığında kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Meşru Savunma veya Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Sanık ... savunmalarında maktulün kendisine hakaret ettiği, maktulle aralarında tartışma yaşanırken iş yeri çalışanlarının gelerek kendisine saldırdıklarını, arbede sırasında kendisini korumak için elindeki silahla rastgele ateş ettiğini belirtmiş ise de olay sırasında sanığın masasında oturan tarafsız tanıklar E.D. ve ....,'nin sanık ...'in masadan kalkan kadın nedeniyle sinirlendiğini, bunun üzerine maktulün masaya gelerek sanığı sakinleştirdiğini, maktulden sanığa yönelik olumsuz bir davranışın bulunmadığını belirttikleri, sanık ...'in bir süre sonra hesabı ödeyerek işletmeden çıkarken silah ile kasanın önünde duran ve kendisine yönelik herhangi bir eylemi bulunmayan maktul ...'ye 7 kez ateş ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık hakkında düzenlenen adli raporlarda basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı belirtilmişse de sanığın bu yaralanmasının ateş etme eyleminin hemen akabinde silahın elinden alınması için müdahale eden kimliği belirlenemeyen şahısların eylemleri sonucunda gerçekleştiğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğu anlaşılmakla sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suç Kastı Sanığın doğrundan maktulü hedef alarak 7 el ateş ettiğinin tanık beyanlarıyla ve maktul hakkında düzenlenen adli raporla sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanığın olası kastla hareket ettiğine ve 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Haksız Tahrik Sanığın, maktulün masasına geldiğinde kendisine hakret ettiğine ve saldırdığına ilişkin iddialarının olay anında sanık ile aynı masada oturan tanıklar İ.T. ve E.D. tarafından doğrulanmadığı, maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturacak davranış bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Takdirî İndirim Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sanığın kasta dayalı sorumluluğunu kabullenmemesi, nedametini ortaya koyan tavır ve davranışlar sergilememesi, sabıkalı kişiliği karşısında Mahkemece; "sanığın adli sicil kaydına yansıyan suç işleme hususundaki eğilimi gözetilerek" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulanmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1299 Esas, 2022/1727 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2023 tarihinde karar verildi.