3. Ceza Dairesi 2012/16681 E. , 2012/23367 K. Çorum L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'ın, açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya yönelik talebinin reddine dair Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 11.11.2011 tarihli ve 2011/1835 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair Çorum İnfaz Hakimliğinin 22.12.2011 tarihli ve 2011/263-284 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.03.2012 tarih ve 2012…
**3. Ceza Dairesi 2012/16681 E. , 2012/23367 K.** **"İçtihat Metni"** Çorum L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'ın, açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya yönelik talebinin reddine dair Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 11.11.2011 tarihli ve 2011/1835 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair Çorum İnfaz Hakimliğinin 22.12.2011 tarihli ve 2011/263-284 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.03.2012 tarih ve 2012/5314-19160 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2012 tarih ve 2012/100118 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 14/2. maddesine göre çıkarılan Hükümlülerin Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılmaları Hakkında Yönetmeliğin 10/2. maddesinde yer alan “Hükümlü oldukları suçtan başka bir fiilden dolayı, haklarında tutuklama kararı veya soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte olanlar ile henüz kesinleşmemiş mahkumiyet kararları olan hükümlüler, bu durumları devam ettiği sürece açık ceza infaz kurumlarına ayrılamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında hakkında Ankara 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2010 tarihli ve 2007/313 Esas, 2010/672 sayılı kararıyla kesinleşmemiş mahkumiyet hükmü bulunan hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılamayacağı gözetilmeden itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: İddianamede anlatılan olayın niteliğine, sevk maddelerine, kurulan hükme ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma talebini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmesi için Yargıytay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.