9. Ceza Dairesi 2021/6199 E. , 2023/6480 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/357 E., 2015/150 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir …
**9. Ceza Dairesi 2021/6199 E. , 2023/6480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/357 E., 2015/150 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2013/357 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi hali ile 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 35 inci maddesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin kovuşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmesine, sanığın iddia konusu olayın yaşadığı yerde atılı suçu gerçekleştirmesinin makul olmadığına, sanığın, ramazan ayında esrar içtiği ve oruç tutmadığından mağdurenin bağırması nedeniyle orada bulunanlar tarafından tepki göreceği endişesiyle mağdureye müdahale ettiğine, kolluk ifadesi öncesi mağdurenin abisi kuzeni tarafından ağır şekilde dövüldüğüne, sanığın dayak sonrası öldüğü düşünülerek emniyete ihbarda bulunulduğuna, mağdure tarafın kan davasının önüne geçmek için olayı namus meselesi olarak göstermeye çalıştığına, sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR