T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/2009 - 2025/1186 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/2009 KARAR NO : 2025/1186 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09.07.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/2009 - 2025/1186 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/2009 KARAR NO : 2025/1186 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09.07.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/133 E., 2020/323 K. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 YAZIM TARİHİ : 18.12.2025 Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından Doğalgaz Kombine Sigorta Poliçesi ile... Doğalgaz'a ait tüm yeraltı ve yerüstü varlıkların sigortalandığını, 12.12.2014 tarihinde Niğde-Bor Karayolu OSB önündeki ST16 boru hattına davalıya ait iş makinesi ile zarar verildiğini, zarar nedeniyle ekspertiz raporu ile tespit edilen hasar miktarı olan 19.875,75 TL'nin 10.04.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirket tarafından TTK 1472. madde gereği ödediği tazminat miktarınca sigortalının talep ve dava haklarına halef olduğunu ve rücu hakkı doğması sebebi ile davalıya ihtarname gönderildiğini, verilen süre içerisinde davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, meydana gelen bu zarardan davalı kurumun sorumlu olduğunu ileri sürerek, 19.875,75 TL'nin ödeme tarihi olan 10.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, talep edilen faizin türüne, başlangıç tarihine ve oranlarına yerinde olmamasından dolayı itiraz ettiklerini, davacı tarafından ekspertiz raporunda, 12.12.2014 tarihli tutanağın dayanak olarak gösterildiğini, ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında karayolları kamulaştırma sahası sınırından doğalgaz hattı geçirilmesi konusunda protokol imzalandığını, protokolün 4.5. maddesinde; yolun bakımı, onarımı ve genişletme faaliyetleri veya güzergah değişikliğinde KGM tarafından istenecek her türlü hizmet ve benzeri taleplerin verilecek süre içerisinde doğalgaz firması tarafından herhangi bir ücret alınmaksızın yerine getirileceğinin kararlaştırıldığını, bu hüküm gereğince müvekkilinin yüklendiği ihale konusu işin, iş programına uygun, kesintisiz ve süresi içinde yerine getirilebilmesi için ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ile KGM arasında yazışmaların meydana geldiğini ve kamulaştırma sahası içinde kalan boru hattının ivedi bir biçimde deplasesi ve kamulaştırma sahası dışına taşınması için defalarca uyarıldığını ve kamulaştırma sahası içinde bulunması nedeniyle meydana gelebilecek her türlü zarardan bizzat sorumlu olacağının belirtildiğini, iddia edilen hasarın meydana geldiği yerin, sigortalı şirketin kendisine belirtilen süreler içinde boruların deplasesinin gerçekleştirilmesi gerektiği alan içerisinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davalı, dava konusu doğalgaz borusuna kazı çalışması yaptığı esnada zarar vermiştir. Bu zarar neticesinde dava dışı... gaz firması tarafından 12.12.2014 tarihinde tutanak tutulmuş, tutanakta davalı firma tarafından karayolu yapım işi nedeniyle doğalgaz boru hattına iş makinesi tarafından zarar verildiği tespit edilmiştir. Dosyaya kazandırılan Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü 04.12.2012 tarihli yazıda; "sözleşmesi ... İnş. Taah. Tic. A.Ş. İle 23.11.2012'de imazalanan Niğde-Bor il yolu Km:0t000-8t100 (Derbent Mezarlığı-Sazlıca Kavşağı) arasındaki toprak işleri, sanat yapıları, betonarme prefabrik yaya üstgeçicidi ve bitümlü sıcak karışım kaplama yapılması işi ile ilgili olarak..." şeklinde davalının dava konusu alanda karayolu yapım işini üstlendiği anlaşılmıştır. Dosyaya poliçe hasar dosyasından kazandırılan fotoğraflardan da karayolu yapım işi esnasında doğalgaz boru hattının kazı neticesinde iş makinesi tarafından zararlandırıldığı anlaşılmıştır. Bu zarar neticesinde bilirkişi raporunda davalı şirketin %75 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespit mahkememizce de uygun bulunmuş bunun üzerinden hesap yapılması mahkememizce benimsenmiştir. Tarafların tacir olması nedeniyle davacı tarafından ödeme yapıldığı tarihten itibaren avans faizine hükmetmek gerekmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu açık ve ayrıntılı olup, hükme esas alınarak, davanın KISMEN KABULÜNE, 14.906,81-TL'nin 10/04/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından düzenlenen Doğalgaz Kombine Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ait doğalgaz hattına, 12.12.2014 tarihinde davalıya ait iş makinası ile zarar verildiğini, bu zarar nedeniyle sigortalıya 19.875,75 TL ödeme yapıldığını, TTK 1472. maddesi uyarınca yapılan ödeme oranında sigortalının haklarına halef olunduğunu, bu kapsamda davalıya karşı rücu hakkının doğduğunu ve rücuen tazminat davası açıldığını, 09.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda yapılan kusur değerlendirmesinin hiçbir hukuki ve bilimsel gerekçe sorgulanmaksızın aynen benimsendiğini, anılan bilirkişi raporunda davalı şirketin zararın birinci derecede sorumlusu olduğunun tespit edilmesine rağmen, sigortalı şirkete %25 kusur atfedilmesinin soyut, gerekçesiz ve teknik açıklamadan yoksun olduğunu, bilirkişinin boru hattının deplasesine ilişkin değerlendirmesinin olayın teknik ve fiilî gerçekliğiyle örtüşmediğini, bilimsel açıklama yapılmaksızın kusur dağılımı yapılmasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı olay ve taraflara ilişkin ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. tarafından açılan davaların kesinleşmiş ret kararlarına rağmen, eldeki dosyada hiçbir yeni delil bulunmaksızın aksi yönde karar verilmesinin hukuk güvenliği, eşitlik ve içtihat birliği ilkelerine aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, boru hattına kimin ne şekilde zarar verdiğinin ispatlanamadığını, ayrıca hattın kamulaştırma sınırları içinde bırakılmasının sigortalının kendi kusurundan kaynaklandığının tespit edildiğini, dava konusu zararın, sigorta poliçesinin peşinatı ödenmeden ve poliçe yürürlüğe girmeden önce gerçekleştiğini, bu nedenle TTK m.1421 uyarınca sigortacının sorumluluğunun ve dolayısıyla halefiyet ve rücu hakkının doğmadığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe kapsamında olmadığını, iş yeri dışında bulunan doğal gaz boru hatlarının poliçede teminat altına alınmış muhteviyat kapsamında değerlendirilemeyeceğini, sigortalının, deplase işlemlerini tamamladığına dair gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğü ile yapılan protokole aykırı davranarak boru hatlarını kamulaştırma alanı içinde ve olması gerekenden çok daha içeride bıraktığını, dosyada, zararın davalı şirketin kusuruyla meydana geldiğini gösteren somut ve resmi nitelikte hiçbir delil bulunmadığını, yalnızca varsayıma dayalı ve objektiflikten uzak bilirkişi değerlendirmesi ile kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk bilirkişi raporunda davalıya kusur atfedilmediği halde bu raporun neden dışlandığının gerekçeli kararda açıklanmadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, TTK m. 1472 uyarınca, "Ticari Paket Sigorta" poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosyanın Tetkikinde; Dava konusu doğalgaz boru hattının davacı sigorta şirketi tarafından müşterek sigorta esaslarına göre 30.11.2014-30.11.2015 dönemini kapsayan "Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalı... Gaz Dağıtım A.Ş'nin sigortalandığı, 12.12.2014 tarihinde doğalgaz boru hattında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 09.10.2017 tarihli üç kişilik bilirkişi raporunda, davalı ... İnşaat.. A.Ş nin Niğde-Bor ili yolundaki yükleniminde bulunan işi yerin meskun mahal içinde bulunması ve bu kesimde yer altı tesislerinin yoğun olması nedeniyle daha dikkatli ve tedbirli davranmadığından kamulaştırma sahası içinde bulunan doğalgaz boru hattının varlığını dikkate almadığından meydana gelen olayda birinci derecede %75 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Davalı ... İnşaat ...A.Ş vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, "..sigortalı şirketin yol çalışması yapılacak alanda bulunan boru hatlarının deplase işlemlerini gerçekleştirmesi için defalarca kez uyarıldığını, bu uyarılar üzerine bizzat sigortalının kamulaştırma hattı içerisindeki boruların kaldırılması işleminin 24.11.2014 tarihi itibari ile bitirildiğinin bildirildiğini, dava konusu hasarın ise bu tarihten sonra 12.12.2014 tarihinde gerçekleştiğini" bu kapsamda kusura itiraz ettiklerini belirtmiş ve dava dışı sigortalı ...'ın 17.12.2014 tarihli 3486 sayılı T.C Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına hitaben yazdığı yazıyı ve olay yerine ait krokiyi ibraz etmiş, ilgili yazıda" '... EK 1-2 görüldüğü gibi kısmen kamulaştırma hattının dışına kısmen de kamulaştırma hattının dışında yer olmadığı için uygun noktadan imalat yapılarak deplase işlemi 13.10.2014 tarihinde bitirilmiş ve kamulaştırma hattı içindeki eski doğal gaz boru hattı ise 23.11.2014 tarihinde kaldırılmıştır." denildiği görülmüştür. Mahkemece ek bilirkişi raporu alınmış ne var ki ek bilirkişi raporunda, davalı vekilinin itirazlarının incelenmediği ve hasarın meydana geldiği noktadaki boru hattının Ek 1-2 deki krokiye uygun deplase edilip edilmediğinin yeterince araştırılmadığı, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının giderilmedi görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilmiştir. HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.a.6 gereğince, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/133 E., 2020/323 K. sayılı dava dosyasında verdiği 09.07.2020 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-) Peşin alınan istinaf karar harçlarının istek halinde ilgilisine iadesine, 3-) Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 18.12.2025 Başkan Üye Üye Katip