Hukuk Genel Kurulu 2024/722 E. , 2024/613 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/5 E., 2024/8 K. KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler inc…
**Hukuk Genel Kurulu 2024/722 E. , 2024/613 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/5 E., 2024/8 K. KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstem 4. Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde; vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle şikâyet ettiği avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının gönderdiği fezlekede soruşturma açılmasının talep edildiğini, ancak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tetkik hâkiminin görüşü doğrultusunda soruşturma açılmamasına karar verildiğini, bu kararın iptali için Ankara 7. İdare Mahkemesine açtığı davada anılan mahkemenin 28.10.2022 tarihli ve 2022/32 Esas, 2022/2320 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, oysa şikâyet ettiği avukatın yargılanması için gerekli koşulların bulunduğunu buna rağmen soruşturma yapılmayarak açık kanun hükmüne aykırı davranıldığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinde belirtilen şartların oluşmadığını, sorumluluk nedenlerini ispatlamaya elverişli herhangi bir delil sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2023/5 Esas, 2024/8 Karar sayılı kararı ile; "...Dava, hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı hukuki sorumluluğuna dayalı manevi tazminat davası olup davacı adli yardım talebinde bulunmuş, 07/11/2023 tarihli oturumda HMK’nın 334. maddesinde gösterilen şekilde davacının talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması gerekçesiyle adli yardım talebinin reddi ile başvuru harcı ve peşin harcın yatırılması için kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde harcın yatırılmaması durumunda Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılacağı ihtarında bulunulmuş, ancak davacı ihtaratın gereğini yerine getirmemiştir. HMK'nın 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebinde bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davacının sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin bilgi ve belgeler, talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması dikkate alınarak adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Davacının adli yardım talebinin reddine dair karara yönelik itirazı ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2023 gün ve 2023/3 D.iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacının kendisine yapılan ihtar ve kesin süreye rağmen yargılama harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava harcı ikmal edilmemiş olduğundan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 427,60-TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 32.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-HMK'nun 335/1. maddesi uyarınca adli yardım yargılama giderlerinden geçici koruma sağladığından hazineden karşılanan 18 adet tebligat gideri olan 1.131,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,..." karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. II. ÖN SORUN 8. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında davacının kararı adli yardım talepli temyiz ettiği dikkate alındığında adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı; adli yardım talebinin reddine karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılması bakımından 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 344 üncü maddesi kapsamında işlem yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. III. GEREKÇE 9. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Taş Korkmaz, Hülya: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411). 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334 üncü maddesinin birinci fıkrası, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler” hükmünü içermektedir. 11. Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir. 12. Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından mali yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin mali durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu yani kendisinin ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez vd s. 2417-2419). 13. Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir. 14. Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus 6100 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır” şeklinde düzenlenmiştir. 15. Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhâl reddedilmelidir. 16. Öte yandan talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır, bu yönüyle mali yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçüsünün geçerli olduğunun kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.04.2023 tarihli ve 2023/4-126 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararı). 17. Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında talepte bulunanın kendisinin ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez vd s. 2427). 18. Somut olayda davacının, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine adli yardım talepli dava açtığı, dava dilekçesinde vekâlet verdiği avukatın görevini kötüye kullandığı iddiası ile şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada ve görülen davada hâkimlerin kanunun açık hükmüne aykırı karar ve işlemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek manevi tazminat talep ettiği, Özel Dairece davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına ilişkin toplanan bilgi ve belgelerle davacının talep dayanaklarını açıkça göstermediği gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz incelemesi sonucunda Yargıtay 5. Hukuk Dairesince itirazın reddedildiği, ilk derece başvuru ve nispi peşin harcın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesine rağmen davacının süresi içinde harçları yatırmaması üzerine Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, verilen bu karara karşı adli yardım talepli olarak temyiz isteminde bulunan davacının temyiz dilekçesine mali durumuna ilişkin belgeleri eklediği görülmüştür. 19. Sözü edilen belgelerin tetkikinde, davacı adına Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Güzeloba Mahallesinde kayıtlı bağımsız bölüm bulunduğu, babasından dolayı ölüm aylığı aldığı ve düzenli bir gelirinin mevcut olduğu, bakmakla yükümlü olduğu kimsenin bulunmadığı anlaşılmıştır. 20. Davacının yargılama sırasındaki adli yardım talebine ilişkin kararların 6100 sayılı Kanun'un 337/2 nci maddesi gereğince kesinleştiği, temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgeler kapsamında adli yardım talebi değerlendirildiğinde, yatırılması gereken temyiz harç ve giderlerinin yüklü bir miktar olmadığı da dikkate alındığında Kanun'da öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşılmakla adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 21. Hâl böyle olunca temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı anlaşıldığından; a) 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344 üncü maddesi uyarınca; i) Temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacıya yazılı olarak bildirilmesi, ii) Verilen kesin süre içinde temyiz harç ve giderleri yatırılmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek davacıya tebliğ edilmesi, b) Verilen kesin süre içinde; i) Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, ii)Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın, tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmelidir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Davacının adli yardım talebinin REDDİNE, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366 ncı maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.