İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın hasar görmesi sonucunda sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, sigortalı a…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/589 KARAR NO : 2025/2201 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/01/2021 NUMARASI : 2018/1014 Esas - 2021/72 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 29/08/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın hasar görmesi sonucunda sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, sigortalı alıcı ... tarafından Norveç'teki ... den satın alınan ve müvekkili nezdinde sigortalanan 2 adet serbest düşme filikası kurtarma botu cinsi emtianın bir adedinin sigortalı alıcıya teslim edilmek üzere nakliyesinin davalı alt taşıyıcı tarafından üstlenildiğini,emtiayı taşıyan aracın sigortalı tesislerine ulaşmasını takiben 09/12/2016 tarihinde yapılan kontrollerde emtianın tavan kısmının hasarlandığının tespit edildiğini, hasar sebebiyle müvekkili tarafından 08/02/2017 tarihinde sigortalıya 89.383,50-TL hasar bedeli ödendiğini, bu ödeme sonucunda müvekkilinin TTK'nın 1472. maddesi gereği sigortalının haklarına halef olduğunu, nakliye sırasında meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu belirterek, davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; hasarın oluşmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, taşıma işinin bizzat müvekkili tarafından yapılmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki araç sahibi firmanın da taşımayı eksiksiz olarak yerine getirdiğini, emtianın 01.12.2016 tarihinde teslim edildiğini, hasarın ise sigorta şirketine 13.12.2016 tarihinde ihbar edildiğini, bu nedenle ihbar süresinde olmayıp hatır ödemesi niteliğindeki ödeme nedeniyle müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını, sigortalının malı teslim tarihinde muayene etmesi gerekmekte olup, hasarın çıplak gözle görülmemesinin mümkün olmadığını, emtianın 9 gün boyunca kontrol edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teslim anında hasar bulunmayıp hasrın teslimden sonra sigortalının ambarında meydana gelmiş olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça, sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, davalı vekilince taşıma işinin müvekkili tarafından yapılmadığı savunulmuş ise de, dosya kapsamında yer alan ve inkar edilmeyen mail yazışmaları, aynı zamanda davalının cevap dilekçesi ile dava konusu emtianın sigortalıya teslim edildiğinin savunulduğu da dikkate alınarak bu yöndeki savunmasının yerinde olmadığı,emtianın hasarlanmasının Türkiye'deki varış limanından alıcı adresine teslim sırasındaki karayolu taşıması sırasında meydana geldiğinin iddia edildiği anlaşılmakla, TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 889. maddesi gereğince, taşınan eşyanın zıya veya hasarlanması durumunda, bu durum teslim anında açıkça görülüyorsa teslim anında, teslim anında belli değilse, teslimden yedi sonra taşıyana bildirimde bulunulması gerektiği, aksi halde eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin karine olarak kabul edildiği,emtianın sigortalıya 30/11/2016 tarihinde teslim edildiği, sigortalı tarafından 09/12/2016 tarihinde yapılan kontrollerde emtianın üst kısmının hasarlı olduğunun fark edilmesi üzerine durumun davalı taşıyıcıya bildirildiği, bildirimin teslim tarihinden 9 gün sonra yapıldığı, bu halde yasal sürede davalı taşıyıcıya bildirimde bulunulmadığı anlaşılmakla, emtianın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yolunda davalı tayıcı lehine karine oluştuğu, bu halde davacı tarafından, zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatı gerektiği, ancak hasarın davalı tarafından taşınması sırasında meydana geldiğine dair delil bulunmadığı, davacı tarafından yemin deliline de başvurulmayacağının beyan edildiği,hasarın taşıma esnasında meydana geldiği davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddine,davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; emtianın deniz yolu ile taşınmasına ilişkin konşimentoda hasar şerhi bulunmadığını, gemiden tahliye esnasında da bir hasar raporu düzenlenmediğini, bu nedenle emtianın deniz taşıması sırasında hasarlanmayıp davalı kara yolu taşıyıcısına hasarsız halde teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, emtianın davalı tarafından limandan çıkarılırken hasarsız olduğunun güvenlik kamera kayıtlarını inceleyen eksper raporu ile tespit edildiğini, eksperin sigortalının tesisinde yaptığı incelemede hasarın sigortalının tesisinde gerçekleşmediği, tesiste emtianın çarpılacağı yükseklikte bir geçit veya köprü bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle emtianın sigortalının deposunda da hasarlanmadığını, emtianın tavan kısmının hasarlanmasının, kara yolu taşıması sırasında liman ile depo arasındaki güzergahta yer alan köprü veya geçide çarpması sonucu gerçekleştiğini, bu nedenle hasarın kara yolu taşıması sırasında meydana geldiğinin kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket ile sigortalı arasındaki mail yazışmalarının da hasarın davalının kusuruyla gerçekleştiğini gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalıya ait emtianın kara yolu taşıması sırasında hasara uğraması sonucunda dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Yine TTK'nın 889. maddesi uyarınca; eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. Somut olayda; taşınan emtianın üst kısmı çarpma şeklinde ezildiği bu halde hasarın açıkça görülebildiği ve teslim sırasında hasar ihbarı yapılması gereklidir.Davacının nakliyat abonman sigorta poliçesiyle sigortaladığı dava dışı ... firmasına ait serbest düşme filikası kurtarma botu emtiasının, Çin'den Kocaeli ... limanına deniz yolu ile taşınarak 30.11.2016 tarihinde varış limanına ulaştığı, emtianın limandan sigortalının tesisine kara yolu ile taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği ve işi alt taşıyıcıya havale ettiği anlaşılmaktadır. Davacı ,ekspertiz raporu ve e-mail yazışmalarından hasarın davalının yaptığı taşıma sırasında meydana geldiğini ileri sürmektedir.Sunulan e-maillerden emtianın 30.11.2016 tarihinde saat 15.14 de limandan çıkışının yapıldığı ekspertiz raporunda Limandan temin edilen fotoğraflarla ambalajlı şekilde çıkışının yapıldığı ve aynı gün saat : 19.50 de sigortalı tesislerine teslimin gerçekleştirildiği, liman ile sigortalı tesisleri arasında 45 kilometre mesafe bulunduğu ,aracın limandan ... plakalı araç ile çıktığı,sigortalı tesislerine geldiği araç plakasının ise ... olduğunun davalıya sorulduğu ,davalının ise aracın çekicisi arızalandığından değiştirildiği ,dorse değiştirilmeyip yükün ... plakalı dorse ile taşındığını ,dorse değiştirilmediğinden bir aktarma yapılmadığını sigortalıya bildirmiştir. Sigortalı tarafından emtianın liman'dan sonra ki kara yolu taşıması sırasında hasarlandığından şüphelenildiği ve sigortalı ile davalının bu yolda yazıştıkları anlaşılmaktadır. Emtianın teslimi sırasında hasar tesbiti yapılmamış, sigortalı tarafından 12.12.2016 tarihinde davalı taşıyıcıya ve davacı sigorta şirketine TTK'nın 889. maddesinde düzenlenen süre geçtikten sonra hasar ihbarı yapılmıştır.Bu halde davalı taşıyıcı lehine taşıma konusu emtianın sigortalı alıcıya hasarsız olarak teslim edildiğine dair karine doğmuş bulunmaktadır.Karinenin aksi yani hasarın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında meydana geldiğini ispat yükü davacı üzerindedir.Ekspertiz raporu her ne kadar delil niteliğinde ise de raporda ki tesbitler tahmine dayalıdır. Sunulan fotoğraflardan emtianın ambalajlı olarak limandan çıktığı,10 gün kadar sigortalı tesislerinde kaldığı anlaşılmaktadır.Davalı taşıyıcının sorumlu olduğu sonucuna varılabilecek şekilde karinenin aksi davacı tarafça ispatlanamamıştır. Şüphe ile sorumluluğa hükmedilemeyecektir.E-posta yazışmalarında davalı tarafça aracın bir kazaya karışmadığı bildirilmiş olup,aracın 45 dakika mesafedeki sigortalı tesislerine 4,5 saat sonra gelmesi taşıma trafik yasağına denk geldiğinden davalı aleyhine yorumlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının iddiaları ve ekpertiz raporunda hasarın yurt içi taşıma sırasında meydana geldiği ileri sürülmüş ise de bu yolda kesin kanaate varacak bir delil bulunmadığı,tahmini dayalı çıkarımlar ile sorumluluğa hükmedilemeyeceği, emtia hasarının hangi aşamada gerçekleştiğinin belirlenemediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 672,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31/12/2025