13. Hukuk Dairesi 2015/21223 E. , 2016/19650 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... ile davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili ... ile davalılar vekili avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış…
**13. Hukuk Dairesi 2015/21223 E. , 2016/19650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... ile davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili ... ile davalılar vekili avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, murislerinden kalan taşınmazların satışı için davalı ...'ye vekaletname verdiklerini, davalıların bu vekaletnameye dayanarak ... 1. Noterliğinin 25/06/2008 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kendilerine haber vermeden ve ödeme yapmadan satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, davalı ...'ın bu taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak açmış olduğu tapu iptal ve tescil davası ile sözleşmeden haberdar olduklarını, bu taşınmazların ... tarafından kamulaştırıldığını ve tapu kütüklerine kamulaştırma şerhleri işlendiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihte imkansızlık söz konusu olduğunu ve davalıların ifa imkansızlığını bilerek bu sözleşmeyi yaptıklarını, sözleşmenin batıl olduğunu, ayrıca davalıların bu işi meslek haline getirdiklerini ve haklarında bu nedenle açılmış davalar bulunduğunu ileri sürerek 25.06.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ...; dava konusu satış vaadi sözleşmesinde vekil sıfatıyla hareket etmiş olması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş; diğer davalı ... ise sözleşmenin geçerli olduğunu, ortada ifa imkansızlığı bulunmadığını savunmuş ve her iki davalı da davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, ... 1. Noterliği'nin 25/06/2008 tarih ve 19757 yevmiye nolu, Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar, eldeki dava ile murislerinden kalan taşınmazların satımı için davalı ...'ye vermiş oldukları vekaletname ile davacılara vekaleten davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan 25/06/2008 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin başlangıçtaki imkansızlık nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, ... Genel Müdürlüğünün cevabi yazıları doğrultusunda dava konusu 25 adet parselden, 6, 30, 31, 41, 42, 48, 87, 4558, 4566 ve 4793 parsellerin, ...Genel Müdürlüğü'nce kamulaştırılarak söz konusu parsellere 01/07/1977 tarihinde ... Genel Müdürlüğü'nce el atıldığı; 422, 423, 424, 425, 426, 427 ve 428 parsellerin, ... tarafından kamulaştırılarak söz konusu parsellere 1966 yılında fiilen el atıldığı; 4763 ve 4793 parsellerin, .... Genel Müdürlüğü'nce kamulaştırılarak söz konusu parsellere 10/07/1987 tarihinde fiilen el atıldığı; 6, 30, 31, 41, 42 ve 48 parsel sayılı taşınmazların tamamının ...Göl Havzası Baraj Gölü göl sahası içerisinde kaldıklarından, imar planı kapsamı dışında bulunduğu; 87, 4566 ve 4558 parsel sayılı taşınmazların, kısmen ... Göl Havzası Baraj Gölü, göl sahası içerisinde, kısmen de göl havzası mutlak koruma alanında kaldıkları, mutlak koruma alanında kalan kısımların imar planında yeşil alan olarak ayrıldığı, göl sahası içerisinde kalan kısımların ise, imar planı dışında kaldıkları, 170, 173, 4565, 4787, 4794 ve 4557 parselin ifrazından oluşan, 4781 parselin, Büyükçekmece göl havzası mutlak koruma alanında kaldıkları, imar planında yeşil alan olarak ayrıldıkları, 4557 parselin ifrazından oluşan 4872 ve 4873 parsel sayılı taşınmazların, Büyükçekmece göl havzası kısa mesafeli koruma alanında kaldıkları, imar planında yeşil alan olarak ayrıldıkları; 4763 parsel sayılı taşınmazın, kısmen Büyükçekmece göl havzası mutlak koruma alanında, kısmen kısa mesafeli koruma alanında kaldığı, imar planında İSKİ arıtma tesisleri olarak ayrıldığı; 4793 parsel sayılı taşınmazın, kısmen Büyükçekmece göl havzası mutlak koruma alanında, kısmen kısa mesafeli koruma alanında kaldığı, mutlak koruma alanında kalan kısmının imar planında yeşil alan olarak; kısa mesefeli koruma alanındaki kısmın ise İSKİ arıtma tesisi olarak ayrıldığı; 422, 423, 424,426 ve 427 parsel sayılı taşınmazların imar planında ağaçlandırılacak alan olarak; 425 ve 428 parsel sayılı taşınmazların ise, imar planında kısmen ağaçlandırılacak alan, kısmen de yol olarak ayrıldıkları; 829 parselin ise, imar planında kısmen konut alanı, kısmen yol olarak ayrıldığı gerekçesiyle, dava konusu satış vaadi sözleşmesinin ifasının imkansız olduğu, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, ancak vaad alacaklısının, vaad nedeniyle davalı ...'ye yaptığı ödeme nedeniyle ileride açabileceği tazminat davasını bertaraf etmemek hususu gözetilerek bu davalı hakkındaki davanın da kabul edildiği belirtilerek, her iki davalı hakkındaki davanın kabulü ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece her bir taşınmaz bakımından mahallinde inceleme yapılarak taşınmazların fiili durumu belirlenmediği gibi taşınmazlar hakkında bilirkişi raporu da alınmamış; böylece eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. O halde Mahkemece, mahallinde keşif yapılarak, dava konusu 25.06.2008 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların fiili durumları saptanarak, tapu kayıtlarında yer alan şerhler ile taşınmazlara ilişkin kamulaştırma evrakı değerlendirilmek ve tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor da alınmak suretiyle her bir taşınmaz bakımından değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilgili idarelerden gelen cevabi yazılar ile yetinilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre, davalı ...'nin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı ...'nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.