(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/5188 E. , 2012/5984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/5188 E. , 2012/5984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de hükme esas alınan birinci bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak 1507 parsel, 1354 parsel ve 71 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar alınıp bu üç emsalin ortalama değerine göre dava konusu taşınmazın m² fiyatının belirlendiği anlaşılmaktaysa da bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, arsalarda kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer biçilmesi gerekir. Emsalin sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin; arsa vasfında ve benzer yüzölçümünde olmak, bitişik ya da yakın mesafede bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, satış tarihleri değerlendirme tarihine yakın olmak, fiyatları bakımından enazından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal” in seçilmesinde öncelikle esas alınması ve aranması gereken unsurlardır. Bu unsurlar yönünden benzer nitelik ve özelliklerin bulunmaması veya çok az olmasının değerlendirmede yanıltıcı sonuçlara götürmesi kaçınılmaz olacaktır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak alınan emsallerden ... parsel sayılı taşınmazın aynı kamulaştırma kapsamında daha önce temyiz incelemesi yapılan Dairenin 2011/7243E.-8668 K. (mahkemenin 2008/135 E.- 2009/176 K) sayılı dosyasında imar planları ve mücavir alan dışında kaldığı ve bu özellikleriyle emsal olamayacak nitelikte olduğundan bozma konusu yapıldığı, yine bu dosyada somut emsal olarak incelenen 1354 parsel sayılı taşınmazın da geri çevirme kararıyla dosyaya getirtilen belediye başkanlığı 2012/5188-5984 yazısında imar planında olmadığının belirtildiği ve Dairemizde daha önce incelenen 2011/7246 E-8665 K. (Mahkemenin 2007/229 E-2009/39 K.) sayılı dosyasından mücavir alan dışında olduğu da bilindiğinden bu özellikleri itibariyle uygun emsal olmadığı ve 71 ada 5 parsel sayılı taşınmazın da üzerinde akaryakıt istasyonu bulunduğu, akaryakıt istasyonunun yapı değerinden başka ticari değeri de bulunup bu istasyonun satışı ticari rekabet kuralları çerçevesinde gerçekleştiğinden istasyonun ticari değerinin objektif tespiti olanak dışı olup böyle bir satışın da emsal olamayacağı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda mahkemece öncelikle tapu müdürlüğünden değerlendirme tarihinden önceki ve özel nitelik taşımayan uygun arsa satışlarına ilişkin kayıtların getirtilip, varsa tarafların gösterecekleri emsal kayıtlarda celbedikten sonra bilirkişi kurulundan, bunların her birisinin ayrı ayrı incelenip irdelenerek emsal olma niteliği taşıdığı anlaşılanlar arasından dava konusu taşınmaza en yakın nitelik ve özellikleri taşıyan taşınmazın somut emsal seçilerek, bu emsalle dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasının yapılıp, değerinin belirlendiği ek raporlar alınmalıdır. 2-Kabule göre de; dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan 48 m²'lik kerpiç ev ve 38,25 m²'lik ahır ve depo bedeli olan 16392,56 TL'nın 3'er aylık mevudat hesabında muhafaza edilip, mülkiyet iddiasında bulunan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e mülkiyet hususunda 2942 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince mahkeme kararı getirdikleri taktirde bu hususun ayrıca değerlendirilmesine karar verilmişse de, kararı temyiz eden davalılar ... ve ... vekilinin yargılama aşamasındaki beyanlarında ve temyiz dilekçesinde bu muhtesatların tapu maliki muris ...'a ait olduğunu belirtikleri muhtesatlar üzerinde mülkiyet iddiasında bulunan davalı ...'ın ise karar verildikten sonra mahkemeye verdiği 21.10.2011 tarihli dilekçede; bu muhtesatlarla ilgili mülkiyet iddiasından vazgeçtiği, bunların muris ...'a ait olduğunu belirtip, 16392,56 TL'nın üzerindeki muhafazanın kaldırılmasını istemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda bahsedilen kerpiç ev, ahır ve deponun mülkiyeti hususunun da yeniden tahkik edilip mülkiyet ihtilafı yoksa muris mirasçılarına verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin onbirinci fıkrasına göre kamulaştırması yapılan taşınmaz mal tahsis edildiği kamu hizmeti itibarıyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Mahkemece Yasanın bu hükmü ve dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilinin istendiği dikkate alınmadan kamulaştırılan taşınmazın tescili yerine terkinine karar verilmiş olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.