başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir tarihli sözleşme ile nm okulu kantinini işletmekte olan başvurucu ile okul aile birliği arasında ihtilaf çıkmış başvurucu hakkında tahliye işlemi başlatılması üzerine başvurucu tahliyenin durdurulması için sulh hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur sulh hukuk mahkemesi tarihli kararla başvurucunun tahliye işlemini tedbiren durdurmuştur başvurucu okul kantinini kira sözleşmesi kapsamında işlettiğini söz
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir tarihli sözleşme ile nm okulu kantinini işletmekte olan başvurucu ile okul aile birliği arasında ihtilaf çıkmış başvurucu hakkında tahliye işlemi başlatılması üzerine başvurucu tahliyenin durdurulması için sulh hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur sulh hukuk mahkemesi tarihli kararla başvurucunun tahliye işlemini tedbiren durdurmuştur başvurucu okul kantinini kira sözleşmesi kapsamında işlettiğini sözleşmeye göre feshi gerektiren nedenler yoksa sözleşmenin beş yıl süreye kadar uzatılabileceğini bu başvuru numarası karar tarihi noktada kazanılmış hakkı olduğunu sözleşmenin yenilenmesi gerektiği halde okul idaresince haksız olarak feshedildiğini belirterek kiracılık sıfatının tespiti ile el atmanın önlenmesi davası açmıştır sulh hukuk mahkemesinin mahkeme tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin en son tarihinde yenilendiği ve tarihinde sona erdiği tarihli ve sayılı devlet kanununun maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başvurucunun taşınmazda fuzuli şagil konumunda ve bu nedenle de taşınmazı tahliye etmek zorunda olduğu yargıtay hukuk genel kurulu kararında da belirtildiği gibi sayılı kanuna göre kira süresinin dolması ile sözleşmenin sona ereceği davada tarihli ve sayılı mülga gayrimenkul kiraları hakkında kanunun maddesinin davada uygulanma yerinin olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir başvurucunun temyizi üzerine yargıtay hukuk dairesi tarihli ilamında hükmün davacı vekiline tarihinde tebliğ edildiğini mahkemece tarihli tutanakla davacı vekilinin tarihli temyizden feragat ettiğini bildirir dilekçesini mahalli mahkemeye verdiğini ve kimlik tespitinin yapıldığını temyizden feragat dilekçesinin dosya içine konulduğunu daha sonra davalı vekilinin tarihinde mahkemeye müracaatı sonucu yapılan incelemede davacı vekilinin temyizden feragat dilekçesinin olmadığına dair mahkeme hakimi yazı işleri müdürü ve davalı vekilinin imzası ile tutanak tutulduğunun anlaşıldığını tutanağa göre davacı vekili temyizden feragat ettiği halde tarihinde temyiz dilekçesi verdiğinin görüldüğünü mahkemece tutulan tutanağa göre davacı vekilinin hükmün tebliğinden sonra temyizinden vazgeçmesi ile hükmün kesinleştiğini kesin hüküm hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağını belirterek başvurucunun temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir karar düzeltme talebi aynı dairenin tarihli ilamı ile reddedilmiştir ret kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv a ulusal hukuk kanun hükümleri tarihli ve sayılı hukuk muhakemeleri kanununun geçici maddesi şöyledir bölge adliye mahkemelerinin tarihli ve sayılı adli yargı derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici nci maddesi uyarınca resmi gazete de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar sayılı kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar sayılı kanunun tarihli ve sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki ita üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur bu kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar sayılı kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır sayılı kanunun maddesi şöyledir taraflar ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez b numarası karar tarihi başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur sayılı kanunun maddesi şöyledir ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde uyap kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir harç ve avans ödenebilir dava dosyaları incelenebilir bu kanun kapsamında olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve gönderilebilir güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler ayrıca olarak gönderilmez belge örneği aranmaz elektronik ortamdan örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hakim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter mahkemelerde görülmekte olan dava çekişmesiz yargı geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde uyap ın kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren mülga hukuk muhakemeleri kanunu yönetmeliğinin yönetmelik maddesinin ilgili kısmı şöyledir tutanak belge ve kararlar elektronik ortamda düzenlenir ve gerekli olanlar ilgilileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanır teknik nedenlerle olarak düzenlenen belge veya kararlar engelin ortadan kalkmasından sonra derhal elektronik ortama aktarılır temyiz hakkından vazgeçme hususunda tarihli ve sayılı mülga hukuk usulü muhakemeleri kanununun genel sistematiği içinde kıyasen uygulamaya esas alınan maddesi şöyledir tarafın muhakemeden ve üncü maddede muayyen şeraitin tahakkuku halinde temyizden hakkında akdedecekleri mukavele yargıtay kararları yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir hükmü temyiz eden davacı vekili ile davalı h y mahkemeye sundukları tarihli müşterek tanzim edilmiş dilekçelerinde temyiz taleplerinden vazgeçtiklerini belirtmişlerdir yazı müdürü tarafından davalı h ynin kimlik kontrolü yapılmasına karşın davacı vekilinin kimlik tespiti yapılmadığı görülmüştür bu nedenle temyizden vazgeçme dilekçesindeki imzanın ve içeriğinin davacı vekiline ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra yeniden gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine gününde oybirliğiyle karar verildi başvuru numarası karar tarihi yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir vekaletnamesinde temyizden vazgeçme yetkisi de bulunan alacaklı vekilinin ve tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi gereği iz dilekçesinin gününde oybirliğiyle karar verildi b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin ilgili kısmı şöyledir herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi mahkemeye erişim hakkının sözleşmenin maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası olduğunu bkz partners b no bu kapsamda herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ile ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya yargı önüne getirme hakkının güvence altına alındığını bkz krallık b no sözleşmenin maddesinde mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkının güvence altına alınmadığını ancak devletin kendi takdirine bağlı olarak taraflara kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı tanıması durumunda kanun yolu başvurusunu inceleyen mahkeme önünde uygulanan muhakeme usulünün bu ilkelere uygun olması gerektiğini belirtmiştir bkz b no bu değerlendirmeye benzer şekilde bir hukuk davasında bölge adliye mahkemesinin kararına yönelik itirazın reddedilmesi nedeniyle yapılan başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında kanun yolu incelenmesinde uygulanacak usulün sözleşmenin maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir bkz ukrayna b no mahkemeye erişim hakkına yönelik birtakım sınırlandırmaların kabul edilebileceğini ancak yasa veya uygulamayla getirilen sınırlamaların meşru bir amaca yönelik olmadığı veya kullanılan yöntem ile ulaşılması hedeflenen amaç arasında makul bir orantısallık ili bulunmadığı durumlarda kısıtlamaların sözleşmenin maddesinin birinci fıkrasına uygun olmayacağını belirtmiştir bkz krallık b no usul kurallarının katı bir biçimde uygulanması sonucu uyuşmazlıklara ilişkin taleplerin yargı önünde ileri sürülememesi meselesini mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelemiş bu tür kısıtlamaların bireylerin mahkemeye erişiminin etkili ve pratik olmasının önünde engel oluşturduğunu belirtmiştir davasında ceza mahkemesi kararını temyiz eden başvurucunun talebinin yasal prosedüre uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine sözleşmenin maddesi kapsamında şikayette bulunulmuş başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirerek mahkemelerin usul kurallarını uygularken bir yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten ve usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmaları gerektiğini belirtmiş somut olayda yerel mahkemelerin başvuru prosedürünü düzenleyen usule ilişkin şartlarla ilgili aşırı şekilci yaklaşım sergilediğini belirterek sözleşmenin maddesinin birinci fıkrasının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır b no başvuru numarası karar tarihi yine and nikos davasında başvurucu şirket otel inşaatı için devletten sübvansiyon talebinde bulunmuş ancak talebi reddedilmiştir başvurucu kararın iptali için başka bir resmi merci vasıtasıyla yüksek mahkemesine başvurmuş dilekçedeki birtakım şekli eksiklikler gerekçe gösterilerek itirazı reddedilmiştir bu başvuruda itiraz ve temyize ilişkin kabul edilebilirlik koşullarında düzenleme yapmada devletlerin takdir yetkisinin bulunduğunu bu alandaki düzenlemelerin adalete uygun bir yönetimin sağlanması için gerekli olduğunu ancak sınırlamaların hakkın özüne zarar vermemesi gerektiğini belirterek somut olay açısından iç hukuktaki itiraz usulünde başka bir resmi merci vasıtasıyla yüksek mahkemesine başvurma hakkının verildiğini temyiz dilekçesindeki eksikliğin başvurucudan kaynaklanmadığını ve sorumluluğun yetkili otoriteye ait olduğunu bu açıdan yerel mahkemenin aşırı şekilci yaklaşımla yaptığı değerlendirmede başvurucunun mahkemeye erişim hakkına orantısız bir müdahalede bulunulduğunu belirterek sözleşmenin maddesinin birinci fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir b no v