3. Hukuk Dairesi 2013/21210 E. , 2014/6626 K. "" MAHKEMESİ : GEMLİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2013 NUMARASI : 2010/874-2013/506 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının malik sıfatıyla z…
**3. Hukuk Dairesi 2013/21210 E. , 2014/6626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GEMLİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2013 NUMARASI : 2010/874-2013/506 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının malik sıfatıyla zilyed olduğu Kütahya merkez .. Beldesi .. mevkiinde bulunan 5.000 m2 alana sahip tarla vasfındaki taşınmazı 15.07.1991 tanzim tarihli harici satış sözleşmesine istinaden 16.000 Alman Markı karşılığında satın aldığını, davaya konu 16.000 Alman Markının müvekkili davacı tarafından davalı Ş. S..'e ödenmesine rağmen satışa konu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olmaması nedeniyle tapuda satış yapılamadığını, davalı adına tescil yapıldıktan sonra da davacı adına devrinin yapılmadığını, davalının dava dışı Ö.Y..'e satarak tapuda satış ve devir yaptığını, satış bedeli olarak davalıya ödenen 16.000 Alman Markı karşılığı tutarın da sözleşmede öngörülen faiz ve ferileriyle birlikte müvekkiline iade edilmediğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 15.07.1991 tarihli harici satış sözleşmesine istinaden davalı tarafa ödenen 16.000 Alman Markı karşılığı 24.212,00 TL'nin sözleşmede öngörülen faiz ve ferileri ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, satış sözleşmesinin sahte satış sözleşmesi olduğunu, anılan sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacıya tarlanın tapuda satışını vermek için defalarca söylediğini, davacının toplulaştırma sırasındaki değerlendirme sonucunda tarlanın küçülmesinden kendisini sorumlu tuttuğunu ve tarlanın tapusunu almak istemediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.