4. Hukuk Dairesi 2021/6068 E. , 2021/9486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalıya kasko poliçesiyle sigortalı müvekkiline ait aracın 19/09/2017 tarihinde gerçekleşen çift taraflı kaza sonucu hasar nedeniyle mülkiyeti sigort
**4. Hukuk Dairesi 2021/6068 E. , 2021/9486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalıya kasko poliçesiyle sigortalı müvekkiline ait aracın 19/09/2017 tarihinde gerçekleşen çift taraflı kaza sonucu hasar nedeniyle mülkiyeti sigorta şirketinde kalmak suretiyle hasarın tazmini için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 55.500,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile 38.000,00 TL sigorta tazminatının 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince sigortalı araç sürücüsünün kusursuz dahi olsa izin verilen sınırın üzerinde alkollü araç kullandığı sabit olduğu bu nedenle meydana gelen hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davalı tarafın itirazı kabul edilerek başvurunun reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, trafik kazasının salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6847 Sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK.'nun 48/6.maddesinde; "Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179/3 maddesinde ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde yer alan; Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23/10/2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07/04/2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02/03/2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14/12/2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10/12/2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları). Somut olayda; sigortalı araç sürücüsünün kan örneği üzerinde yapılan incelemede 1 promil alkol tespit edilmiş, hem kaza tespit tutanağında hem de ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvuruya konu kazanın salt sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması sebebiyle meydana gelmemesi bir yana, alkolün kazada hiçbir etkisi bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacının başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı neticesinde İtiraz Hakem Heyetince kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz dahi olsa izin verilen sınırın üzerinde alkollü olmasından dolayı 2918 sayılı Yasanın 48. maddesine göre tazminat talebinin teminat dışında olduğunun kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 1 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir. Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporundan sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle kazaya bir katılımının bulunmadığı, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Buna göre itiraz hakem heyetince talebin teminat dışı olduğunun kabulü ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.