11. Hukuk Dairesi 2023/6225 E. , 2024/7615 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1584 Esas, 2023/969 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/389 E., 2019/187 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6225 E. , 2024/7615 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1584 Esas, 2023/969 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/389 E., 2019/187 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir çok tanınmış markası bulunduğunu, "... TEA + Şekil" markasının da dahil olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün yaratıcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, "..." markasının gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yüzlerce tescili bulunduğunu, davalının ise yiyecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 2013/58283 numaralı "... BARDAK POŞET SİYAH ÇAY + Şekil" markasını aralarında "çaylar, buzlu çaylar ve bitki çayları" emtialarının da bulunduğu bir kısım gıda maddeleri için tescil ettirdiğini, davalının 2013/58283 numaralı markasının davacının "... TEA" adlı ürün ambalajları dizaynı ile ayniyet arz ettiğini, özellikle davacıya ait 2009/55252, 2002/27872, 2007/36264, 2010/02869, 2004/08953 ve 2007/43256 sayı ile tescilli markaların bileşimi ile birlikte ana zemin rengi, kelime markalarının konumlandırma biçimi, kelime markalarının arka fonunda parlayan güneş figürü, çay yaprağı, çay yaprağı üzerindeki damlacık, kelime markalarını çevreleyen sarı renkli hare, çay bardağı, arka fondaki çiçek desenli unsurlarının kopyalandığı ve aynı konumlandırma ile kullanıldığını, davalının davacıya ait tescilli marka ve ambalajları taklit ederek tüketiciyi yanıltmayı ve haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, bu itibarla kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle davalı adına tescilli 2013/58283 numaralı "... BARDAK POŞET SİYAH ÇAY + Şekil" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Türkiye çay pazarında davacıdan çok önce var olan, tanınmış marka tesciline sahip, köklü ve itibarlı bir firma olduğunu, müvekkili markaların tescil tarihinin davacının dayanak gösterdiği markalardan çok öncelere uzandığını, davacının dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresi olduğunu ve ambalaj üzerinde tekel hakkı elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulmasının mümkün olduğunu, ambalajda yer alan renk, çay filizi, demlik poşeti, çay bardağı figürleri üzerinde davacı tarafın tekel hakkı bulunmadığını, karşılaştırılan ambalajların görsel algı bütünlüğü açısından ve detaylarda kullanılan ögeler açısından birbirinden farklı olduğunu, "..." ve "..." markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her iki tarafın kullanımının çay emtiası üzerinde olduğu, ürünlerin market raflarında yan yana dizilerek satışa sunuldukları, ambalajlar üzerindeki "... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, ambalaj benzerliği yaratmanın iltibas yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden önce davacı tarafça kullanılmakla öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalı şirketin aynı ticari konuda faaliyet göstermesi nedeniyle, davacının ambalajından haberdar olması gerektiği, pek çok seçenek mevcut olduğu halde, yüksek derecede ayırt edici niteliğe ve kendine özgü bir görünüme sahip olan davacının ambalajına benzer bir markayı tescil ettirdiği, bu nedenle marka olarak tescil ettirdikleri ambalaj desenini davacının ambalaj desenine yaklaştırmaya çalıştıkları, tescilin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 nci maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda davalı markasının davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğu ve davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karıştırılma tehlikesi 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin b bendinde düzenlenmiş olup, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Bu kapsamda taraf markaları değerlendirilecek olursa bilirkişi raporunda taraf markaları arasında benzer olduğu tespit edilen çay yaprağı ve çay bardağı görselleri çay emtiası açısından tanımlayıcı niteliktedir. Öte yandan çay yaprağı ve çay bardağı, çay ürününün tanıtımında mutat olarak kullanılan görseller olup taraf markalarında bulunan bardak görselleri de birbirinden farklıdır. Her iki tarafın çay ambalajında ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmışsa da sarı renk de çay paketlerinde kullanılan bir renk olup bir kişinin tekeline bırakılması mümkün değildir. Davacı markasında ana unsur "...", davalı markasında ise ana unsur "..." ibaresi ve ibarelerin etrafındaki şekiller olup markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmamakta, başka bir deyişle "..." markasına ait çay almak isteyen ortalama tüketicinin markalar arasındaki düşük düzeydeki benzerlikler nedeniyle markaları karıştırarak "..." markasına ait çayı alma ihtimali bulunmamaktadır. Davalının davacı markalarına kötüniyetli olarak yanaşarak iltibasa neden olduğuna ilişkin somut bir delil de dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.