7. Hukuk Dairesi 2013/326 E. , 2013/12122 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de,varılan sonuç dosyada toplanan delill…
**7. Hukuk Dairesi 2013/326 E. , 2013/12122 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de,varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir. Taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde muhtesatın maliklerden biri veya birkaçına ait olduğuna ilişkin kayıt bulunması veya tüm taşınmaz maliklerinin muhtesatın belirli bir veya birkaç malik tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiğini oybirliği ile kabul etmeleri halinde, ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin taşınmaz satış bedelinin paylaştırma oranını belirlerken muhtesata isabet edecek satış bedelinin sadece bu muhtesatı meydana getiren malik veya maliklere verilmesini sağlayacak şekilde oranlama yapması ve buna göre hüküm vermesi, tapu kütüğünde muhtesata ilişkin bir kayıt yoksa veya taşınmaz malikleri arasında bu konuda oybirliği sağlanamazsa mahkemenin bu konuyu ön mesele yapması, muhtesat konusunda çıkan uyuşmazlığı çözmek miktar itibarıyla (muhtesat değeri)kendi görevine giriyorsa uyuşmazlığı kendisinin çözmesi,görevini aşıyorsa, muhtesatın kendisine ait olduğunu öne süren malik veya maliklere bu konuda tespit davası açmak üzere 1086 sayılı HUMK'nun 567. maddesi hükmüne göre süre vermesi ve açılacak bu davanın sonucunu beklemesi gerekir. Mahkemece verilecek süre üzerine veya taşınmaz malikleri tarafından kendiliğinden açılacak genel hükümlere ve çekişmeli yargıya tabi böyle bir dava sonucunda verilecek hüküm davanın taraflarını ve ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemeyi bağlar. Ayrıca bu tür tespit davaları taşınmazın aynı ile ilgili olmadığından taşınmaz malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır.Ne var ki muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiği açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur. Şu halde ortaklığın giderilmesi davası sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin açıkça kabul edilmesi önem arz etmektedir.Açık bir anlatımla görülen ortaklığın giderilmesi davası sırasında bu yönde açık bir kabul bulunmuyorsa muhdesat iddiasında bulunan taşınmaz malikinin kendiliğinden dava açmasına bir engel bulunmamaktadır.Bu durumda dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve yargılamanın ilk oturumunda davayı kabul eden davalı tarafın yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; hukuki yararın var olduğu kabul edilerek davanın esasına girilmeli,taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm deliller toplandıktan sonra davanın esası yönünden sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Mahkemece davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.