1. Hukuk Dairesi 2012/11480 E. , 2012/15880 K. "" MAHKEMESİ : İZNİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2012 Yanlar arasında görülen "tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis" davası sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; 6098 sayılı Borçlar Yasasının 19. maddesinden (818 sayı…
**1. Hukuk Dairesi 2012/11480 E. , 2012/15880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZNİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2012 Yanlar arasında görülen "tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis" davası sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; 6098 sayılı Borçlar Yasasının 19. maddesinden (818 sayılı Borçlar Yasası 18. maddesi) kaynaklı M. Z.'in temliki bakımından muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal- tescil, N.Z.'in temliki bakımından ise muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkin olup, mahkemece muris M.Z.'in muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davasına konu temlikte davalının taraf olmadığı gerekçesiyle reddine, tenkis isteğinin ise kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; 22/05/1987 tarih, 1986/4 Esas, 1987/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği üzere; mirasbırakanın temliki tasarrufundan zarar gören mirasçıların muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası ile birlikte kademeli olarak tenkis de isteyebilecekleri, böyle bir talebe yasal engel bulunmadığı kuşkusuzdur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l-04-1974 tarih, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 237. maddesi, (818 sayılı Borçlar Kanunun 213. maddesi) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.