8. Hukuk Dairesi 2020/11 E. , 2020/1817 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vakıf Yetkili Organ Kararlarının İptali İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vasisi ... dava dilekçesinde, sözleşmeli uzman çavuş olan davacı ...'in malülen (Psikotik bozukluk…
**8. Hukuk Dairesi 2020/11 E. , 2020/1817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vakıf Yetkili Organ Kararlarının İptali İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vasisi ... dava dilekçesinde, sözleşmeli uzman çavuş olan davacı ...'in malülen (Psikotik bozukluk) askerlikten ayrılması sebebi ile askerlikten ilişiğinin kesildiği, yardım bağlanması için davalı Vakfa müracaatı üzerine 20.03.2014 tarihli yazı ile yardım yapılacaklar arasında sözleşmeli erbaş ve erlerin olmadığı gerekçesi ile istemin reddedildiği ileri sürülerek yardım talebinin reddine dair 20.03.2014 tarihli işlemin iptali istenmiş; Mahkemece, davacının eda davası niteliğinde olduğu ve somutlaştırılarak gerekli harçların yatırılmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin davanın usulden reddine dair verdiği karar, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Dava, sözleşmeli uzman çavuş olarak TSK'de görev yaparken rahatsızlığı sebebi ile malülen askerlikten ayrılan davacının, tarafına yardım bağlanması isteminin reddine dair davalı vakıf işleminin reddi istemine ilişkindir. Öncelikle dava açıldığı tarih itibari ile vesayet altına olan ve vasi tarafından açılan davada, TMK'nin 462/8.maddesi gereği vesayet makamından husumete izin kararı alınması ve bu kararın HMK'nin 54.maddesi gereği dava dilekçesine eklenmesi zorunlu ise de nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacı hakkındaki kısıtlama kararının Araklı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/708-2015/94 sayılı ilamı ile kaldırılmış olduğu, davacının yeniden kısıtlanması için görülen davanın ise derdest olduğu yani davacı hakkında dosyanın inceleme tarihi itibari ile kısıtlama kararı mevcut olmadığından kanuni temsilci olmaksızın davayı takip ehliyetinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ve dosya içerisideki diğer belgelere göre, davacının yardım bağlama talebinin reddine dair davalı vakıf kararının iptali istenmiş ve gerekli harçlarda yatırılmış olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken davanın somutlaştırılması ve ilave harç yatırılması yönündeki muhtıranın gereği yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.