3. Ceza Dairesi 2015/31458 E. , 2016/14373 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yargılama konusu eylemlerin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddesi kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 tarih ve 2011/10-182 esas – 2011/204 karar sayı…
**3. Ceza Dairesi 2015/31458 E. , 2016/14373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yargılama konusu eylemlerin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddesi kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 tarih ve 2011/10-182 esas – 2011/204 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi ile "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda" müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlanması karşısında, alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlar yönünden müdafii görevlendirilmesi zorunluluğu bulunmadığından tebliğnamede sanıklar ..., ..., ... ve .... hakkındaki hükümler yönünden bildirilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Mağdur ... hakkında, .... Hastanesince düzenlenen 26.03.2013 tarihli raporda, mağdurun sağ elmacık kemiği üzerinde derin ciltten çökük ve hiperemik yara izi olduğu belirtilerek yaralanmasının yüzde sabit ize neden olduğu bildirilmiş ise de, adli tıp uygulamalarına göre olayın üzerinden altı aylık süre geçmeden yapılan muayene sonucu düzenlenen bu raporun yüzde sabit iz açısından hükme esas alınacak yeterlilikle olamayacağı gözetilerek, mağdurun mevcut raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne muayeneye gönderilerek, yüzde sabit iz hususunda aldırılacak raporun sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; a) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son ve 29. maddelerinin tatbiki ile bulunan 4'er yıl 6'şar ay hapis cezalarından, 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesi uyarınca altıda bir oranında indirim yapıldığında, 3'er yıl 9'ar ay hapis cezalarına hükmedilmesi gerekirken hesap hatası yapılarak 3'er yıl 2'şer ay 15'er gün hapis cezalarına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, b) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyları üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyları dışındakiler bakımından hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacaklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar .... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.