T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO 2023/210 KARAR NO:2026/61 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/04/2022 NUMARASI: 2021/278 Esas - 2022/225 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO 2023/210 KARAR NO:2026/61 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/04/2022 NUMARASI: 2021/278 Esas - 2022/225 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plaka sayılı aracın 17/05/2011-17/05/2012 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 11/03/2012 tarihinde dava dışı ... tarafından kazadan 30 dakika sonra yapılan ölçüme göre 0,95 promil alkollü olarak kullanıldığı sırada, ... plaka sayılı araca tam kusurlu olarak çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, alınan ifade tutanaklarına göre dava dışı ...'in alkolün tesiri ile bir başka araçla yarış halinde iken aşırı hızlı bir şekilde seyir ettiğinden direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiğini, davaya konu kazada yaralanarak malul kalan dava dışı ...'in maluliyet tazminatı talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 07/07/2017 tarih 2017/23462 esas, 2017/30258 karar sayılı kararı ile 209.972 TL maddi tazminat ödenmesine karar verildiğini, kararın konu edildiği İzmir 10.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 10/08/2020 tarihinde 274.137,39 TL ödeme yapıldığını, hakem heyeti dosyasında başvuran vekili tarafından davacı sigorta şirketine kesilen serbest meslek makbuzlarına istinaden 02/09/2020 tarihinde ise 7.030,96 TL stopaj tutarının ilgili vergi dairesine ödendiğini, davacı şirket tarafından davalı sigortalıya rücu yapma taleplerinin iletildiğini, davalının ise herhangi bir ödemede bulunmadığını, bunun üzerine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 21.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 274.137,39-TL asıl alacak ve 1.149,12-TL işlemiş faizi üzerinden kısmen iptali ile, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 9,00 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda yasal faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Turizm vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Turizm vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığını, Kazanın oluşumunda müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dava dosyası çerçevesinde toplanan deliller incelendiğinde kazaya karışan aracın sürücüsü olan ...'in aracı 1,025 promil alkollü olduğu öte yandan dava dışı sürücünün hızlı gittiğini ve bir başka araçla yarıştığı ceza yargılaması dosyasından anlaşıldığını, bu noktada dava dışı ...'in hem alkollü olması hem de başka bir araçla yarışması sebebiyle müvekkilin 2918 sayılı Yasa'nın 86.maddesi gereği sorumlu olmadığını, işbu sebeple davacı şirketin oluşan zararın rücusu için ...'e başvurması gerektiğini,sigorta genel şartnamesine göre rücu şartları oluşmadığını, davacı şirketin rücu hakkı doğmaksızın rücuya ilişkin talepte bulunmasının hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rücu istemine ilişkin itirazın iptali davası olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde ise alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Yine davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.Dosya kapsamından 11/03/2012 tarihinde saat 03:00 dava dışı sürücü ...'in alkollü olarak Trabzon merkezden Akçaabat istikametine doğru ... plakalı aracı ile seyir halindeyken aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek önce refüje ardından da ... plaka sayılı araca çarpması ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası trafik kazası meydana gelmiştir.Somut uyuşmazlıkta Kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; nöroloji uzmanının da bulunduğu 22/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğu tespit edilmiştir. Bu durumda ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapan davacı sigorta şirketinin sigorta genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi uyarınca ödediği hasar bedelini sigortalısından rücu etme hakkı doğduğundan, davalı sigortalının davacı tarafından ödenen tazminattan rücuen sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Dava açılmadan önce davacı vekilinin zorunlu arabulucuya başvuru yaptığı ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 18.804,82 TL harçtan peşin alınan 4.701,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.103,62 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/01/2026