Ceza Genel Kurulu 2016/1019 E. , 2019/437 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 301-48 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'in TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2015 tarihli ve 301-48 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müd…
**Ceza Genel Kurulu 2016/1019 E. , 2019/437 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 301-48 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'in TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2015 tarihli ve 301-48 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 16.02.2016 tarih ve 14844-796 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.11.2014 tarih 2013/9-610 esas 2014/512 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK'nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte olup usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan arama işleminde usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığında arama açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir. Bu nedenle; a) Öncelikle, kolluk tarafından oluşturulan Cumhuriyet savcısıyla yapılan görüşme ve alınan talimatlara, yakalanan şahısların üstlerinin, eşyalarının ve ikametlerinin CMK 116-119. maddeleri gereğince aranmaları için Cumhuriyet savcısının imzasının bulunduğu bir tutanağın olup olmadığının tespiti ile varsa dosya içerisine konulması, b) Böyle bir tutanak yoksa, şüphelilerin üstlerinin, eşyalarının ve ikametlerinin aranmasına ilişkin başka bir arama kararı ya da yazılı emir olup olmadığının araştırılıp varsa temini ile dosyaya eklenmesi, c) İkamet, eşya ve üst aramalarına ilişkin bir arama kararı ya da yazılı emir bulunmaması hâlinde, yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olup Anayasanın 38/6, CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddelerine aykırılık oluşturup hükme esas alınamayacağı, Hususları da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.03.2016 tarih ve 110494 sayı ile; "...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Yüksek Yargıtay 20. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık; somut olayda ele geçirilen, 27.10.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; net 945 gram esrar ve net 18 gram esrarın hukuka aykırı yöntemle elde edilip edilmedikleri, buna bağlı olarak hükme esas alınıp alınmayacakları ve atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.