Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, banka hesabının internet kullanımına hiç açılmadığını ancak bilinmeyen şahıslar tarafından hesapta biriken paranın çekildiğini, daha sonradan müvekkilince hesaptaki paranın sahte EFT talimatlarla gönderilerek hesabın boşaltıldığını, bankaya paranın iadesi yönünde ihtar çekildiğini, banka şubesi ile yapılan görüşmede işlemlerin genel müdürlük üzerinden yapıldığını, işlemi yapan kişilerin işten a
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirkette 25/06/2012 tarihinden işten kendi isteği ile ayrıldığı 23/02/2014 tarihine kadar son olarak 5.400,00 TL brüt ücretle müvekkilinin müşterilerini tanıyan ve sırlarına vakıf olan şube müdürü sıfatıyla çalıştığını, davalının, taraflar arasında imzalanan 25/06/2012 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin Rekabet Yasağı başlıklı maddesi ile, "İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 18 ay içinde doğrudan veya dolaylı olarak, müvekkilinin Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösterdiği illerden herhangi birinde, ticari faaliyet konusu geçici personel tedariki ve/veya her düzey için seçme ve yerleştirme hizmetleri olan herhangi bir kurum veya işletmede doğrudan veya dolaylı olarak personel, ortak, hissedar, yönetici, müdür veya danışman olarak çalışmayacağını" ve bu hükme aykırı davranması halinde 1 yıllık brüt ücreti tutarında cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak davalının, işten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra, yine müvekkili şirket çalışanı olup kendi isteği ile işten ayrılan dava dışı ... ile birlikte ... Ltd. Şti isimli bir şirket kurduğunu, davalıya, sözleşme ile taahhüt ettiği rekabet yasağına aykırı hareket etmeme yükümlülüğüne uygun hareket etmesi ve bu yöndeki faaliyetlerini sonlandırması amacıyla Beyoğlu .... Noterliğinin 23/06/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmişse de sonuç alınamadığını, davalının işten ayrılırken temin ettiği müvekkilinin müşteri listesi ile müvekkili şirkete zarar verdiğini ve fiillerin haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 64.800,00 TL cezai şartın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerine son vermesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çok uzun yıllar boyunca insan kaynakları alanında farklı firmalar içerisinde danışmanlıktan yöneticiliğe kadar birçok seviyede hizmetlerde bulunduğunu, birçok başarılı projede yer aldığını ve uzmanlaştığını, alanında kazanmış olduğu tecrübe sayesinde nihayet kendi işini kurma girişiminde bulunduğunu ve ... ismiyle özel istihdam firması kurabilmek adına İşkur'a başvurduğunu, iş sözleşmesinin rekabet yasağı başlıklı 9. maddesi uyarınca müvekkilinin davacı firma ile hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 18 ay boyunca Türkiye sınırları içerisinde çalışmamasının beklendiğini, müvekkilinin davacının faaliyet göstermediği bir bölgede çalışmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme hükmünün coğrafi sınır bakımından muteber olmadığını, müvekkilinin, davacı şirketin üretim, finans, Ar-Ge ya da strateji gibi olası ticari sır niteliği taşıyacak bölümlerinde hiçbir şekilde görev almadığını, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkilinin ortağı olduğu ... adlı firmayla davacı firmanın iştigal alanlarının birbirlerinden büyük ölçüde farklı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu ... firması ile davacı firmanın iştigal alanları arasında benzerlik gösteren tek faaliyetin seçme ve yerleştirme hizmeti olduğunu, müvekkilinin Anayasal çalışma hakkının yalnızca zarar görme endişesi yüzünden sınırlandırılamayacağını, hizmet sözleşmelerinde yer alan cezai şartın karşılıklı olması gerektiğini, tek taraflı olarak işçi aleyhine getirilen cezai şartın geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.