Ceza Genel Kurulu 2013/14-564 E. , 2013/445 K. "" İtirazname :2009/167221 Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık Ç.K.'ın 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a-2, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.03.2009 gün ve 331-65 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 26.04.2013 gün ve 10320-5107 …
**Ceza Genel Kurulu 2013/14-564 E. , 2013/445 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname :2009/167221 Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık Ç.K.'ın 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a-2, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.03.2009 gün ve 331-65 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 26.04.2013 gün ve 10320-5107 sayı ile; "Nüfus kaydına göre 14 yaş 10 aylık olup bu yaşı Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunca doğrulanan mağdurenin beyanı ve savunmaya göre, 02.08.2008 tarihinde resmî olarak evlendiği ve müşterek bir çocuğunun bulunduğu ve evliliğin de halen devam ettiği olayda, sanığa kendisinin 15 yaşından büyük olduğunu söylediğinin anlaşılması ve Adli Tıp uygulamalarına göre de, bazen kemik yaşının beslenme düzeni ve hormonal gelişim gibi faktörlerin tesiriyle gerçek yaşa göre farklılık gösterebileceğinin de bilinmesi karşısında, TCK'nın 30. madde hükümleri bakımından hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak ve mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit ederek, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 21.06.2013 gün ve 167221 sayı ile; "Bilindiği üzere 'hata' hali 5237 sayılı TCK'nun 30. maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede; '(1) Fiilin icrası sırasında suçun kanunî tanımındaki maddî unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır. (2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır. (3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır. (4) İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz' şeklinde düzenlenmiştir.