Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/113 E. , 2024/3155 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/113 Karar No : 2024/3155 TEMYİZ EDENLER : (DAVALI) 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) 2- ... Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...Odası VEKİLİ : Av. ... 2- ... 3-... 4- ... 5- ... 6- ... ... 19- ... 20- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... 21- ... 22- ... İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesinin .
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/113 E. , 2024/3155 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/113 Karar No : 2024/3155 TEMYİZ EDENLER : (DAVALI) 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) 2- ... Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...Odası VEKİLİ : Av. ... 2- ... 3-... 4- ... 5- ... 6- ... ... 19- ... 20- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... 21- ... 22- ... İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yalova İli, Çiflikköy İlçesi, Merkez Mahallesi, ... Caddesi, ... Mevkiinde, Yalova Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Yalova Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (YALKİM OSB) Projesi" ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, 2009/7 sayılı Genelge kapsamında verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu (ÇED Olumlu) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın reddi yolunda kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2022 tarih ve E:2022/3926, K:2022/9141 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, YALKİM OSB ve çevresine ait 1/100000 ölçekli 1938 sınıflama sistemine göre tanımlanmış taslak toprak haritasına göre tüm alanın I. Sınıf olarak sınıflandırıldığı, tabansuyu seviyesinden kaynaklı I1. Sınıf olarak sınıflandırılan alanın potansiyel olarak (drenaj kanalları ile tabansuyu seviyesinin düşürüldüğü fiziki ıslah sonucunda) I. Sınıf nitelikte olduğu, 5403 sayılı Yasaya göre alan sulu mutlak tarım arazisi niteliğinde olduğu, YALKİM OSB alanı mevcut haliyle II. Sınıf potansiyel olarak I. Sınıf nitelikte olup hiçbir şekilde kentsel ve endüstriyel alan olarak kullanılmaması gereken arazilerden olduğu, ağır metallere ilişkin olarak toprak analiz ve değerlendirme indekslerine yer verilmediği, ağır metaller yönünden toprak örneklerinin kıyaslanması için alınan referans noktasının uygun olmadığı, YALKİM OSB ye yakın TI,T2 ve T3 nolu örnekleme noktalarından alınan örneklerde ağır metal içeriklerinin diğer noktalarla kıyaslandığında oldukça yüksek olduğu, bazı ağır metallerde sınır değerlerine gelinmiş olmasının 255 bacadan çıkan emisyonun minimize edilmesi amacıyla alınan önlemlerin yeterli olmadığını gösterdiği, bölgedeki yeraltı su seviyelerinin yüksek olması ve zemin özelliklerinin olumsuz olması nedeniyle inceleme alanında gerçekleştirilecek yapılaşma faaliyetlerinde, “Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik” esaslarına titizlikle uyulması gerektiği, Hava Kalitesi Dağılım Modelin dayandığı meteorolojik özellikler ve bölgenin iklimsel dağılımında sadece 1(bir) istasyonun kullanılmış olmasının tesisin bulunduğu geniş bir alan kaplayan yerin iklimsel özelliklerinin ÇED raporunda değerlendirilmesinin meteoroloji disipline uygun olmadığı, Hava Kalitesi Dağılım Modelinin meteoroloji bilimi açısından fiziksel alt yapısının zayıf olduğu, tesisin enerji elde etmek için kullandığı yakıttan kaynaklı kirlilik emisyonlarının bölgenin meteorolojik koşullarına yönelik etkilerinin ortaya konulması adına yetersiz ve elverişli olmadığı, ÇED raporuna itimat edilemez olduğu, söz konusu santralin bulunduğu bölgenin hava açısından mevcut kirlilik yükünün belirlenmesi aşamasında hava kalitesi tespit çalışmasının yapılmadığı, flora ve fauna değerlendirmesinde eksik ve çelişkili bilgiler olduğu, 4758 nolu Cumhurbaşkanı Kararı ile Marmara Denizi "Özel Çevre Koruma Bölgesi” kapsamına alındığı, Cumhurbaşkanı kararı dikkate alınarak, ÇED raporunda ilgili bölümlerin güncellenmesi gerekli olduğu, ÇED raporunda RO ünitesinden gelen suyun tuzluluk değerinin belirtilmediği, deniz suyu ölçümlerinde tuzluluk ölçümü yapılmadığı, Kapasite artırımında planlanan 2. RO ünitesinden kaynaklı tuzluluk yükünün belirlenmesi ve ekosistem üzerine etkilerinin bilimsel olarak değerlendirilmediği, Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınan Marmara Denizi'nin mevcut durumu dikkate alındığında dışarıdan yapılacak her türlü fazla yükün önemli ekolojik tahribatlara neden olacağı, Raporda, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 7. ve 20. maddeleri hükümleri ile Su Ürünleri Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre alınacak tedbirlerin neler olduğu hakkında bilgi verilmediği, bu nedenle alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığı değerlendirilemediği, RO ünitesinden gelen konsantre suyun (yüksek tuz derişimindeki) bertarafı için önerilen yöntem (soğutma suyu ile birleştirilerek deniz canlıları için zararsız hale getirileceği) bilimsel açıdan doğru ve yeterli olmadığı, RO prosesinden gelen suyun tuz derişimi hakkında bilimsel bilgi verilmediği, ayrıca bu suyun soğutma suyu ile birleştirildiğindeki son tuz derişimi de belirtilmediği, ÇED raporunda biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistem sağlığı için alınması gereken önlemlerin yapılacağına dair herhangi bir taahhüt verilmediği, VDC tankı ve 2001/202 G tankları patlama yüklerine karşı davranışları non-lineer sonlu elemanlar analizi yöntemi kullanılarak incelendiğinde VDC tankı olası patlama yükü değerlerinde (0.20 - 0.94 bar ve 200 ms patlama süresi kabulü ile) deprem güçlendirmeli hali ile göçmeyeceği, toprak koruma ve arazi değerlendirme çalışmasında referans olarak alınan örnekleme noktalarının uygun olmadığı, atmosferik emisyonların topraklarda önemli düzeyde ağır metal birikimine katkı sağladığı, söz konusu tesisin bulunduğu bölgede bulunan diğer kirleticilerle birlikte değerlendirilerek meteorolojik inceleme yönüyle kümülatif emisyon hesabının bölgeyi temsil edecek şekilde yapılmadığı, bu hesaplamalar sonucunda ulaşılan değerlerin ise tamamen tesis dışındaki bir lokasyonda çalıştırılan bir Hava Kirliliği Dağılım Modeli sonuçlarında dayalı elde edildiği, gerçeğe aykırı bulunduğu, ÇED Raporunun Meteoroloji disiplini ile ilgili bölümlerinin ve eklerinin ilgili mevzuata uygun olmadığı, bilimsel ilkeler çerçevesinde yeterli olmadığı ve değerlendirmeye elverişli olmadığı, Marmara Denizinin "Özel Çevre Koruma Alanı” kapsamına alınması nedeniyle deniz ekosistemi ile ilgili yeniden değerlendirme yapılması gerektiği, desalinizasyon ünitesinden kaynaklı atıkların bertarafı ile ilgili bilimsel somut verilerin sunulmadığı, hem sucul ekosistemin korunması hem de fauna ve flora türlerinden nadir, endemik ve nesli tehlike altında olan türlerin korunmasıyla ilgili verilmesi gereken taahhütlerin eksik olduğu, bölgede bulunan iki dere İle ilgili önce hidrolojik sonrasında hidrolik çalışmaların yapılması ve bu şekilde detaylı bir irdelemenin gerçekleştirilmesinin zaruri olduğu, taşkın frekans analizinin yapılması ve çeşitlik tekerrür sürelerine sahip taşkın debilerinin belirlenmesi gerektiği, 1988 yılında AKSA Akrilik kimya sanayi A.Ş. tanklar merkez alınarak r-1200 m. yarıçaplı Sağlık Koruma Bandı tayin edildiği ve halihazırda geçerli olduğunun belirtildiği, 1200 m. yarıçaplı Sağlık Koruma Bandının genişliğinin yaklaşık 200 Hektar gibi büyük bi alana denk geldiği, Çevre Düzeni Planında gösterildiği gibi alanın büyük kısmı OSB sınırlarında kaldığı geri kalan kısmı ise Askeri Yasak Bölge ve tarımsal alanda kaldığı, hali hazırda bu sınırların içinde kısmi yapılaşma olduğu, Sağlık Koruma Bandının mülkiyeti kısıtlayıcı özelliğini de dikkate alarak bu bölgeler için alınacak önlemler raporda belirtilmediği, topoğrafik eğimin %5 den küçük genel de de 1 ve 2 derece arasında olan delta alüvyonlarında kurulduğu bilinen bölgede 5 dereceden düşük eğimli aluvyon zeminlerde sıvılaşma riski yüksek olduğu, zeminlerdeki sıvılaşma analizlerinde özellikle 7.0 büyüklüğü ve 0.30 g'lik ivme değerlerinin aşılması durumunda, kıyı kesiminin büyük kısmı sıvılaşma tehlikesi yüksek alanlar olarak belirlendiği, hazırlanan ÇED raporu içinde bu durumların risk analizleri ve risk değerlendirmeleri, yapılacak koruma veya düzeltme çalışmalarının detaylı anlatılmadığı, faaliyet alanına en yakın yerleşim yeri batıda 200 m mesafede bulunan ... Mahallesi olduğu, faaliyet alanı her iki sınırında (doğu ve batı) tarım parselleri bulunduğu, ... mahallesi, Taşköprü yerleşim birimleri ve bazı diğer sanayi kuruluşlarının da faaliyet alanına çok yakın konumda olduğu, dava konusu faaliyet alanı doğu ve batı sınırlarında yer alan tarım arazilerinde ve yakın çevrede yoğun tarımsal üretim (meyvecilik, bahçe ve tarla tarımı) yapıldığı, sonuç olarak ÇED raporunun gereken yeterlilikte hazırlanmadığı kanaatine varıldığı, İhtisas OSB’de faaliyet gösteren ve gösterecek olan sektör grubunda ve bu sektör grubuna dahil alt sektörlerde yeni tesislerin kurulması veya kapasite artışı olması durumunda, işletmelerin ÇED sürecine dahil edilmeyecek, mevcut Islah OSB konulu ÇED Olumlu görüşünden yararlanacağı, çevresel etki değerlendirilmesinin yönetmelik gereği yapılmayacağı, dolayısıyla müdahil şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ve ÇED olumlu kararına konu olan projenin çevresel etkilerinin yeterince irdelenmediği, bu konuda hazırlanan ÇED raporunun da bilimsel ve teknik yönden tatmin edici düzeyde yeterli bilgileri ihtiva etmediği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, diğer yandan; 2577 sayılı Kanun'un 26/2 maddesinde " Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." kuralı bulunduğundan, davacılardan 02.06.2023 tarihinde vefat etmiş olduğundan, bu durumda, ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26/2 maddesi doğrultusunda dilekçenin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptaline, davacılardan ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26/2 maddesi uyarınca dilekçenin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davalı İdare tarafından; karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazlar dikkate alınmaksızın ve çelişik hususlar aydınlatılmaksızın eksik inceleme ve hatalı bir yaklaşımla kararın verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Davalı yanında Müdahil tarafından; bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu, raporda çok fazla hatalı bilgi ve sonuç olduğu, teknik bir incelemeye ve değerlendirmeye dayanmadığı, gerekçe içermediği, tek yanlı ve taraflı olduğu, ÇED Raporunun tüm yönlerden yeterli ve uygun olduğu, ÇED Raporunun varlığını ve yürürlüğünü sürdürmesinde kamu yararı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu projeyle ilgili olarak davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi kapsamında 12/02/2024 tarihli yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının verilmiş olduğu anlaşılmakta ise de anılan karar tesis edilirken işbu dava konusu ...tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının davalı idare tarafından geri alınmamış olması karşısında dava konusu işlemin hukuken geçerliliğini koruduğu sonucuna varıldığından uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Yalova İli, Çiflikköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Mevkiinde, Yalova Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Yalova Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (YALKİM OSB) Projesi" ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, 2009/7 sayılı Genelge kapsamında verilen 11/11/2020 tarih ve 6088 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu (ÇED Olumlu) kararı verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmış, Mahkemece dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karar üzerine, henüz yargılama devam ederken, dava konusu proje davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi uyarınca revize edilerek davalı idareye sunulmuş ve revize proje ile ilgili olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca ... tarih ve ... sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararı verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; "...Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır. Böyle bir durumda uygulamanın ''yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.'' şeklinde yapılması düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacılardan ... yönünden dilekçenin iptaline ilişkin kısmı; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın dilekçenin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer davacılar yönünden ise; Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamındaki bir projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve dolayısıyla projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten ÇED Olumlu kararı alınmadıkça, projenin uygulanamayacağı açıktır. Diğer taraftan, anılan Genelgeye göre yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili revize ÇED raporu hakkında ikinci bir ÇED Olumlu kararının verilmesi ile ilk ÇED Olumlu kararının, zımni olarak geri alındığının ve dolayısıyla hukuken uygulanamayacağının kabulü gerekmektedir. Nitekim, söz konusu projeyle ilgili ilk "ÇED Olumlu" kararının hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, revize edilen ÇED raporuna istinaden verilen ikinci "ÇED Olumlu" kararının da hukuken geçerli olduğu dikkate alındığında, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Olayda; Dairemizin 28/03/2024 tarih ve E:2024/113 sayılı ara kararına davalı idarece verilen ... tarih ve ... sayılı cevap dilekçesinin incelenmesinden; dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan iptal gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle ÇED Raporunun revize edilerek davalı idareye sunulduğu, dava konusu ÇED Olumlu kararının ilişkin olduğu "Yalova Kompozit ve Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (YALKİM OSB)" projesiyle ilgili olarak davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi kapsamında ... tarih ve ... sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının tesis edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu projeyle ilgili ... tarih ve ... sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının verilmesiyle, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerekmekte olup, bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacılardan ... yönünden dilekçenin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Mahkeme kararının diğer davacılar yönünden iptaline ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından karşılanan toplam ...TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, 5. Hazineden karşılanan ...-TL bilirkişi ücreti ve yol giderinin davalı idareden tahsili için Mahkeme tarafından ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, 6. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idare tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise davalı yanında müdahil üzerinde bırakılmasına, 7. Varsa artan posta avansının taraflara iadesine, 8. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 9. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.