11. Hukuk Dairesi 2012/7228 E. , 2013/21932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2011 tarih ve 2005/161-2011/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/karşı davalı vekili ve davalılardan/karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisin
**11. Hukuk Dairesi 2012/7228 E. , 2013/21932 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2011 tarih ve 2005/161-2011/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/karşı davalı vekili ve davalılardan/karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı/karşı davalı vekili, müvekkilinin 29/08/1986 tarihinde tescil edilen ''eti+browni+şekil'' ve 03/03/2000 tarihinde tescil edilen 2000/03884 nolu ''browni'' ibareli markaları bulunduğunu, davalı tarafın aynı marka ile ürün piyasaya çıkararak ''browni'' markası ile üretim yaptığının belirterek TTK kapsamında haksız rekabetin tespiti ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir. Davalılar/karşı davacılar vekili, müvekkilleri tarafından kullanılan ve bir ürün cinsini tanımlayan ''browni'' kelimesinin kullanımının haksız rekabet yaratmadığını, bu ibarenin herhangi bir kimse lehine inhisari hak tesis ederek marka olarak kullanılmasının mümkün bulunmadığını, cins çeşit, vasıf belirten ibarelerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, müvekkili markasının ''Piyale'' ve ''Kekun'' olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı/karşı davalının kötüniyetli hareket ederek haksız menfaat temin etmeye çalıştığını belirterek asıl davanın reddini istemiş; karşı dava olarak, aynı sebeplerle davacı/karşı davalının ''brownie'', ''browni'' ve ''brovni'' kelimeleri üzerinde inhisari hak iddiasında bulunamayacağının ve söz konusu markaların kullanılmasının davacı/karşı davalı markaları aleyhine haksız rekabet yaratmadığının tespitine, ''piyale kekun browni'' isimli ürünler üzerinde ''browni'' kelimesinin kullanılmasını önlemeye yönelik muarazasının men'ine, davacı/karşı davalı adına tescilli 2000/03884 nolu ''browni'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davacı/karşı davalının haksız rekabetinin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ''browni'' kelimesinin ingilizce bir kelime olup, küçücük kahverengi kek anlamına geldiği, diğer taraftan davacı/karşı davalının hükümsüzlüğü istenilen markasının usulüne uygun olarak tescil edilmiş olup, uzun yıllardır da kullanılmak suretiyle tanındığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı/karşı davalının haksız rekabet yapıldığına yönelik tespit talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, davacı/karşı davalının ''brownie'', ''browni'', ''brovni'' kelimeleri üzerinde münhasıran kendilerine ait olduğu yönünde hak iddia edemeyeceğinin ve bu bağlamda ''brownie'' veya ''browni'' kelimesinin kullanılmasının davacı/karşı davalının 2000/03884 sayılı ''browni'' ibareli markası aleyhine haksız rekabet yaratmadığının ve davalı/karşı davacının markası olan ''piyale kek un browni'' isimli ürününde ''browni'' kelimesini kullanabileceğinin tespitine, davacı/karşı davalının 2000/03884 nolu markasının hükümsüzlüğü ve davacı/karşı davalının haksız rekabet yaptığına yönelik tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı/karşı davalı vekili ve davalılar/karşı davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı/karşı davacıların asıl dava ve karşı davadaki kullanımlarının markanın tali unsuru niteliğinde bulunmasına göre, davacı/karşı davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının ve davalı/karşı davacılar vekilinin de aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı/karşı davacılar vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 06.10.2004 tarihinde açılan işbu hükümsüzlük davasına konu 03.03.2000 tarih, 2000/3884 sayılı "BROWNİ" markasının tek ve esaslı unsurunu oluşturan "Browni" kelimesinin İngilizce'de bir kek cinsi anlamına geldiğinden davacı/karşı davalının bu kelimeyi kendisine mal edemeyeceği görüşüyle asıl davanın reddine ve aynı markanın uzunca bir süredir davacı/karşı davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafından kullanıldığı ve marka olarak bilinir hale getirildiği gerekçesiyle de hükümsüzlüğe ilişkin karşı davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen 03.09.2008 tarihli asıl ve 12.10.2009 tarihli ek raporlarda, davacıya ait ve ilk kez 29.08.1986 tarihinde "bisküvi, çikolata, kek ve gofret" emtiası için tescil ettirilen "ETİ brovni+Şekil" markasındaki "brovni" kelimesinin bir ürün ismi olduğu hususunun bizzat başvuruyu yapan marka sahibi tarafından tescilin gerçekleştirildiği Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sınaî Mülkiyet Dairesi Başkanlığı'na beyan edildiği bildirilmiştir. Ayrıca, bilirkişi heyetince "borwnie" kelimesinin bir kek cinsi olduğu, bu kelimenin Türkiye'de "brovni" ve "browni" olarak ilk kez davacı/karşı davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafından kullanılması sonucunda geniş halk kitlesi tarafından marka olarak bilinirliğinin yanında, "kek cinsi" belirtilen ibare olarak da bilinir hale geldiği ve dava konusu "BROWNİ" markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-(c) bendi anlamında cins belirten tasviri bir işaret olduğu mütalaa edilmiştir. Dairemizin 30.01.2009 tarih ve 2007/11599 Esas, 2009/965 Karar sayılı kararında da, uyuşmazlık konusu "Browni" kelimesinin bir kek çeşidi olduğu, bu ibarenin Türkiye'de ilk kez davacı/karşı davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafından kek emtiası üzerinde markasal olarak kullanılması sonucu bir cins adı değil, kendilerine ait marka olarak bilinir hale getirildiğinin davacı tarafça ileri sürüldüğü hususları açıklanmıştır. Gerçekten de, 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi uyarınca, bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırtedici bir nitelik kazanmış ise (a), (c) ve (d) bendlerine göre tescili reddedilemez. Yine, aynı KHK'nin 42/son maddesine göre de, kullanım sonucu ayırtedici bir nitelik kazanmış bu tür işaretlerin tescili hükümsüz kılınamaz. Mahkemece, dava konusu 03.03.2000 tarih ve 2000/3884 sayılı "BROWNİ" markasının esasen kek cinsi olduğu, ancak davacı/karşı davalı tarafından uzun süreli kullanım sonucu bilinir marka haline geldiği gerekçesiyle hükümsüzlük davacı reddedilmiş ise de, görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen asıl ve ek raporda sonuç olarak "Brovni" ve "Browni" ibarelerinin davacı/karşı davalı tarafından kullanımı sonucunda halk nezdinde markasal bilinir hale getirilmekle birlikte, aynı şekilde kullanımla birlikte bu ibarelerin "kek cinsini" belirten ibareler olarak da bilinir hale geldiği görüşü açıklanmıştır. Bu durumda, davacı/karşı davalıya ait ve bu davanın konusunu oluşturmayan 29.08.1986 tarihli "ETİ Brovni+Şekil" markasındaki "brovni" kelimesinin anılan markanın cins belirten yardımcı unsuru olduğu hususunun bizzat marka sahibi tarafından beyan edildiği de dikkate alınarak, aynı ibarenin davacı/karşı davalı ... Sn. Tic. A.Ş. tarafından 1986 tarihli marka kapsamındaki kullanımının dışında kalan ve özellikle dava konusu 2000/3884 sayılı "BROWNİ" markasının kullanımı sonucu tescilli olduğu 30.05 alt gruptaki "kekler, hazır kek karışımları" ve benzer tür diğer mallar bakımından 556 sayılı KHK'nin 7/son ve 42/son maddeleri anlamında ayırtedici nitelik kazanıp kazanmadığı hususunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinde görüş alınmak suretiyle değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karşı davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden karşı davacılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı/karşı davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları ile davalı/karşı davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacılar vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı/karşı davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-k.davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-k.davacılara iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.