10. Hukuk Dairesi 2012/23860 E. , 2013/16670 K. "İçtihat Metni" ..... Dava, davacının 01.10.2008-04.07.2011 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar te
**10. Hukuk Dairesi 2012/23860 E. , 2013/16670 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Dava, davacının 01.10.2008-04.07.2011 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 01.10.2008 tarihinden itibaren devam eden prim ödemelerinin bulunduğunu, prim ödemesiyle gerçekleşen bu eyleminde isteğe bağlı sigortalı olma istem ve iradesinin mevcut olup, kurumun kabul ederek kullandığı prim ödemelerini yok kabul etmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan bahisle, 01.10.2008-04.07.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitini talep etmiş olup; Mahkemece, 05.01.2009 tarihli 2009/5 sayılı genelge doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu somut olayda davacının, 12.07.1991 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalısı olarak tescili yapılmış olup, 20.07.1991-30.06.2007 tarihleri arasında vergi kaydı, 25.03.2003 tarihinden itibaren devam eden oda kaydına istinaden Kurumca; 12.07.1991-30.06.2007 tarihleri arasında zorunlu sigortalı, 01.07.2007-30.09.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği, 13.09.2011 ve 22.10.2011 tarihli dilekleriyle vergi kaydının sona erdiği 30.06.2007 tarihinden itibaren devam eden prim ödemelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini istediği, kurum tarafından 2009/5 sayılı kurum genelgesinin ilgili bölümünde belirtilen, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılıkları sona erenlerin isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunmadan prim ödemeye devam etmeleri halinde karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirme işlemlerinin 30.09.2008 tarihi itibariyle sona erdirildiği, düzenlemesine istinaden 01.10.2008 tarihinden itibaren ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği, talep halinde iade edileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa’nın 138. maddesinde de yer alan, "Normlar hiyerarşisi" ilkesi uyarınca, hukuk kuralları yukarıdan aşağıya doğru "Anayasa", "Kanun", "Kanun Hükmünde Kararname", "Tüzük", "Yönetmelik" ve "Diğer alt düzenleyici işlemler (Yönerge, Genelge vb.)" şeklinde sıralanmakta olup, alt kademe yer alan bir normun üst kademedeki norma aykırı olması ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durum, “Genel kurallar, usulü dairesinde değiştirilinceye veya kaldırılıncaya kadar, düzenleyici işlem tesis etme yetkisi olan makam ve kurumları da bağlar” şeklinde ifade edilen “Tu patere legem quam facisti” prensibi ile izah olunmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer ./.. -2- alan yasal kurallara aykırı düzenleyici tasarrufların idare tarafından yürürlüğe konulmasının hukuka aykırı olacağı şüphesizdir. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin yasa kurallarını uygulama ve bu kapsamda idari düzenleme yapma yetkisinin yasama organının çizdiği sınırlar içinde ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği belirtilmektedir. ..... Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanunun 50. madde hükmüne göre, “isteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye'de ikamet edenler ile Türkiye'de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından; a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak, b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak, d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak, şartları aranır.”. 51. maddede, sigortalılığın, isteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden, aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden veya ölen sigortalının ölüm tarihinden itibaren sona ereceği hüküm altına alınmış, 52. maddenin 3. fıkrasında da “Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, Mahkemece, davacının ödediği primlerin, isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçtiği değerlendirilerek , ihtilaf konusu dönemde isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereği gözetilmeksizin, kanundan daha alt düzeyde olan ve kanunun çizdiği sınırları daraltamayacak nitelikte hükümlere sahip olması zorunlu olan 2009/5 sayılı Genelgeye istinaden yazılı şekilde davanın reddine yönelik hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .....