Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücülüğünü ---------------------- araç ile sürücülüğünü, ------------------------vefat etmiştir, kaza nedeniyle ceza davası açılmadığını, ---------------düzenlenen ----------- kazası tespit tutanağına göre müteveffa sürücü ------------- “önlerinde giden araçları ------------- izlememek---------- kuralını ihlal etmiş olduğu” belirtildiğini,-------- yevmiye numaralı -------- anlaşılacağı üzere, müvekkillerinin; eş ------------- ----------------------çocuk
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/03/2010 tarihinde Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin akdedildiğini, Kobi Satış Kanalı sözleşmesi imzalayan firmaların KSK bayisi olarak tanımlanmakta olduğunu, KSK bayilerinin ...'un kendilerine verdiği bölgede Bireysel ve Kurumsal müşteri ziyaretleri ve bu müşterilere ... bayilere hedef olarak verdiği ürün ve hizmetlerin satışını yapmakla sorumlu olduklarını, ... sabit telefon hatları, internet hatları, kurumsal ses ve internet çözümleri, metro internet, güvenlik alarm paketleri, mevcut abone paket geçişleri gibi birçok ürün satışı ve hizmetlerinin söz konusu bayiler tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet süresi içerisinde verdiği hizmeti en iyi şekilde gerçekleştirebilmek için hiçbir masraftan kaçınmamış, ürünlerin tanıtımını en iyi şekilde yapabilmek adına standlar kurmuş, promosyon harcamaları ve reklam masrafları yapmış olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ile çalıştığı süre içerisinde başka bir firmanın işlerini yapamadığı için zaman içerisinde tüm bilgi birikimini ve odaklanmasını davalı lehine kullanmış olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin, bayilik ilişkisinin devamı inancıyla ticari hayatını planlamış olduğunu, olabilecek farklı fırsat alanlarına ve başka bir iş koluna da yönelemediğini, sözleşme kapsamında karşı tarafa ... A.Ş tarafından düzenlenen 02/08/2011 tarihli ... mektup numaralı 100.000-TL miktarlı teminat mektubunun verilmiş olduğunu, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğunun tespiti gerektiğini, müvekkilinin haksız uygulamalar ve haksız ceza faturalarıyla yıldırılmış ve iş yapamaz duruma getirilmiş olduğunu, hedeflerin sözleşmeye aykırı biçimde artırılmış olduğunu, bayilik ilişkisini davalı şirketin kendisini sonlandırmış olduğunu, ancak fesih ihtarnamesinin gönderilmesi koşuluyla teminat mektubunun iade edileceğinin beyan edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin ... 4. Noterliği'nin 13 Haziran 2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş olmasına rağmen 5 yıldır teminat mektubunun da iade edilmemiş olduğunu, ihtarname içeriği incelendiğinde mektubun iadesinin de talep edildiğinin açıkça görülmekte olduğunu, davalı şirketin 03/02/2014 tarihli mailinde iptal edilen bayilerin mutabakatları ile ilgili iade edilmesi gereken cihazların listesini iletmiş olduklarını, müvekkili şirketin ise 18/02/2014 tarihinde istenen tüm cihazları iade etmiş olduğunu, yani KSK bayiliğinin davalı şirket tarafından iptal edilmiş olduğunun söz konusu yazışmada açık bir şekilde ikrar edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki iş ilişkisinin kapsamının büyüklüğü ve yapılan yatırımlar nazara alındığında sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmesinin beklenemeyeceğini, davalı şirketin, genel uygulamaları, sözleşme görüşmeleri sırasındaki ve sözleşmelerden sonraki söylemleri ve davranışları ile, bu sözleşmelerin süresinin 5 yıl, iş ilişkisinin ise en az 10 yıl süreceği konusunda müvekkil şirkette güven uyandırmış olduklarını, sözleşmenin 26.1. Maddesindeki, sözleşme süresinin 5 yıla uzayacağı ve 5 yılın sonunda yeni sözleşmelerin imzalanabileceği yönündeki hükümler de, bunun munzam bir kanıtı olduğunu, davalı şirket fiili eylem ve tutumlarıyla da sözleşmenin en az 10 yıl süreceği konusunda güven yaratmış olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar sözleşme süresi 5 yıl olarak ifade edilmişse de, yapılan işin büyüklüğü, müvekkil şirket tarafından yatırım harcamalarının tutarı, kalan süre içerisinde bu masrafların amorti edilemeyeceği hususu nazara alındığında sözleşme süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kül halinde incelendiğinde, sözleşmenin tümüne yakın hükümlerinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunun görülmekte olduğunu, bu durumda davalı şirketlerin fiili olarak bayilik sözleşmelerini geçmişte ne kadar ayakta tuttuğuna bakılarak, sözleşme süresinin fiili uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğini, 01/03/2010 tarihli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedildiği 13/06/2013 tarihinden 01/03/2020 tarihine kadar olan 6 yıl 7 aylık süreç için kârdan yoksun kalmış olduğunu, bu zarar kalemine ilişkin taleplerinin kesin miktarın belirlenmesiyle artırmak kaydıyla belirsiz alacak olarak her bir müvekkili açısından 1.000-TL.olduğunu, müvekkili şirkete haksız olarak kesilen ceza faturalarının (eksik evrak veya fraud adı altında) bedellerinin tespiti suretiyle, müvekkiline yükletilen ceza bedellerinin iadesini, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen ceza faturalarının da hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, gerek sözleşmenin devamı sırasında gerekse de sözleşme ilişkisinin davalı şirket tarafından sona erdirilmesinden sonra müvekkiline haksız yere faturalarının kesilmiş olduğunu, bunların bir kısmının müvekkiline tebliğ edilmeden hak ediş bedelinden kesilmiş, bir kısmının ise müvekkili tarafından sözleşme ilişkisi sırasında -bunlara itiraz hakkı söz konusu olmadığından ve bu hak tanınmadığından- kayda alınmak zorunda kalınmış olduğunu, bu sebeple toplamda ne kadar ceza bedeli tahakkuk ettirilmiş olduğunun taraflarınca bilinmemekte olduğunu, ticari defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle toplam ceza fatura bedellerinin tespitini, müvekkilinden haksız olarak alınan bedellerin iadesini, ceza faturalarından dolayı uğranılan zararın tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, bu zarar kalemine ilişkin alacak taleplerinin belirsiz alacak olarak 500-TL. olduğunu, teminat mektubunun iptal edilerek, müvekkili şirkete iadesi gerektiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespit edildiği ve zarar kalemleri hesaplandığı anda müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun kesin bir şekilde ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin vermiş olduğu teminat mektuplarının hükümsüz kalacağından, teminat mektubunun iptali suretiyle iadesini ve teminat mektubu açısından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, 5 yıldır müvekkili şirketin haksız olarak teminat mektubu komisyon bedeli ödemekte olduğunu, 5 yılda toplamda 15.000-TL. mektup komisyon bedeli ödendiğinden bu bedelin de davalı şirketten tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine karar verilmiş olup, süresi içerisinde işbu esas davanın açılmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki 01/03/2010 tarihli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitini, davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshi yüzünden Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedildiği 13/06/2013 tarihinden 01/03/2020 tarihine kadar olan 6 yıl 7 aylık süreç için 1.000-TL maddi tazminatınn (yoksun kaldığı kârın), dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek, müvekkili şirkete ödenmesini, müvekkili şirkete kesilen ceza faturalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile ödenen ve hak edişlerden kesilen bedellerin müvekkili şirkete iadesini, ceza faturalarından dolayı davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesini, bu zarar kalemine ilişkin belirsiz alacak olarak HMK m.107/2 uyarınca arttırılmak üzere 500-TL. nin davalı şirketten tahsilini, ... A.Ş tarafından düzenlenen 02/08/2011 tarihli ... mektup numaralı 100.000-TL miktarlı teminat mektubundan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, teminat mektuplarının iptali ve müvekkili şirkete iade edilmesini, 15.000-TL. komisyon bedeli tutarının haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.