İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/01/2026 YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih, 2022/93 Esas, 2022/941 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2754 - 2026/131 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2754 KARAR NO : 2026/131 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2022 NUMARASI : 2022/93 ESAS 2022/941 KARAR DAVACI : ... İNŞAAT TEMİZLİK TEKSTİL TURİZM GIDA GAYRİMENKUL TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/01/2026 YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih, 2022/93 Esas, 2022/941 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağına ilişkin olarak ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/52313 esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, açılan takip kapsamında 11/01/2022 tarihinde borçlu tarafından haksız hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak borca, faize, ferilere ve ödeme emrine itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durduğunu, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borca ilişkin faturaların ödenmediğini, belirterek itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun haksız, kötü niyetli itirazı sebebi ile %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu faturalara dayanarak iddia ettiği malları hiçbir zaman müvekkiline iktisap etmediğini, faturalara atılan imzaların da müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafın müvekkili aleyhine sahte imzalar ile düzenlenen sahte fatura bedellerini ödemediğini iddia ederek ... İcra Dairesi'nin 2021/52313 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak müvekkili ile davacı arasında bu faturalara konu mallara ilişkin herhangi bir alım satım bulunmadığını, bu takibe karşı süresi içerisinde yapılan itiraz sonucunda takibin durduğunu, bu konu ile alakalı olarak şirket yetkilisi ve muhasebecisi hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, davalı tarafından davacı ile takibe konu faturalardaki mallara ilişkin aralarında alım satım ilişkisinin bulunmadığını, bu malların taraflarına teslim edilmediğinin davacı tarafından ise faturaya konu malların bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin iddia edildiğini, davalının 2019 yılına ait faturalardan haberdar olduğunu, bu faturalara konu malları teslim aldığını ve her ne kadar davacı tarafından da fatura bedellerinin ödenmediği iddia edilmiş ise de davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme de davacının davalı ya toplam 220.100,00.TL tutarında fatura düzenlediğini, bu fatura bedellerinin tamamının yine kendi defter kayıtlarına göre ödendiğinin sabit olduğunu, malların teslimine ilişkin ispat yükünün davacı da, ödemeye ilişkin ispat yükünün ise davalı da bulunduğunu, davalı tarafından sunulan e-defter kaydına ve Vergi Dairesi tarafından gönderilen alış beyannamesine göre davalının malları davacıdan aldığının anlaşıldığını, ödemeye ilişkin ispat yükü davalı da ise de davacının defter kayıtlarında davalı tarafından fatura bedellerinin tamamının ödendiği anlaşıldığından davalının yeniden ödemeyi ispat etmesinin beklenemeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Davacı müvekkili ile davalı taraf arasından ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında mal alım satımının fatura ile sabit olduğunu, davalının ödemeye ilişkin her hangi bir evrak sunmadığını, davalı tarafın ödeme yaptığı iddiasını kabul etmediklerini, davalı tarafın anılan dosya kapsamında faturalara ilişkin ödeme yapmasının söz konusu olmadığını, tahsile ilişkin olarak ibraz edilen hiçbir belge bulunmadığını, dosyadan 2 kez bilirkişi raporu aldırıldığını, yerel mahkemeden yeniden bilirkişi raporu aldırılması talep etmişseler de bu taleplerinin reddedildiğini, yerel mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararında kötü niyet tazminatının reddine karar verildiğini, davacının müvekkilinden alacağının olmadığını, bu durumun ticari defterden anlaşılacağını, davacının kötü niyetli olduğunun yasal delillerle ispatlandığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, belirterek kötü niyet tazminatı yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, davalıya tekstil ürünleri satıldığı, ancak bu satım nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, malların teslim edilmediğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, cari hesap ilişkisinin dayanağı olan faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Kural olarak davacı, faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmek zorunda ise de, davalının, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaları alıp defterlerine işlemesi veya Vergi Dairesi'ne bildirmesi durumunda faturaya konu malların davalı tarafından teslim alındığına dair karine oluşturduğundan, aksinin davalı tarafından ispatı gerekecektir. 6100 Sayılı HMK'nın ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesinde; (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ve davalı tarafından ticari ilişkinin inkar edildiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, takibe konu 2019 yılına ait toplam 129.800,00.TL tutarında olan faturaların davalı ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalı taraf 2018 yılına ait defterleri sunmadığından, 2018 yılına ait toplam 90.300,00.TL tutarında olan faturaların davalı kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı defterlerine göre ise tüm faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen, fatura bedellerinini ödendiği belirtilerek alacak kaydı bulunmadığına yönelik rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacının kendi ticari defterlerinde yer alan ödeme kaydının aleyhine delil teşkil etmesine rağmen davalı ödeme savunmasında bulunmayıp, ticari ilişkiyi reddettiğinden davacı defterlerinde bulunan ödeme kaydına itibar edilemeyeceği, davacı defterindeki bu kaydın muhasebe hatası olduğunun kabulü gerektiği, 2019 yılı faturaları yönünden bahse konu faturalar davalı ticari defterinde kayıtlı olduğundan, ödemeye dair ispat yükü kendisinde olan davalının borcun ödendiğine dair bir ödeme belgesini de dosyaya sunmadığı, fakat yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak 2019 yılına ait faturalar yönünden davalının yemin hakkı hatırlatılarak, 2018 yılına ait faturalar yönünden malın teslimi hususunun davacıda olduğu gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davanın mevcut delil durumu ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde oluğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince işin esasına etkili deliller toplanmadan karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih, 2022/93 Esas, 2022/941 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-)Davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 3)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih, 2022/93 Esas, 2022/941 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4)-Dava dosyasının yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 5)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 6-)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 7)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 8)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 9)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 10)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 22/01/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır