Malvarlığı hukukuna ilişkin olan, özellikle de mirasa, mal ortaklığına ve şirket tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda, mahkeme, ticari defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 27/01/2014 tarihinde Van'dan Ankara'ya giden ve ... sevk ve idaresinde olup davalı ...'a ait olan ... plakalı yolcu otobüsünün Sivas-Ankara karayolunun Yaraşbeli mevkisinde kontrolden çıkarak şarampole devrildiğini, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazada 9 kişinin hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin 11/03/2015 tarihli Hakkari Devlet Hastanesi'nin özürlü sağlık kurulu raporuna göre %42 oranında özürlü olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin trafik kazası öncesinde sağlıklı bir insan olarak hayatını sürdürmekteyken kazadan sonra sağ gözünde görme kaybı oluştuğunu, sağ omuzunda ve sağ kolunda güçsüzlük meydana geldiğini, ürolojik sorunlar yaşamaya başladığını ve idrarını tutamadığını, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ... sigorta a.ş nezdinde KTK yolcu taşımacılığı sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine 13/06/2016 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, aracın malikinin davalı ... olduğunu, olaya ilişkin olarak Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan 2014/64 hazırlık numaralı soruşturma dosyasında Davalı ... Seyehat Turizm...Ltd. Şti'nin talepleri ile ilgili olarak soruşturma dosyasına vermiş olduğu 06/02/2014 tarihli yazıda "firmamıza ait ... plaka sayılı mercedes marka yolcu otobüsünün" denilmek suretiyle aracın kullanım hakkına sahip teşebbüs sahibi olduğunu kabul ettiklerini, buna göre KTK 85. Madde hükümlerine göre; motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle davalı ... Seyehat ... Ltd Şti ve ...'ın KTK 85. Madde kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu, kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun olmadığını, tüm kusurun araç sürücüsünde olduğunu, Sivas ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/98 Esas sayılı dosyası ile alınan kusur raporu ile araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin otobüste yolcu olarak bulunmaktayken çok feci şekilde yaralandığını, aynı kazada oğlu ...'ın ise hayatını kaybettiğini, oğlunun cenaze işlemleri ile ilgilenmesi gerektiği için zorunlu olarak hastaneden ayrıldığını, bu nedenle kaza yüzünden fiziksel ve psikolojik olarak çok büyük acılar çektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri olmak üzere her bir alacak kalemi için 100'er TLden toplam 300 TL maddi tazminatın Davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... seyehat ... Ltd. Şti. Ve ...'dan alınarak davacıya verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın borçlar kanunu 49 ve devamı maddelerine göre davacı tarafın öncelikle zararını ve müvekkilinin kusurunun bulunduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin araç işleticisi olarak ancak yargıtay denetimine elverişli olarak alınacak kusur raporunda belirlenecek kusur oranında meydana gelen zarardan sorumlu olacağını, sürücünün mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin adli tıp kurumu ihtisas dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarından alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, davacının iyileşmeden, tedavisi devam ederken hastaneden ayrıldığının anlaşıldığını, bu nedenle davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranını kendi kusurlu eylemleri ile artırmış olma ihtimalinin bulunduğunu, bu hususun düzenlenecek raporlarda dikkate alınması gerektiğini, öte yandan davacı tarafın manevi tazminat talebinin amacını aşan zenginleşme amacı güden dolayısıyla kabul edilemez derecede yüksek bir miktar olduğunu, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ticari faiz uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami teminat limitinin 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, poliçe teminatının biletli yolcu için geçerli olduğunu, davacının yolcu biletini ibraz etmesi gerektiği, aksi halde poliçe genel şartları uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, KTK mecburi mali mesuliyet ( trafik ) sigorta poliçelerinin meblağ sigortası niteliğinde olmayıp zarar sigortası niteliğinde olduğunu, bu tür poliçeler ile 3. Kişiler için haksız zenginleşmenin bir yolu olmayıp bu şahısların maruz kaldıkları gerçek zararın teminat altına alındığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, dava dilekçesinde davacının herhangi bir malubiyeti olduğundan bahsedilmediğini, kusur ve zarar durumunun tespiti/ iş ve güçden kalma durumları, davacının dosyaya sunacağı gelir durumu, veraset, tutanaklar ve diğer somut deliller eşliğinde yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde belirlenip talepte bulunanın yaş, usul, füru ve diğer sosyal ve medeni durumları da göz önüne alınarak ispat olunabilecek taleplerden olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, davacının davadan önce müvekkili şirkete tam ve eksiksiz bir başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, maluliyet durumunun adli tıp 3. İhtisas dairesinden alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Turizm .... Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER:Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, sigorta poliçesi, hastane kayıtları, Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/64 hazırlık numaralı soruşturma dosyası, Sivas 2. Ağır ceza mahkemesinin 2014/98 Esas sayılı dosyası, tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılmasına ilişkin kolluk tutanakları, ATK 2. İhtisas Kurulunun maluliyete ilişkin raporu, İstanbul ATK Adli Tıp 2. Üst kurulunun maluliyete ilişkin raporu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporu, kusur, aktüer ve adli tıp uzmanı bilirkişilerden oluşan kurulunun raporu ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/01/2014 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün tek taraflı maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası yaptığını, kazada araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, aracın malikinin davalı ... olduğunu, işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi olan davalı şirketin TTK 85. Madde hükümlerine göre sorumlu olduğunu, yine aracın KTK mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL tedavi giderinin tüm davalılardan tahsilini ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... sigorta A.Ş dışındaki davalılardan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.