TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI : 2015/909 Esas, 2021/876 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yap…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1518 KARAR NO : 2026/110 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI : 2015/909 Esas, 2021/876 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile Çanakkale ili ... İlçesinde yapılacak otelin ... ünitelerinin yapımı, montajı, devreye alınması ve çalışır vaziyette teslimini içerir sözleşme akdi için görüştüğünü, müvekkilinin 3 borulu sıcak-soğuk üniteye havi klima sistemi istediğini, davalının 04/11/2013 tarihli teklifinde belirtilen sistemin bu doğrultuda olmadığı görüldüğünden kabul edilmediğini, teklifin revize edilmesinin istendiğini, davalı şirketin bunun üzerine revize edilmiş teklif özetini gönderdiğini ve 3 borulu sistem olarak hazırlanacağını belirttiğini, mail ile gönderilen teklif özetinde ürün “... ...” olarak nitelik belirtildiğini, bunun üzerine tam teklif metninin düzenlendiğini ve müvekkiline 13/11/2013 tarihli ... teklifinin gönderildiğini, teklif özetindeki ile aynı olduğu düşüncesiyle 26/11/2013 tarihinde de sözleşmenin akdedildiğini, daha sonra klima monte edildikten sonra kullanıma başlandığını, klimaların müvekkilinin iradesini yansıtmadığını, davalının talep edilen 3 borulu sistemi değil, 2 borulu sistemin kurulumunu yaptığını, davalı şirketin, müvekkilinin bilgisizliğinden faydalanarak açıkça iradesini sakatladığını, talep doğrultusunda mail göndermesine rağmen sözleşmeye ve teklif detayına talebin dışında üniteyi eklediğini ve müvekkilini kandırdığını, 3 borulu yerine 2 borulu sistem kurulması sebebiyle müvekkilinin otelinde değer kaybı oluştuğunu, ayrıca, 3 borulu sistem için müvekkili tarafından ödenen ücretin 2 borulu sistemin rayiç değeri ile oluşan farkının müvekkilinin zararı olduğunu, ortaya çıkan bu durumun müvekkilini manevi olarak yıprattığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000-TL değer kaybı alacağı, 10.000-TL iki borulu sistem ile üç borulu sistem arasındaki fark için toplam 20.000-TL maddi tazminat ve 5.000-TL manevi tazminat olmak üzere genel toplamda 25.000-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından sözleşme ve ekli proformada yer alan marka ve modelleri belirtili malların satışının ve montajının yapıldığını, sistemin çalışır vaziyette teslim edildiğini, sözleşme ekindeki 18/11/2013 tarihli ...Sistem teklifinde satılan malların marka ve model bilgilerinin detaylı olarak yer verildiğini, sözleşmenin hiçbir yerinde 3 borulu sistemden bahsedilmediğini, ...Sistemden bahsedilmediğini, davacıya 2 borulu sistem önerildiğini, davacının revize talebinin cihaz adedi değişikliği ile ilgili olduğunu, hiçbir zaman 3 borulu sistem önermediklerini, davacının açık onayı ile ayıpsız yapıldığını, davacının sistemi sorunsuz olarak teslim aldığına dair belge imza tarihinden 5 ay sonra ayıp ve eksik iddiasında bulunduğunu, kendilerinin sözleşmenin gereğini yerine getirdiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; yapılan teknik inceleme ve faturaların karşılaştırılması özellikle teklif metni incelendiğinde; 05/07/2021 tarihli son ek raporda da açık bir şekilde vurgulandığı üzere üç borulu sistemde kullanılması gereken olmazsa olmaz teknik ekipmanlardan olan ... (...) bulunmadığı, tacir vasfına haiz davacının inceleme yaptırıp zamanında ihbarda bulunması gerektiği, ayrıca eksikliklerin bildirildiği keşif özetinde de, bu ekipmana dair bir şey bulunmadığı, mail yazışmalarında da üç borulu sisteme ilişkin adı geçen ekipmandan bahsedilmediği, hile olgusunun ispata muhtaç olduğu, fiyat rayicinin iki borulu sistem ile uyumlu olduğu, dinlenen tanıklar beyanlarında üç borulu sistem yönünde anlaşma sağlandığını soyut bir şekilde beyan etmişlerse de davacının iradesinin fesada uğratıldığı dosya kapsamında anlaşılamadığı gibi sözleşmenin hangi sistem açısından kurulduğunun ispatı da HMK'nın 200 ve devamı maddeleri gereğince yazılı belgeyle ispatı gerektiği, tekliflerde belirtilen ve ayrıca fatura edilen dış ünitenin iki borulu sistem için uygun olan dış ünite olduğu, taraflar arasında üç borulu sistem üzerinde sözleşme konusunun belirlendiğinin anlaşılamadığı, iki borulu sistem fiyat rayici ile uyumlu olarak ödeme ve fiyat konusunda anlaşıldığı, irade fesadına bağlı hile olgusunun ispata muhtaç olduğu, sözleşmenin eksik ve yanlış ifa edildiği anlaşılamadığı gerekçeleriyle davanın tümüyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inşaatın başladığı tarih itibariyle müvekkilinin yeni tacir olması sebebiyle basiretli tacir gibi davranmasının beklenemeyeceği, dava dilekçesi ekindeki 13.11.2013 tarihli son teklif formunun mahkemece dikkate alınmadığı, otelin bir tarafının soğutma bir tarafının ısıtılma yapacak şekilde çalışmayan sistemin tercih edilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 14.07.2020 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde, fatura ile teklifteki kodların farklı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen sonuç kısmında farklılık olmadığı yönündeki tespitlerin çelişkili olduğu, gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı itibariyle, taraflar arasındaki ihtilaf; davalı yüklenici tarafından davacı oteline kurulan 2 borulu ısıtma-soğutma sisteminin (aynı anda yalnızca ısıtma veya yalnızca soğutma yapan sistem), sözleşme öncesi ve sözleşme aşamasında 3 borulu ısıtma-soğutma sistemi (aynı anda hem ısıtma hem de soğutma yapabilen sistem) olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, sözleşmede 3 borulu sistem üzerinden anlaşma yapılmış olmasına rağmen 2 borulu sistemin imal ve montajı yapılmış olmasının ayıp olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, ayıp ise niteliği ve süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, talep edilebilecek maddi-manevi tazminat miktarı noktalarında toplanmaktadır.Davaya konu boru sistemine ilişkin olarak davacı vekilince 2 adet teklif, davalı vekilince 1 adet teklifin sunulduğu, tekliflerin teknik detaylar ve bedel içerdiği, taraf imzalarını taşıyan 26.11.2013 tarihli satış sözleşmesinde ise, ekli proformada ayrıntıları belirtilen sistemin davalı tarafından davacıya teslimi, montajı ve devreye alınması konusunda anlaşma yapıldığı, ekte proforma olmadığı, 27.02.2015 tarihli servis hizmet belgesi itibariyle, sistemin çalışır şekilde teslim edildiği, davacı tarafından keşide edilen 07.07.2015 tarihli ihtarnamede 3 borulu sistem yerine 2 borulu sistemin kurulmuş olması sebebiyle ürün değişikliği talebinde bulunulduğu, cevabi ihtarnamede ise, tüm tekliflerin ve sözleşmenin, baştan itibaren yapılan görüşmelerin 2 borulu sisteme yönelik olduğunun bildirildiği görülmüştür. 14.07.2020 tarihli akademisyen bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusunun sistemin 2 borulu mu 3 borulu mu olduğu konusunda belirtici tanımlamaya yer vermediği, taraflarca sunulan teklif formlarında ise, dikkate alınması gereken dış ünite itibariyle tekliflerin 2 borulu sisteme ilişkin olduğu, fatura içeriklerinin de 2 borulu sisteme ilişkin olduğu görüşü bildirilmiştir. Taraf itirazlarının karşılanması amacıyla düzenlenen ek rapor içeriğinde de aynı görüş bildirilmiştir.Taraflarca sunulan beyanlar, teklif formları ve sözleşme, fatura, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin 3 borulu sisteme ilişkin olduğuna dair bir tanımlama içermediği, yazılı sözleşme öncesi aşamada da, anlaşmanın 3 borulu sisteme yönelik yapıldığına dair yasal ve kesin delil bulunmadığı, bu haliyle sözleşmeye aykırılık iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın tümden reddine yönelik mahkeme kararı yerinde olup, istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/10/2021 tarih ve 2015/909 Esas, 2021/876 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.