11. Hukuk Dairesi 2012/8557 E. , 2012/15714 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (İSTANBUL(KAPATILAN) 25. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2011 tarih ve 2010/12-2011/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içeris…
**11. Hukuk Dairesi 2012/8557 E. , 2012/15714 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (İSTANBUL(KAPATILAN) 25. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2011 tarih ve 2010/12-2011/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete grup sağlık sigorta poliçesiyle sigortalı olan ...'ın 04/10/2009 tarihinde aracı ile seyir halinde iken ...'un maliki, ...'un sürücüsü olduğu ve ... nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın çarpması neticesi trafik kazasının meydana geldiğini, olayda karşı taraf araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, müvekkili sigortalısının Maslak Acıbadem Hastanesinde tedavi gördüğünü, davacı ... tarafından 15/12/2009 tarihinde 2.581,42 TL ödendiğini ileri sürerek, davacı tarafından ödenen paranın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, 2.581,42 TL alacak bakımından davayı kabul ettiklerini ifade etmiştir. Diğer davalılar, duruşmaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; trafik kazasına davalı ...'un tam kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiği, sürücünün kusurlu hareketinden araç maliki sıfatı ile ...'un ve araç zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirketin sorumlu olduğu, davacının sigortalısı yararına yapılan masrafları rucüen tahsil talebinde bulunabileceği, davalı ... hakkında açılan davanın takip edilmediği gerekçesiyle; davalı ... yönünden açılan davanın HUMK'un 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, 2.581,42 TL'nin (Anadolu Türk Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, ... yönünden 15/12/2009 tarihinden geçerli olmak üzere) yasal faizi ile birlikte davalılardan (Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş ve ...'tan) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, grup sağlık sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... vekilinin kabul beyanı tarihinden sonra yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa'nın 59.maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa'nın geçici 1. maddesi ile de bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir. İlke olarak, herhangi bir yasa veya düzenleyici kural, hukuksal sonuçlarını yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilememeleri, yani geçmişe etkili olmamalarıdır. Yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, yasaları geçmişe etkili sonuçlar doğuracak şekilde yorumlamamakla yükümlüdürler. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanun koyucu bu kaidenin aksine düzenleme yapabilir. Bunlardan ayrı devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural, derhal yürürlüğe girme niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuç doğuracaktır. Tamamlanmış hukuki durumların yeni yasa veya düzenleyici kuraldan etkilenmemesi, kazanılmış hakların korunmasının ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2.maddesi hükmünde yer alan Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir ilkesinin sonucudur. Tüm bu açıklamalar ışığında 6111 sayılı Yasa'nın 59. ve geçici 1. maddesinin somut olaya uygulama olanağının olup olmadığının, davalı vekilinin kabul beyanının ilgili yasa değişikliği karşında sonuç doğurup doğurmayacağının değerlendirilmesi için mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.