10. Hukuk Dairesi 2022/14536 E. , 2023/12703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/212 E., 2022/360 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ye
**10. Hukuk Dairesi 2022/14536 E. , 2023/12703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/212 E., 2022/360 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat hükmü yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23.04.2015 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla belirsiz alacak davası mahiyetinde 100 TL maddi tazminat ile 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 2.Talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 103.397,14 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Hancağız Barajı Ağaçlandırma Sahasında ot alma işi için çapa yaparken gözünden yaralandığını, kendilerine görev yapacakları işler hakkında bilgilendirme yapıldığı ve eğitimler verildiğini, davacının kendi kusuru ile kaza meydana geldiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30/01/2019 tarih ve 2015/825 E - 2019/101 K sayılı kararında: "İlk Derece Mahkemesince “davanın kısmen kabul kısmen reddine, 103.397,14 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15/10/2020 tarih ve 2019/1483 E-2020/1124 K sayılı kararıyla; Davacı ve davalı istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 18.01.2022 tarih ve 2021/1756 Esas - 2022/595 Karar sayılı ilamıyla; "davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktar itibariyle kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle kesinlikten reddine, davacı vekilinin manevi tazminata, davalı vekilinin ise maddi ve manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddiyle manevi tazminatın azlığı yönünden karar bozulmuştur" B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Mahkememizin 2015/825 Esas 2019/101 Karar sayılı ilamında yer alan maddi tazminata ilişkin 103.397,14-TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2021/1756 Esas 2022/595 Karar sayılı bozma kararı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu hususta karar ittihazına yer olmadığına, somut olayda; davacının geçirdiği kaza, uğradığı cismani zarar ve neticesinde meydana gelen maluliyeti nedeniyle manevi tazminat talep edebileceği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi, kazanın meydana geldiği tarih ve kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 110.000,00-TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz sebepleri: Davalı vekili dilekçesinde özetle; husumetin dava harici İş-Kur Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kusur oran ve aidiyetinin yerinde olmadığını, davacının köyde yaşadığını ve çapa işiyle uğraştığını çapanın toprak altında bulunan mermere denk gelmesiyle parçalanan mermerden sıçrayan parçanın işçinin zarar görmesine neden olduğunu, çapa işinde uzman bir kişinin milyonda bir başına gelecek olayda; hatta mermerin gözüne gelmesi çok küçük oranda bir ihtimal olduğunu, ayrıca davacıya gerekli eğitim ile gerekli koruyucu tertibat verildiğini ve çapa yapılırken başlarında işçileri gözeten çavuş bulunmadığını, tanık beyanlarına göre yapılacak işle ilgili gerekli eğitimin ve ekipmanın verildiğini ve başlarında onları gözeten çavuşlarının bulunduğunun belirtildiği açıkça beyan edildiği halde müvekkiline kusur verilmesinin yerinde olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Temyiz incelemesinin kapsamı onama ve bozma kararları bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, dava yığılması (Objektif dava birleşmesi) açısından aynı kanunun 110.maddesi, tazminat miktarının tayin ve tespiti açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, müteselsil sorumluluğa ilişkin 61 ve 62 nci maddesi, olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 4/12/1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleri, Usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı lehine maddi tazminat yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu bozulan mahkemece yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulduğu, 6100 sayılı H.M.K'nda bu şekilde İlk Derece Mahkemesi kararlarının temyiz edilmesi üzerine verilen kararlar için ayrı bir temyiz sınırı öngörülmemiş olması karşısında, temyiz incelemesi yapan Yargıtay'ca uygulanması gereken sınırın HMK 362/1-a maddesinde işaret edilen miktar olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. 4. O halde İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olması davalı aleyhine maddi anlamda kesinleştiği varsayılarak karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilen maddi istemin ise 103.397,14 TL olmakla anılan bu hükmün manevi tazminat hükmünden ayrı ve bağımsız olarak kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalı vekilinin anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, bozma kararına uyulmakla taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere uygun olması karşısında temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle temyiz itirazlarının reddiyle anılan hükmün onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacı lehine maddi tazminat yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.