13. Hukuk Dairesi 2016/14377 E. , 2016/17292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Davalı idare ile aralarındaki sözleşmeye binaen kiralama sureti ile teslim ettikleri binek aracın, idarenin işçisi konumundaki diğer dava
**13. Hukuk Dairesi 2016/14377 E. , 2016/17292 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Davalı idare ile aralarındaki sözleşmeye binaen kiralama sureti ile teslim ettikleri binek aracın, idarenin işçisi konumundaki diğer davalı .. yönetiminde iken kaza yapması neticesinde oluşan 20.000 TL tutarında ki zararın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı idare, davanın reddini dilemiş, davalı ... yönünden ise taraf teşkili sağlanamamıştır. Mahkemece, kısa kararda davanın kabulü ile 20.000 TL'nin 03/07/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; gerekçeli kararın hüküm kısmında ise davalı ... ...hakkında davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı idare yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. Somut olayda mahkemece hüküm kurulurken kısa kararda " davanın kabulü ile 20.000 TL'nin 03/07/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline” denilmiş, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise kısa karardan farklı olarak "davalı ... ...hakkında davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı idare yönünden ise davanın kabulüne,20.000 TL'nin 03/07/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ...'nden alınarak davacıya verilmesine" denilmiştir. Böylece, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olup, yukarıda açıklandığı üzere usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma şekil ve sebebine göre davalı idarenin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 341,55 TL harcın istek halinde ...'ne iadesine, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.