9. Ceza Dairesi 2024/27 E. , 2024/5926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/89 E., 2014/245 K. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi
**9. Ceza Dairesi 2024/27 E. , 2024/5926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/89 E., 2014/245 K. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı kanun değişikliği öncesi 103/1-a,103/6. uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası 5237 sayılı Kanun’un 103/1-2.cümle, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İstemi Özetle Mağdurenin soyut beyanı dışında delil olmadığına, mağdureye yönelik eyleminin bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/1-3. cümle maddesi gereği artırım yapılması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresince kamu davası açılarak hüküm verilebileceği görülmüştür. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ile zamanı, mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, katılan ifadeleri, olay tutanakları ve sanığın savunması göz önüne alındığında oluşa uygun kabule göre sanığın olay tarihinde mağdure ile apartman girişinde karşılaraşarak mağdurenin elinden tutup kendi evine götürdüğü, mağdurenin gitmesine izin vermediği, kucağına alarak oturmasını sağladığı şeklindeki eylemlerin sarkıntılık boyutunu aşarak 5237 sayılı Kanun’un 103. maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; Suçun sonucu olarak mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair raporun Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre yetişkinlerde suç tarihinden itibaren en az bir yıl çocuklarda en az altı ay geçtikten sonra ve Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, içinde en az bir adli tıp uzmanı ile tetkik edilecek konunun uzmanı bir hekimin zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak bir heyetten alınıp, sonucuna göre 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken olayın üzerinden en az altı ay geçmeden Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen yetersiz rapora dayanılarak mağdurenin ruh sağlığının bozulduğundan bahisle 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.