Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3772 E. , 2024/840 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3772 Karar No : 2024/840 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Artvin ili, Merkez ilçesi, ..…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3772 E. , 2024/840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3772 Karar No : 2024/840 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Artvin ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde bulunan ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarının yer aldığı bölgede davalı idarece Deriner Barajı kapsamında çalışmalar yapıldığı, taşınmazların hemen altında baraj gölü oluştuğu, baraj gölünün zeminde yarattığı su hareketleri sonucunda meydana gelen heyelanlar nedeniyle taşınmazlar üzerinde sulu tarım yapma imkanının kalmadığı, ayrıca taşınmazlara ulaşan önceki yolların su altında kalması sebebiyle yeni yolların üretim maliyetini artırmasının ve heyelanlar nedeniyle can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşmesinin taşınmazlarını ekonomik olarak kullanılamaz hale getirdiği, yeni yollar ile taşınmazlara ulaşan mesafelerin artmasının, yakıt ve pazarlama giderlerini, ürünlerin insan sırtında %35 eğimli arazide 500-700 metre yukarı taşınmasını gerektirmesi ile işçilik maliyetini etkilediği, taşınmazların çevresinde meydana gelen heyelanlar ile baraj gölünün dolması arasında doğrudan illiyet bağının bulunduğu, davalı idareye taşınmazların kamulaştırılması talebiyle başvuruda bulunulduğu, ancak talebine olumlu yanıt verilmediği ileri sürülerek, taşınmazlarda meydana geldiği iddia edilen zararlara karşılık olarak 5.000,00-TL (miktar artırım sonucunda 211.234,04-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında taşınmazların kısmi kamulaştırmasının yapılıp yapılmayacağı noktasında düğümlenen uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, idari yargının görevine girmeyen uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ...İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, idarenin kamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eyleminden veya eylemsizliğinden doğan zararların giderilmesi istemiyle açılan davaların tam yargı davası olarak idari yargı yerlerinde görüleceğine yönelik uyuşmazlık mahkemesi kararlarının bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, Artvin ili, Merkez ilçesi,... Köyünde bulunan ... ada ... ve ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazların yer aldığı bölgede davalı idarece Deriner Barajı kapsamında çalışmalar yapıldığı, taşınmazların hemen altında baraj gölü oluştuğu, baraj gölünün zeminde yarattığı su hareketleri nedeniyle heyelanların meydana geldiği, heyelanlar sonucunda taşınmazlar üzerinde sulu tarım yapma imkanının kalmadığı, ayrıca taşınmazlara ulaşan önceki yolların su altında kalması sebebiyle yeni yolların üretim maliyetini artırmasının ve heyelanlar nedeniyle can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşmesinin taşınmazlarını ekonomik olarak kullanılamaz hale getirdiği, yeni yollar ile taşınmazlara ulaşan mesafelerin artmasının, yakıt ve pazarlama giderlerini, ürünlerin insan sırtında %35 eğimli arazide 500-700 metre yukarı taşınmasını gerektirmesi ile işçilik maliyetini etkilediği, taşınmazların çevresinde meydana gelen heyelanlar ile baraj gölünün dolması arasında doğrudan illiyet bağının bulunduğu, davalı idareye taşınmazların kamulaştırılması talebiyle başvuruda bulunulduğu, ancak talebine olumlu yanıt verilmediği ileri sürülerek, taşınmazlarda meydana geldiği iddia edilen zararlara karşılık olarak 5.000,00-TL (miktar artırım sonucunda 211.234,04-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağandışı zararların idarece tazmini, Anayasa'nın 125. maddesi gereğidir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, bakılan davanın Artvin ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde bulunan ... ada ... ve ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazların, bölgede davalı idarece Deriner Barajı kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda zarara uğradığı ileri sürülerek, taşınmazlarda meydana geldiği iddia edilen zararlara karşılık olarak 5.000,00-TL (miktar artırım sonucunda 211.234,04-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkan zararlardan, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında idari yargı yerlerince yapılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bakılan davanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında idarenin bir eyleminden veya eylemsizliğinden dolayı davacıya ait taşınmazlarda meydana geldiği ileri sürülen zararların karşılanması isteminden kaynaklanan bir tam yargı davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ''Kısmen kamulaştırma'' başlıklı 12. maddesinde, "Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malın değeri; a) Kamulaştırılmayan kısmın değerinde, kamulaştırma sebebiyle bir değişiklik olmadığı takdirde, o malın 11 inci maddede belirtilen esaslara göre takdir edilen bedelinden kamulaştırılan kısma düşen miktarıdır. b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır. c) Kamulaştırma dışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırma nedeniyle artış meydana geldiği takdirde ise, artış miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin edilen bedelinden artan değerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır. Şu kadar ki, (c) bendi gereğince yapılacak indirme, kamulaştırma bedelinin yüzde ellisinden fazla olamaz. (b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunur. Kamulaştırma dışında kalan kısım, imar mevzuatına göre yararlanmaya elverişli olduğu takdirde; kesilen bina, ihata duvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makine gibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleri dairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gereken gider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur. Bu masraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymet düşüklüğü miktarının belirlenmesinde gözönünde tutulmaz. Bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur. (Meydana geldiği iddia edilen zarar tarihinde yürürlükte olan haliyle) Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyen yönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca; İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım ve Orman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarının görüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Bu yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır. Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz. İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir. Kısmen kamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmaz mal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veya birkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasına bırakılmış ve yapılan kısmi kamulaştırma bu yerin tamamını veya bir kısmını kapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmaya ilişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlar hakkında yürütülerek kamulaştırma bedeli payları oranında kendilerine ödenir. Pay veya paydaşların sadece bu kısım için dava hakları vardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayan kısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlar arasından çıkarılır. Kamulaştırılan bu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur. Bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilince taşınmazların kamulaştırılması ve zararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyen dilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalı idarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığının, incelemenin sürdüğünün, yapılacak değerlendirme sonucunda taşınmazların kamulaştırılmasının gerektiği belirlenirse alınacak kamu yararı kararına müteakip kamulaştırma işleminin uygulanabileceğinin belirtilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, dolayısıyla kamulaştırma mevzuatı çerçevesinde bir sürecin yürüdüğü, öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındaki taşınmazlara kamulaştırmasız el atılmasından ya da bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasında idarenin hizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddia edilmediği, yolun su altında kalması ve zemindeki su hareketleri nedeniyle heyelan oluşması gibi barajın bizatihi varlığına bağlı sebeplerle söz konusu zararın oluştuğunun iddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun da taşınmazların kamulaştırılması istemli olduğu ve taşınmazların sürekli olarak kullanılamaz hale geldiği iddialarıyla taşınmazların tamamının değerinin karşılanmasına ilişkin taleplere dava dilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesinde düzenleme altına alınan kısmi kamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması) müessesesi çerçevesinde çözümleneceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda, Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında taşınmazların kısmi kamulaştırmasının yapılıp yapılmayacağından kaynaklandığı görülen uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.