T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/137 - 2025/1664 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/137 KARAR NO : 2025/1664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2024 NUMARASI : 2023/855 Esas 2024/857 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/137 - 2025/1664 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/137 KARAR NO : 2025/1664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2024 NUMARASI : 2023/855 Esas 2024/857 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, dava dilekçesinde, 03.11.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın yaya konumunda olan davacıya çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı olduğunu, bahse konu kazanın oluşumunda davacının kusurunun olmadığını, araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketince düzenlendiği, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığı belirtilerek, davalı sigorta şirketinden şimdilik kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 50.010,00 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının müterafik kusurunun göz önünde bulundurulmasını, davacının kalıcı maluliyetinin oluşmadığını, maluliyet tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiği, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 Teknik Faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının PSD değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan davacı hakkında alınan 17/05/2024 tarihli maluliyet raporunda, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ekindeki ölçütler dikkate alındığında; kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı (engel) oranının %11 (onbir) olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin 270 (ikiyüzyetmiş) gün olduğunu, sol femur proksimal diafizer deplase fraktürü (opere edilmiş) arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb işleri) engel teşkil eden 90 (doksan) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) kısmen bakımına muhtaç olduğu yönünden rapor tanzim edildiği, makine mühendisi ve aktüer bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, kusur yönünden sonuç. davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 47/d., 52/a-b., 67/a. ve KTY.nın 109/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağını, davacı yaya ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağının belirtildiği, davacı lehine 23.19'7,59 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığını, 2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığını, tarafımızca yapılan teknik inceleme sonucunda, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda mahkemece pasif dönem hesabının 14.299,99 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 1.413.376.69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, mahkemece, aktif-pasif dönem ayırımı yapılmadan davacının bakiye ömür sonuna kadar gelir vergisi istisnasından yararlanacağı-vergi iadesi alacağı göz önüne alınarak, 17.002,12 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 1.481.131.47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, 03.11.2022 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL olduğunu, davacı tarafça, davalı ... Sigorta şirketine yapılan başvurunun, 01.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin KEP belgesinden tespit edildiğinı, mahkemece temerrüt koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 14.09.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, 22/10/2024 tarihli raporda terditli hesaplama yapılmış ise de; Ankara BAM 35 Hukuk Dairesinin son kararları gözetilerek aktif pasif ayırımı yapılmadan davacının bakiye ömür sonuna kadar gelir vergisi istisnasından yararlanacağı vergi iade alacağı göz önüne alınarak yapılan 1.481.131,47 TL sürekli maluliyet hesabına yönelik rapor dikkate alınmış ise de; kaza tarihi itibari ile ZMMS poliçe limitinin sakatlık teminatı için 1.000.000,00 TL olduğu davacının da poliçe limiti kadar bedel arttırımında bulunduğu, kazaya karışan aracın hususi kamyonet olduğu anlaşıldığından yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davanın KABULÜNE; 1.000.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 23.197,59 TL bakıcı gideri tazminatı toplamı olan 1.023.197,59 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 14/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararda, faiz başlangıç tarihi olarak 14/09/2023 tarihi tespit edildiğini, ancak faiz başlangıç tarihi olarak kaza tarihi olan 03/11/2022 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, 14/092023 tarihinden itibaren hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, yine yerel mahkeme tarafından faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, yargılama konusu kazaya karışan aracın ticari kamyon olmasından dolayı uygulanacak Kanun hükümleri Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun kapsamında bulunan Sigortacılık Hukuku'ndan kaynaklandığını, dolayısı ile Ticaret Kanunu'nda düzenlenen her husus mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinafa konu kararda, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, AGİ indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, Zira BAM'ın gelen 2024 tarihli kararlarının tamamında AGİ nin indirilemeyeceği ve AGİ nin olmadığının belirtildiğini, yine istinafa konu kararda hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda müvekkilin geliri yanlış hesaplanmış olup, asgari ücretten yüksek olduğunu, istinafa konu kararda, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan maluliyet raporunda tespit edilen oranın eksik olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, meydana gelen kazada, sigortalı aracın sürücüsüne kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, kaza tutanağından ve kusur bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, kazanın oluşumunda müvekkil şirket tarafından sigortalanmış bulunan aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığından, müvekkil şirketin meydana geldiği iddia edilen zarar nedeniyle sorumluluğu söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının müterafik kusuru gözetilmeden hüküm tesis edildiğini, müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı gözetilmeksizin tesis edilen hükmün, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dosyaya kazandırılmış bulunan maluliyet raporunun Yönetmelik hükümlerine aykırı olması ile davacının maluliyetinin bulunmaması gözetilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, davacının meydana geldiği iddia edilen maluliyeti ile kaza arasında uygun illiyet bağı kurulamadığını, zira davacının kazanın meydana geldiği tarihte, 14 yaşında olduğunu, ayrıca kişinin 14 yaşında olduğu göz önünde bulundurulduğunda bacak uzunluk farkı ve eklem hareket açıklığı problemlerin iskelet gelişiminin devam etmesinden dolayı zamanla değişme potansiyeli oldukça yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yöntemi yanlış olduğu gibi hesaplanan tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de; 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında; "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise; “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını" ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK 2 ve EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Maluliyet raporu ÇÖZGER’in atfıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiğinden bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Kusura ilişkin olarak, hükme esas alına bilirkişi raporunda, ''Olay yeri yol bölümü iki yönlü ve “T” kavşak olup, yaya ... ‘ın yayalara geçiş öncelikli kavşak başından/girişinden karşıya geçmekte olup, kaza yeri krokisinden de açıkça anlaşıldığı üzere yaya ... karşıdan yani sağından gelen trafiği kontrol ederek karşıya geçmekte olup, karşı trafiğin yol bölümünde solundan araç gelmesinin ise öngörülür/beklenir bir durum olmadığı, ancak ... plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde hem de karşı trafiğin yol bölümünden seyri ile yayanın araç geleceğini öngörmediği/beklemediği yönden gelip yayaya çarptığı, bu nedenle davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/d., 52/a-b., 67/a. ve KTY.nin 109/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacı yaya ...’ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı” belirtilmiş olup, raporun kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hesap raporuna ilişkin olarak, tazminat hesaplamasında davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, davacının bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek aktif ve pasif dönem tazminat hesabı yapılması gerekmekte olup, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi kullanılarak düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. 25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi indirildikten sonra, kalan tutara isabet eden ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan işgöremezlik tazminatı hesaplanması gereğinin (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/2514 Esas - 2025/1018 Karar sayılı ilamı) gözetilmesi gereği yerinde bulunmuştur. Faiz türü ve başlangıcına ilişkin istinaf sebeplerine gelince, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davacı tarafça, davalı ... Sigorta şirketine yapılan başvurunun, 01.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin KEP belgesinden tespit edildiği, başvuruya maluliyet raporunun da eklendiği anlaşılmakla tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 14.09.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Faiz türüne gelince, kaza tutanağında, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım amacının hususi-kamyonet olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, yasal faize hükmedilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 69.894,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 17.473,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 52420,96 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.