11. Hukuk Dairesi 2011/1331 E. , 2013/1556 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2009/510-2010/558 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incel…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1331 E. , 2013/1556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2009/510-2010/558 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket ortaklarından olan müvekkilinin 399.996 adet şirket hissesini 26/02/2009 tarihinde diğer davalı ...'e devretmesine rağmen bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200.000 TL’nın ticari faizi ile birlikte tahsiline, aksi halde şirketteki pay durumunun 26/02/2009 tarihinde yapılan devir sözleşmesinden önceki duruma göre belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalı şirketin 22/04/2008 tarihinde 800.000 TL taahhütlü sermaye ile kurulduğunu, toplam 800.000 adet hissenin 400.000 adedinin ...'e, 399.997 hissenin davacı ...’e, 1’er hissenin de ..., ... ve ...'e ait olduğunu, 26/02/2009 tarihinde davacının hisse devir sözleşmesi ile hisselerini müvekkili ...'ne devrettiğini, davacının sermaye borcundan 5.000 TL’nı yerine getirdiğini, hisse devir tarihinde şirketin öz sermayesinin 17.715,81 TL olduğunu ve davacının hissesine 8.857.84 TL’nın isabet ettiğini, davacının hissesine isabet eden hisse için 399.997 TL ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, sermaye payının şirketten istenemeyeceğini savunarak davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten, diğer davalı aleyhine açılan davanın da esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket tarafından devir tarihi olan 26/02/2009 tarihi itibariyle pay senetlerinin çıkarılmadığı, sözleşme tarihi itibariyle davacı tarafından şirket ana sözleşmesinden kaynaklanan veya herhangi bir sebepten neşet eden her türlü mülkiyet, rüçhan ve diğer hakların davalıya temlik suretiyle devredildiği ve bu devrin pay defterine kaydedildiği anlaşıldığından yapılan devrin geçerli olduğu, davacı taahhüt ettiği sermayenin 5.000 TL’nı ödemiş ise de 26/02/2009 tarihinde ödemediği sermaye borcu ile birlikte 399.996 adet hissesini davalıya devrettiği ve her türlü haktan feragat ettiği, bu nedenle davalıdan hisse karşılığı olarak bedel talep edemeyeceği gibi hisselerin devir tarihinden önceki haline döndürülmesini de isteyemeyeceği gerekçesiyle ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan subut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının apel borcunu ödememiş olmasına ve taraflar arasında düzenlenen 26.02.2009 tarihli sözleşmede de apel borcunun davalı tarafından ayrıca ödeneceğinin kararlaştırılmaması nedeniyle davalının hisse bedelinden apel borcunu takas mahsup etmesinin yerinde bulunmasına, davacı şirkete kredi kullandırdığı, şirket lehine çek keşide ettiği ve şirketten alacaklı olduğuna dair temyiz itirazlarının bu talepleri içeren bir davada şirkete karşı ileri sürülmesi gerektiğinin tabii bulunmasına, yapıldığı iddia edilen anılan ödemelerin apel borcu yerine yapıldığının da kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.