Ceza Genel Kurulu 2019/150 E. , 2021/160 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Gizliliğin ihlali suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2015 tarihli ve 305-57 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 10.10.2018 tarih ve 4824-9462 sayı ile; "Sanığa atılı adliyeye karşı işlenen gizliliğin ihlali suçunun korud…
**Ceza Genel Kurulu 2019/150 E. , 2021/160 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Gizliliğin ihlali suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2015 tarihli ve 305-57 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 10.10.2018 tarih ve 4824-9462 sayı ile; "Sanığa atılı adliyeye karşı işlenen gizliliğin ihlali suçunun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibarıyla davaya katılmasına karar verilen şikâyetçi ...'ın sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin şikâyetçinin davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak reddine," oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyesi K. İpek; "...Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame ile; Sol gazetesine ait www.haber.sol.org.tr adlı web sitesinde 'Başbakan’ın oğlu da dosyada' başlığı ile yazılan yazıda, Başbakan’ın oğlu ...’ın yönetiminde olduğu TÜRGEV’de ...’ın da içinde olduğu çok büyük bir yolsuzluk çarkından bahsederek, Emniyet savcının talimatına uymayarak ...’ı gözaltına almadığını, ...’ın gizli ortakları arasında yer aldığı şirketin karıştığı bir çok yolsuzluktan söz ederek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyaları üzerinden yürütülen soruşturmalar çerçevesinde haber verme sınırlarının aşılarak soruşturma evresindeki gizliliğin ihlal edildiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Yargılamada müşteki ...’ın davaya katılmasına karar verilmiş, müsnet suçtan atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir. Dairemizin 'adliyeye karşı işlenen suçlarda gizliliği ihlal suçunun koruduğu hukuki yarar ve niteleği itibarıyla şikâyetçinin suç mağduru olmadığı ve suçtan zarar görmediğini ve bu sebeple katılma hakkının bulunmadığı' görüşüne katılmak mümkün değildir. Kamu davasına katılma CMK 237. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre 'Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar,…kamu davasına katılabilirler.' Mevzuatımızda adliyeye karşı işlenen suçlarda kamu davasına katılmayı engelleyen veya diğer bir suç bakımından bir sınırlama getirmemiş, ilke olarak şartların varlığı halinde tüm suçlar yönünden kamu davasına katılma kabul edilmiştir. Ancak kanunda 'suçtan zarar gören' ve 'mağdur' kavramlarının tanımı yapılmamıştır. Zararın maddi veya manevi olduğu hususunda da bir ayırıma tabi tutulmamış ve sınırlandırılmamıştır. Uygulamada ise 'suçtan zarar görme' kavramı 'suçtan doğrudan zarar görmüş bulunma hali' olarak anlaşılıp uygulanmaktadır.